Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu uyarıyor: ‘Barış hayalperestlerin rüyasıdır’

ABD ile İsrail’in İran’a yönelik hukuksuz saldırıları Hürmüz Boğazı’nın açılması koşuluyla iki haftalık ateşkes ile sonuçlanırken söz konusu ateşkes maddelerinin İran’ın lehine olması, Amerikan hegemonyasına dair tartışmaları tekrardan gündeme getirdi. 12punto’ya konuşan Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu konuya dair Çin ve Rusya’nın “fırsat ve imkan bulurlarsa bulundukları sahaları ve etki alanlarını genişletmeye hazırlar” yorumlarında bulunurken Türkiye’nin tutumuyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu uyarıyor: ‘Barış hayalperestlerin rüyasıdır’


Hakkari Dağ ve Komando Tugayı’nın komutanlığını üstlenen ve terör örgütü PKK’ya karşı düzenlenen 24 sınır ötesi harekâtın 21’ini yapan Emekli Tümgeneral Pamukoğlu; ABD’nin stratejik hataları, hegemonya savaşları ve dünyanın yarınını “savaş sanatı” açısından 12punto’da değerlendirdi. Öte yandan Pamukoğlu, Türkiye için mevcut atmosferde ulusal çıkarın önemine değindi. 

‘AMERİKA PES EDECEK’

ABD’nin stratejik hatalarla dolu bir yöntem izlediğini aktaran Pamukoğlu, “Birinci olarak: Amerika pes edecek. İkinci olarak, Amerika’nın çocuk vurarak, 160 tane çocuk… Bu kabul edilemez bir şey. Bunun savaş ve sanatı ile ilgisi yoktur. Bunun adı katilliktir. Savaşın hukuku var. Savaşın da ne dersen de bir mertlik yönü var. 

Amerika'nın stratejik hatası şu: Düşmanı tanımıyor. Düşmanı tanımıyorsan, Sun Zu’nun 2400 yıl önce söylediği birinci prensibi ihlâl edersin. Yani dikkat edersen ilk günlerde Amerikan başkanı da ‘iki günde bitecek, üç günde bitecek’ gibi söylemlerde bulundu. Kırk gündür de aynı şeyi söylüyor. Bunu bilmek çok zor bir şeydir. Yani askeri tarihe ve savaş sanatına hakim olan, bir de coğrafyaya hakim olan veya ulusların gücüyle ilgili bir kanaati olan biri bunu çok rahat söyleyebilir. Neyi kastediyorum? Savaşın ikinci günü, İran'ı tanımadın. Yönetimdeki siyasi kadroyu sıra sıra öldürerek bu işin sonunu getirebileceğini, savaşı kazanabileceğini düşündün. 

Bir diğer husus da, bunları ben sekiz sene önce bir televizyon programında söylemiştim. Amerika, İran'a saldıracak diye. O zaman da şunu söylemiştim. Deniz ve hava kuvvetlerini kullanacak, kara kuvvetleri kullanmayacak, iç karışıklık çıkartmaya çalışacak ve şu andaki mevcut yönetimi tasfiye etmeye çalışacak. Bunların hiçbirini yapamayacağını da söyledim. Sekiz sene önce söyledim. Sonuç buraya geldi. Neden? Çünkü Amerika, İran topraklarına kara harekatı yapmayı göze alamaz. Hatta cesaret edemez. Amerika bunu Vietnam'da yaşadı. Amerika Vietnam'da da çok kalmadı, onu da söyleyeyim. Esas aktif birlikleri 1967'de indi. 1973'de kuyruğunu toplayarak kaçtı. Bu sendrom hâlâ var onlarda. Yani Amerikaları tanıyan ve Amerikan generallerini tanıyan bu sendromun onlarda hâlâ olduğunu bilir. Özetle, kara harekatı olmadan tam ve kesin bir sonuç alamazsın. Toprak işgal edeceksin. Ordusunun büyük bir kısmını imha edecek ve esir alacaksın. Halkın dövüşme azim ve iradesini kıracaksın. Bunların hiçbiri olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Yapamayacak” dedi. 

