Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya girdi. NTV'de yer alan habere göre, raporda ölümün kalp hastalığı sonucu gerçekleştiği değerlendirilirken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın rapordaki iki değerlendirmeye itiraz edeceği öğrenildi.

ADLİ TIP RAPORUNDA ÖLÜM NEDENİ AÇIKLANDI
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada hazırlanan Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporu, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.
Raporda, Kozinoğlu'nun travmatik bir etki ya da zehirlenme nedeniyle yaşamını yitirdiğini gösteren herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmadığı belirtildi. Ölümün kalp hastalığına bağlı olarak meydana geldiği değerlendirmesine yer verildi.
Kozinoğlu'na göğüs ağrısı şikayeti nedeniyle verilen ilacın da ölümünde etkili olmadığı sonucuna varıldı.
KABURGA KIRIKLARININ NEDENİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi tarafından yapılan incelemelerde, Kozinoğlu'nun mezarından alınan kemik ve diş örnekleri incelendi. İncelemelerde göğüs kemiği ile kaburgalarda kırıklar tespit edildi.
Raporda, söz konusu kırıkların hastanede kalbi duran hastayı yeniden hayata döndürmek amacıyla uygulanan müdahale sırasında oluşmuş olabileceği belirtildi.
SİLİVRİ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI RAPORA İTİRAZ EDECEK
Soruşturmada yeni gelişme yaşanırken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından hazırlanan rapordaki iki değerlendirmeye itiraz edeceği öğrenildi.
12 EYLÜL'DE MEZARI AÇILMIŞTI
Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla 12 Eylül'de feth-i kabir işlemi gerçekleştirilmişti.

Üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyetin gözetiminde açılan mezardan kemik, toprak ve çeşitli tıbbi örnekler alınmıştı. Uzmanlar, cezaevinde kendisine farklı bir ilaç verilip verilmediği ihtimalini de yaklaşık 1,5 ay boyunca incelemişti.
KOZİNOĞLU 2011'DE CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu olan Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan'da uzun süre görev yaptı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında tutuklanan Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde spor yaptıktan sonra geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.
Mahkemeye çıkmasına 13 gün kala hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ailesi, ölümünün şüpheli olduğunu belirterek olayın araştırılmasını istedi. Ailenin, "Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın." yönündeki itirazlarının ardından başlatılan soruşturma ise bir yıl sonra kapatıldı.
KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN HANGİ İDDİALAR GÜNDEME GELMİŞTİ?
Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybettiği güne ilişkin geçmişte çeşitli iddialar gündeme gelmişti.
İddialara göre Kozinoğlu, kalp krizi geçirdiği sırada yardım istemiş, ancak gardiyan Ferhat Veysi Gül, sesinin duyulmasını engellemek amacıyla radyonun sesini yükseltmişti. Daha sonra Gül'ün FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı öne sürülmüştü.
Bu iddiaların ve önceki soruşturmaların yeniden gündeme gelmesi üzerine dosya tekrar açıldı. FETÖ yapılanmasına ilişkin önemli bilgilere sahip olduğu ileri sürülen Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği iddiası da yeniden soruşturma konusu oldu.
CEZAEVİNDEKİ GÖRÜNTÜLER DOSYAYA GİRDİ
Soruşturma kapsamında, Kozinoğlu'nun fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı gün koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un cezaevindeki görüntüleri de ortaya çıktı.

Görüntülerde, ortak yaşam alanındaki ışıkların neden 14 dakika boyunca kapalı kaldığı ve Yıldırım'ın Kozinoğlu'nun odasından çıkarken elinde bulunan beyaz nesnenin ne olduğu incelemeye alındı.
Ayrıca Hasan Atilla Uğur'un Kozinoğlu'nun koğuşuna girdiği anlar da kayıtlarda yer aldı. Uğur'un yıkadığı kahve bardağının Kozinoğlu'na ait olduğu yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında değerlendirildi.
İKİ KOĞUŞ ARKADAŞI EV HAPSİNE ALINMIŞTI
Görüntülerin ve diğer iddiaların incelenmesinin ardından Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında, olayla ilgili daha önce takipsizlik kararı veren ve sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen eski savcı Ali İşgören ile darbe girişiminin ardından FETÖ'den ihraç edilen dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan da gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.
Yıldırım ve Uğur hakkında yaşları ve sağlık durumları dikkate alınarak ev hapsi kararı verildi. Eski savcılar Ali İşgören ve Necip Doğan ise mahkeme kararıyla tutuklandı.
HASAN ATAMAN YILDIRIM, KOZİNOĞLU'NUN ÖLDÜĞÜ GÜNÜ ANLATMIŞTI
Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, geçmişte mahkemeye gönderdiği dilekçede koğuş arkadaşı Kaşif Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği günü anlatmıştı.

Yıldırım, dilekçesinde diğer koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un sağlık durumuna ilişkin de bilgi vermişti. Kozinoğlu'nun ölümünden önceki saatlerde yaşananları aktaran Yıldırım, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu. Atilla'yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45'te uyandı. Avluda beraber 16.15'ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı.
Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15'te Atilla'nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif'in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı. Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17'de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı.
Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50'de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldığı zaman 19.15'te vefat etmişti."
Yıldırım, aynı dilekçede Kozinoğlu'nun ilk ağrıyı hissetmesinden yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını da iddia etmişti.
Haber Kaynağı : 12punto