Cem Gürdeniz Amerika'nın denizlerdeki hukuksuzluğunu değerlendirdi: İnsanlık için çok tehlikeli bir aşamaya girildi
Emekli Amiral Cem Gürdeniz ABD'nin, Rusya bayraklı bir petrol tankerine uluslararası deniz hukukunu hiçe sayarak el koyması sonrası sosyal medya hesabından çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gürdeniz, ABD'nin hukuk tanımazlığının bu hızla artması halinde hiçbir ülkenin kendisini güvende hissedemeyeceğini belirtti.
ABD, İzlanda ile İngiltere arasındaki açık denizde Rusya bayraklı bir petrol tankerine el koydu. İngiltere Savunma Bakanlığı operasyona İngiliz askerlerinin de katıldığını açıkladı. ABD'li yetkililer Karayip açıklarında başka bir petrol tankerine el koyulduğunu da duyurdu.
ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, ABD Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın, "hayalet filo"ya ait iki tanker gemisine "titizlikle koordine edilmiş" operasyonlarla el koyduğunu açıkladı.
Operasyonların birkaç saat arayla gerçekleştiği açıklandı.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de konuyla ilgili X hesabından yaptığı açıklamada, "Yaptırım uygulanan ve yasadışı Venezuela petrolüne yönelik abluka, dünyanın her yerinde TAM OLARAK devam ediyor" dedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı İzlanda açıklarında el koyulduğu sırada adı Marinera olan tankerin engellenmemesi çağrısı yapmıştı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, tanker operasyonlarına ilişkin bilgiler verdiği basın toplantısında, Rusya bayraklı geminin, "yanlış bayrak nedeniyle devletsiz olarak değerlendirildiğini" söyledi.
EMEKLİ AMİRAL GÜRDENİZ'DEN ÇARPICI DEĞERLENDİRME
Cem Gürdeniz, ABD'nin tankerlere el koymasının ardından uluslararası sularda yaşanan bu hukuksuzluğun olası sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulundu.
Gürdeniz şunları yazdı:
"Bugün ABD Donanması’nın Kuzey Atlantik Okyanusu’nda uluslararası sularda Rus bayraklı 318,000 tonluk Marinera isimli ham petrol tankerine bayrak devleti izni olmadan çıkması uluslararası yazılı ve teamüli deniz hukukunun en temel sütunlarından birinin fiilen ihlal edilmesi anlamına geliyor.
Yaşanan bu olay sıradan bir “yaptırım uygulaması” değil, okyanuslardaki hukuki düzeni ayakta tutan bayrak devleti egemenliğini yok sayan bir eylemdir.
Trump yönetimi Karayipler denizinde Venezuela’ya ait olduğunu iddia ettiği tekneleri son bir yıldır sorgusuz sualsiz batırarak zaten deniz hukukunu tanımadığını bütün dünyaya ilan etmişti.
Şimdi Rusya bayraklı bir tankere bayrak devleti rızası olmadan çıkarak hukuksuzlukta çok büyük el yükseltiyor ve tırmanma merdivenini birkaç basamak yukarıya çekiyor.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine ABD taraf olmasa da teamül hukuku ve silahlı çatışma hukuku barış zamanı bayrak devletinin rızası olmadan ticaret gemilerine açık denizde çıkmayı yasaklar. İstisnaları korsanlık, köle ticareti, yetkisiz radyo yayını, vatansız gemi durumudur. Bunların hiçbiri burada net biçimde mevcut değildir.
ABD’nin dayandığı gerekçe ABD’nin kendi ulusal yaptırımlarıdır. Ancak bu yaptırımlar, BM Güvenlik Konseyi kararı değildir ve uluslararası bağlayıcılığı yoktur.
ABD ilk kez Rus bayraklı bir gemiye, açık denizde, zorla çıkma eşiğini aşmıştır. Bu, Trump dönemiyle birlikte Washington’un artık “hukuki gri alanları” değil, hiçbir koşulda hukuki kırmızı çizgileri de tanımadığını göstermektedir.
Rusya’nın tepkisi bu aşamada olayı kınama seviyesinde kalsa da gelecek tepkilerin boyutunun artması muhtemeldir.