‘ABD HEDEFLERİNE ULAŞAMADI’

Dış gündem göz önünde bulundurulduğunda ABD’nin hegemonyasında bir çözülme ihtimalinin olması hakkında Pamukoğlu, “Amerika şu anda güç olarak hâlâ en büyük güç. Bunun inkarı yok. Bunu göz ardı etmenin de anlamı yok. Şu anda genelde ‘Çok odak var’ görüşü yaygın. Hayır, bir Amerika var. İki, Çin var. Üç, Rusya var. Ve onların hemen arka kısmında da siyaseten birleşebilen ama askeri olarak birleşmeyi bir türlü beceremeyen Avrupa var. Başka bir şey yok. Dolayısıyla üç tane güç var. Bunlar, fırsat ve imkan bulurlarsa bulundukları sahaları ve etki alanlarını genişletmeye hazırlar. Bunun yanı sıra Orta Doğu'ya gelelim. Orta Doğu'da bu savaş bitse bile... Ki bitecek. Savaş iki tarafın da gücü erildiğinde, çaresiz kaldıklarında biter. Öte yandan dünya, İran’dan böyle bir direnci beklemiyordu. O beklenmeyeni gerçekleştirdi. Topraklar duruyor. Ordusu duruyor. ABD, siyasi hedeflere ve askeri hedeflere ulaşamadı. Kara harekatı olmadan siz düşmanı veya hasmı bir barış anlaşmasına, müzakereye silah ateşkesine zorlayamazsınız. Çünkü savaş tüfek, kürek ve yürekle yapılır. Bu kara harekatı demektir. Bu yoksa yapacağınız her şey boşa çıkar” ifadelerini kullandı. 

‘DEVLET, TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ YAPMALI’

Hükümetin bir “tehdit değerlendirmesi” yapması gerektiğini öne süren Pamukoğlu, “1952’de NATO'ya girdik. NATO'ya girebilmek için Kore'ye asker gönderdik. O dönemde bu karar doğruydu. Neden? Çünkü Sovyetler Birliği vardı. Sovyet, Balkanlar üzerinden ve Kafkaslardan bizi tehdit ediyordu. Kars'ı, Ardahan'ı bile bizden talep etti. Siyasi karar doğru ve yerindedir. Bugün için ise dünyada müttefik olmadan yaşanmaz. Mustafa Kemal Atatürk Bağdat Paktını, Balkan Paktını buradan hareket ederek kurdu. İşte bunun için. Burada, devletin ve hükümetin bir tehdit değerlendirmesini yapması lazım. Tehdit tek de olmayabilir. Bunu bir değerlendirip sıraya koymanız lazım ve birinci tehditin ne olduğunun kararını verdikten sonra siyasi çalışmalar yolu ve askeri çalışmalarınızı ona göre yürütmeniz lazım” dedi. 

 

Ayrıca Pamukoğlu, “Türkiye için birincil tehdit Orta Doğu'dan ve Suriye ve Irak üzerinden gelmekte” dedi ve “6. Ordu'yu Urfa, Zagros dağları arasına kuracaksınız” tespitini paylaştı.

Nedeni hakkında ise, “Çivi çiviyi söker. Buna ihtiyacımız var şu an. Biz eskiden neye göre tertipleniyorduk? Sovyete göre değil mi? Ne demek Sovyete göre? Kafkaslar üzerinden gelecekler. Balkanlar üzerinden gelecekler. Bu doğruydu. Şimdi artık onlar yok. Dolayısıyla tehdit değerlendirmenizi yeniden yapacaksınız. Hemen bunu yaparsınız yapmazsınız. Sonuçların ne olduğunu görürsünüz” sözlerini sarf etti.

