Fatih Altaylı'dan tahliye sonrası YouTube'a ilk video: Yayınlarına devam edecek mi?
Cumhurbaşkanına tehdit suçlamasıyla 6 ay cezaevinde yatan gazeteci Fatih Altaylı, 29 Aralık'ta tahliye olmuştu. Altaylı, tahliyesinin ardından kendisine ait YouTube kanalından ilk videosunu yayınladı.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Oktay Saral’ın hedef göstermesinin ardından ‘cumhurbaşkanına tehdit’ suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı, 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.
Dün (25 Ocak) Haldun Dormen’in cenazesinde görüntülenen Fatih Altaylı, bugün ise YouTube’daki kendi kanalından ilk videosunu yayınladı.
Altaylı, bu yayında hem cezaevi sürecine hem de kendisine yönelik iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Altaylı, cezaevi döneminde kendisiyle herhangi bir pazarlık yapılmadığını vurguladı. İçeride bulunduğu süreçte bazı siyasetçilerin tavsiyelerde bulunduğunu belirten Altaylı, iktidar kanadından bir temas olmadığını söyledi.
Altaylı, “Bana kimse yazı yazmazsan bırakırız filan demedi, imada bulunmadı. İçeride pek çok siyasetçi bana tavsiyelerde bulundu. 'Aman şunu deme' muhalif siyasetçilerden bahsediyorum. İktidar kanadından benimle pazarlık yapan ne bir avukat, temsilci, delege söz konusu değildi. O konuda kimsenin kafasında soru işareti olmasın.” dedi.
Altaylı ayrıca “Cezaevi sürecinden sonra ne düşünüyor?” sorusunu yanıtladı ve peş peşe operasyonlar olması gerektiğini ifade etti.
“ORASI DA HAYATIN BİR PARÇASI”
Cezaevi deneyimine dair yaklaşımını anlatan Altaylı, bu süreci ne yücelttiğini ne de küçümsediğini dile getirdi. Türkiye’de fikir üreten kişilerin benzer süreçlerden geçtiğini vurguladı.
Altaylı, “Cezaevine girmeyi ne kutsallaştıran, ne önemseyen, ne de önemsizleştiren bir pozisyondayım. Orası da hayatın bir parçası. Türkiye'de ne yazık ki yazar-çizer takımı, bizim gibi insanlar, fikir üretenler ve ürettikleri fikir o günkü iktidar anlayışıyla bağdaşmayan insanlar cezaevine süreçlerini yaşıyor.” dedi.
“İLK DEĞİLİM, NE DE SONUNCUYUM”
Altaylı, düşünce insanlarının Türkiye’de uzun yıllardır benzer süreçlerden geçtiğini vurguladı. Kendisini bu deneyimin ne istisnası ne de sembolü olarak gördüğünü ifade etti:
“Türkiye demokrasiyi denemeye başladığından beri insanlar bu sıkıntıları yaşıyorlar. Namık Kemal zevkinden sürgüne gitmemiş. Nazım Hikmet'ten tut Altan Öymen dahil olmak üzere fikirlerinden dolayı cezaevine girmişler. Aman Allahım cezaevine girdim, müthiş bir iş başardım gibi durumum da yok. Cezaevine girdim büyük haksızlığa uğradım gibi de bir durumum da yok. Türkiye'de haksızlığa uğrayan ilk düşünce insanı ne benim ne de sonuncusuyum. Ne kutsuyorum, ne küçümsüyorum, başa gelen çekilir noktasındayım.”
“CEZAEVİNE GİRDİM DİYE MÜTHİŞ BİR AYDINLANMA YAŞAMADIM”
Cezaevinde yaşadıklarının kendisinde büyük bir zihinsel dönüşüm yaratmadığını ifade eden Altaylı, süreci uyum sağlayarak geçirdiğini söyledi:
“Süper sosyal bir insan olmadığım için sevdiklerimi özlemek beraber kendimi de kahretmedim. İnsanoğlu evrim gereği şartlara uyum sağlamak zorunda. Uyum sağlamazsan hayatta kalman mümkün değil. Negatif şartlara uyum sağlayıp en pozitif yaklaşım sergilemekle kendimi mükellef gördüm. Cezaevine girdim diye müthiş bir aydınlanma yaşamadım açıkçası, hayatımı da sıfırdan da sorgulamadım.”
“BEN KİMSE İÇİN BEDEL ÖDEMEDİM”
Bu sürecin bir bedel olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Altaylı, yaşadıklarını kişisel bir deneyim olarak değerlendirdi:
“Ben kimse için bedel ödemedim, kendim için ödemedim.”
“BU SÜREÇ BENİ BİR MİKTAR YORDU”
Cezaevinde yazdığı mektuplar ve gündemi takip etmenin kendisini yorduğunu aktaran Altaylı, sürecin fiziksel ve zihinsel etkilerinden bahsetti:
Cezaevi süreci beni bir miktar yordu. En başta mektupları yazarken yoruldum. Bazıların parmağım kanayarak yazdım. Gündemi takip etmek insanı yoruyor.
“GECELERİ UYUYAMAZ HALE GELDİM”
Uyku sorunları yaşadığını ve iletişimsizliğin kendisini zorladığını ifade eden Altaylı, sağlık durumuna ilişkin de bilgiler paylaştı.
“3.5 ay sürdürdük. Sonra dayanamaz hale geldim, gece uyuyamaz hale geliyorsun, cezaevi insanı salaklaştırıyor. İletişimsizlik başka bir şey.”
YAYINLARINA DEVAM EDECEK Mİ?
Sağlık sorunları nedeniyle birden fazla ameliyat planladığını belirten Altaylı, yayın programlarına da dönmeyi hedeflediğini söyledi:
“Kafamda 2.2 cmlik oluşum var. Onu aldıracağım. Cezaevinde düştüm. Elimi kırdım, günlerce hastaneye taşındık. Diz kemiğinden bir parça kopmuş, bir operasyon yaptırmam lazım.
Sırtımda oluşan yaranın ameliyat edilmesi gerekiyor. Peş peşe olmam gereken birkaç operasyon var. Burnumda da bir ameliyat olmam gerekiyor. İnşallah Teke Tek Bilim'e en kısa sürede başlarız, çok istiyorum. Celal ve İlber'le bu hafta bir yayın yapacağız.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Fatih Altaylı'dan tahliye sonrası ilk görüntü
WhatsApp'tan grup sohbetleri için gizlilik tartışması başlatan özellik
ABD’li ünlü dağcı gökdelene ipsiz tırmandı
YPG'nin saldırıları tekrar başladı
Şişli'deki kesik baş cinayetinin zanlılarının yakalanma anı ortaya çıktı
Bilal Erdoğan kendisine verilen suyu neden içmedi?
Türkiye'nin gündemine oturan o hemşire konuştu
'Parti İçi Mesele' operasyonunda tutuklanan 15 Temmuz kahramanı!..
AKP'den 'suça sürüklenen çocuk' çalışması
Fatih Altaylı'dan tahliye sonrası YouTube'a ilk video