Şüphe yok ki bu olay Moskova tarafından stratejik bir kırılma olarak okunacaktır. Gerçekte Putin’in rezidansına CIA kontrölünde yapıldığı iddia edilen SİHA saldırısından sonra yaşanan bu olay ABD ile Rusya arasında çok ciddi bir bilek güreşi olduğunu göstermektedir.
Rusya Ukrayna görüşmelerinde geri adım atmamakta ateşkese yanaşmamakta ve Donbas’taki ilerlemesini her gün sürdürmektedir.
ABD, dolaylı tutum stratejisi ile (bir taşla iki kuş vurarak ) önce Venezuela müdahalesi ve sonrasında Rus bayraklı tankere çıkarak bu şekilde mevcut durumdan memnuniyetsizliğini dile getirmektedir. Benzer şekilde İsrail uğruna İran’a yapılması muhtemel silahlı müdahalede yine dolaylı tutum stratejisi ile Rusya’ya mesaj verilerek “İran’dan uzak dur” ikazı da yapılmış olabilir.
Ancak gemiye hukuksuz bir şekilde çıkılarak ileriye yönelik bir Pandora kutusunun kapağı açılmıştır. Eğer bu fiil normalleşirse, ABD, Rusya veya Çin bayraklı gemilere; Rusya, Batılı ticaret gemilerine; Çin, Hint-Pasifik’te üçüncü ülke gemilerine aynı gerekçelerle müdahale etmeye başlayabilir. Böylece açık denizler fiilen “güç alanlarına” bölünür. Bu noktadan sonra deniz hukuku değil, kim durdurabiliyorsa onun sözü geçer dönem ve düzeni başlar.
Bu, sadece ABD-Rusya gerilimi değildir.
Bu, tüm denizci devletleri ilgilendiren sistemik bir kırılmadır.
Bugün bir Rus gemisine yapılan yarın bir Türk, Yunan, Çinli ya da Hintli gemiye yapılabilir. Çünkü emsal oluştuğunda hukuk değil pratik işler.
Bu bir tırmanma eşiği ve okyanusların askerileştirilmesinin yeni safhasıdır.
Eğer denizler ve okyanuslarda, yılda 12,5 milyar ton yükün taşındığı deniz ticaret rejimi ve deniz ulaştırmasıyla seyir serbestisinin güvenliği sağlanamazsa bu durum, küresel ticaretin ve ekonominin çökmesi anlamına gelir.
Aslında ABD bu hamlesiyle 1945 sonrası kurduğu okyanuslar ve denizlerdeki güvenli deniz ticaret rejimine hançeri saplamıştır. Trump cam dükkanına girmiş bir fil gibi kırarak ilerliyor.
İnsanlık için çok tehlikeli bir aşamaya girildi. Bundan sonra denizler de silahlı çatışmanın sahnesine dönüşecektir. İkinci Dünya Savaşı’ndan önce de kimliği belirsiz denizaltılar ticaret gemilerini batırıyordu. Tarih tekrar ediyor!!!"
Bugün ABD Donanması’nın Kuzey Atlantik Okyanusu’nda uluslararası sularda Rus bayraklı 318,000 tonluk Marinera isimli ham petrol tankerine bayrak devleti izni olmadan çıkması uluslararası yazılı ve teamüli deniz hukukunun en temel sütunlarından birinin fiilen ihlal edilmesi… pic.twitter.com/GxtOpBkx7Y
— Cem GÜRDENİZ (@cemgurdeniznet) January 7, 2026
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
En düşük emekli maaşı düzenlemesi AKP kulislerinden sızdı!
İran çökerse…
Veyis Ateş'in doğum günü partisindeki isimler dikkat çekti
Fuhuş ve uyuşturucu partileri pandemi döneminde bakın nerede yapılmış!
Spiker Nur Köşker Mehmet Akif Ersoy'un o sözlerine yanıt verdi
Uyuşturucuyu itiraf eden Şeyma Subaşı'ndan dikkat çeken paylaşım
AKP, CHP'li 3 Belediye Başkanı ile temasta: Transferler sürecek
Venezuela ordusunda 'ihanet' iddiası
Mustafa Destici yine Gülben Ergen'i hedef aldı
Suyun gücünü hafife alma: Ankara neden susuz?