‘AMERİKA VE MÜTTEFİKLERİNE YARANMAYA KALKMANIN ANLAMI YOK’

Diğer yandan ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırılarının başladığı günden itibaren Milli Savunma Bakanlığı (MSB)’ye göre “İran’dan ateşlendiği belirlenen”, NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hâle getirilen “balistik mühimmat ve füze” iddiaları hakkında Pamukoğlu, “Bunlar geçici. En uzun kara hududunuz olan bir ülke İran. Orada yaşayanlar Fars milleti. Siz 1600 küsurlardan beri onunla hiç savaş sebebi olan bir durumla söz konusu karşı karşıya gelmemişsiniz. Şimdi oranın başı dertte: Amerika ve İsrail. Hatta zaman zaman sıkıştıklarında İngiltere ve Fransa da İsrail ile Amerika'nın yanında. Bunu bir fırsat ve zayıflık diye İran'la bir şeyi köpürtmeye veya oradan bir menfaat çıkartmaya gerek yok. Füzelere gelince… Diyelim bu dört füzeyi iddia edildiği gibi İran bize attı. Attıysa büyük hata. Bunu yapmaması lazım. Bu ihmal edilsin, göz ardı edilsin demek istemiyorum. Ama buna dayanarak da İran'ı karşına almanın veya Amerika ve müttefiklerini yaranmaya kalkmanın anlamı yok” biçiminde konuştu.

‘AMERİKA’YI MUHATAP ALMAK İSTEMİYOR’

Türk yetkililerin açıklamalarında İsrail “saldırgan” olarak tanımlanırken ABD’nin bu kategoriye alınmaması konusunda Pamukoğlu, “ABD’yi aklamaktan ziyade hükümetin bir politikası var. Herkes de görüyor bunu. Direkt olarak Amerika'yı muhatap almak istemiyor. Bu bir nevi politikadır. Politika nedir? Hedefe giden yol. Almak istemiyor karşısına Amerika’yı. Bu kadar açık” açıklamalarında bulundu.

Öte yandan Pamukoğlu, “Türkiye'nin tutumu nereye doğru belirginleşiyor?” sorusuna, “Amerikancılık, Rusyacılık, Çincilik gibi durumların anlamı yok. Ben ulusal çıkar biliyorum. Ekonomin güçlü, ordun güçlü olacak” yanıtını verdi. 

‘ZAMAN GÖSTERİR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan BlackRock’ın patronu Larry Fink ile görüşmesinin ardından “Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası olarak, bir güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz” demişti.

Buna karşılık Pamukoğlu, “Bu hükümetin politikasıdır. Şu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hükümeti var. Bu politika. Bu ne getirir ne götürür? Yani kâr mı zarar mı bunu zaman gösterir. Bu politikayı var edenler veya oluşturanlar bunun hesabını, kitabını yapmış olmaları gerekir. Bu kadar açık. Her şey hesap. Her ülkenin hükümeti var. Hangi rejimde yönetilirsen yönetilirsin. Bir merkez karar organı var. Bunun politikası var. Bu politika sizin ülkenizi çok kârlı duruma da getirebilir, çok zararlı hale de sokabilir. Siz de halk olarak sonuçlara bakarsınız, bir karar verirsiniz” dedi. 

Diğer yandan Pamukoğlu, NATO’nun Türkiye’ye yüklediği görev tanımının değiştiği yönündeki görüşe ek olarak, “Onu Amerika ile Rusya bilir. Yani Orta Doğu'da Amerikan çıkarları veya Rus çıkarları şu ve şunların yapılmasının gerektiği meselesinde hareket ederlerse sizden bazı talepleri olacak. Siz de ulusal çıkarlarınıza uygun olarak ama ileride Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başını sıkıntıya sokmaya sebep olacak kararlar vermeyeceksiniz. Bu kadar net” dedi. 

PEKİ YA ÇİN?

ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırılarının birinci gününden itibaren Çin faktörü tartışmalara konu olmuştu. Konuya dair Pamukoğlu, “Amerika'nın Çin'e saldırı hazırlıklarının sebebini biliyor musunuz? İleride Pasifik'te yapılacak olan savaşla geri bölgenin emniyetini almak. Orta Doğu'yu stabil hale, sabit hale getireceksin. Ukrayna ve İran savaşı da aynı. Geri bölge Amerika için. Başı Pasifik'te, kuyruk kısmı Orta Doğu'da ve Doğu Avrupa'da. Rusya kısmını, Orta Doğu kısmını sabitlemen lazım. Bunun özü arkasında düşmanı hisseden, önündekiyle savaşamaz. Bunu yıllardır söylüyorum. Geri bölgeyi toparlamak istiyor. Geri bölgeni, Rusya'yı meşgul ediyor Ukrayna'da. Orta Doğu'da Çin'in en büyük desteği olan İran'ı burada sabitliyor ve zayıf hale getirmek istiyor. Bu kadar açık. Çünkü Asya-Pasifik savaşı kaçınılmaz. Üçüncü Dünya Savaşı orada olacaktır. Çin de boş durmuyor. Çin de öyle çok masum falan zannetmeyin. Tayvan meselesi değil sadece. Güney, Çin denizinde bütün adaları işgal ediyor. Kayalıklara askeri tesisler kuruyor. O da boş durmuyor. Çin zaman kazanmak istiyor. Savaşta stratejinin birinci unsuru zamandır. Ona çalışıyor Çin. Mesela sekiz sene önce niye İran'a saldıracak diyorum. Bunun için” ifadelerini kullandı. 

KÜBA’YA NE OLACAK?

Trump’ın Küba’yı işaret ve tehdit etmesine yönelik Pamukoğlu, “O kesin. Oraya saldıracak. Neden saldıracak? Senin sözde Birleşmiş Milletler diye bir kurumun var değil mi? Çalışıyor mu? Çalışmıyor. Venezuela'ya gitti adamı aldı götürdü. Kim ne dedi? Trump, meydanı boş bulmuş gibi her yere saldırıyor. Dolayısıyla Amerika'ya bir Vietnam sendromu yaşatmadan bunları  geri çekemezsin” biçiminde açıklamalarda bulundu.

‘BÜTÜN MÜTTEFİKLERİNİ TERK EDERSİN’

Trump'ın son dönemde dile getirdiği ABD’nin NATO'dan çıkacağı yönündeki  söylemlerine karşılık Pamukoğlu, “Çıkamaz çünkü ittifak tek başına kalır. O laf, laf-ı güzaftır. Bütün müttefiklerini terk edersin. Sözde onları korkutuyor. Trump ‘NATO'nun giderlerinin %70'ini ben karşılıyorum’ diyor. Avrupa'dakiler de ‘bu giderse biz Ruslarla ne yapacağız’ derdine düşüyorlar. Kısaca Trump ‘Ellerinizi cebinize atın’ diyor” şeklinde yorumladı.

‘BARIŞ HAYALPERESTLERİN RÜYASIDIR’

Pamukoğlu sözlerini bitirirken 5 bin yıllık tarih boyunca yalnızca 234 yılın savaşsız geçtiğini belirtti ve “Bu değişmez. 5 bin yılda insanoğlu kaç yıl barışta yaşadı biliyor musun? 234 yıl. Bitti. Barış diye bir şey yok. Barış hayalperestlerin rüyasıdır. Mesele ne? Sen hazır olacaksın. Senin tırnağın varsa yani ekonomik güç ve ordunun savaş yeteneği olarak. Kendi başını kaşı. Böyle hayal mayal yok. Savaşın sebebi İnsanoğlunun doğasıdır. Aç gözlü ve iki yüzlülüğü olmasındandır” dedi. 

Söyleşi:Cenk BAŞBOĞAOĞLU


Haber Kaynağı : Cenk Başboğaoğlu

ABD İran ABD
Wodo Network