Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
50,9287
Dolar
Arrow
44,4639
İngiliz Sterlini
Arrow
58,5984
Altın
Arrow
6672,2228
BIST
Arrow
10.729

NATO’ya ilişkin uyarı: ‘Türkiye’yi savaşa bulaştırmak istiyorlar’

Türkiye Cumhuriyeti 57. Hükûmetinin Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel, Anayasa’ya aykırı şekilde yürütülen “NATO Deniz Unsur Komutanlığı” ve “NATO Kolordusu” konularına dair 12punto’ya açıklamalarda bulundu. Gürel, bu girişimden dönülmesi gerektiğini vurgularken “İran’dan atılan füzeler” iddialarını ise Türkiye’yi savaşa bulaştırma çabaları olarak yorumladı.

NATO’ya ilişkin uyarı: ‘Türkiye’yi savaşa bulaştırmak istiyorlar’

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 92. maddesi uyarınca karar yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ait olan, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin ve Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş ilanına karar, mevzuata uyulmayarak gerçekleştirildi. 

Öte yandan ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının başladığı günden itibaren Milli Savunma Bakanlığı (MSB)’ye göre “İran’dan ateşlendiği belirlenen”, NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hâle getirilen “balistik mühimmat ve füze” iddiaları bazı uzmanlara göre NATO’yu meşrulaştırmak amacıyla bir algı operasyonu olarak değerlendiriliyor. 

Konuya ilişkin Eski Dışişleri Bakanı ve Zafer Partisi Dış Politikalar Başkanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel, 12punto’da değerlendirmelerde bulundu.

‘NATO BU NİTELİĞİNİ YİTİRDİ’

“Bir ittifak, güvenliği azaltmak için değil, güçlendirmek için var olur” yorumunda bulunan Gürel, NATO’nun durumu hakkında, “Artık NATO'nun bu niteliğini yitirdiğini görüyoruz. Zaten NATO'nun beşinci maddesinin bizim için işletilmeyeceği 1964'te Johnson'un İnönü'ye mektubuyla açıkça ifade edilmiş oluyor. Dolayısıyla beşinci maddenin, dördüncü maddenin işletilemeyeceği bir NATO'yu görüyoruz” ifadelerini kullandı. 

‘SAHTE BAYRAK OPERASYONLARI DÜZENLENİYOR’

Gürel, sahte bayrak operasyonları düzenlendiğini öne sürerken, “Bu operasyonlarla, görüntüsünün ne olduğunu bilmediğimiz; ne kadar yüksekten düşürüldüğünü, dolayısıyla bizim hava sahamızın ne olup olmadığını bilmediğimiz bir takım füzelerden bahsediliyor. Bunlardan hiçbirinin bizim toprağımıza düşmüşlüğü de yok. Sadece onları sözde düşüren füzelerin kalıntıları bizim topraklarımıza düşüyor” dedi. Diğer yandan MSB’nin açıklamalarını “tuhaf” olarak nitelendiren Gürel, “Bakanlık, görüntüsü belli olmayan, ne kadar yüksekte düşürdüldüğü belli olmayan füzeleri 'İran'dan atılmış ve bizim topraklarımıza doğru atılmış' füzeler olarak nitelendiriliyor. Bunlar yanlış” şeklinde yorumladı.

‘MÜMKÜN DEĞİL’

Bu operasyonun, Türkiye'yi İran'a karşı bir savaşa sürükleme çabası olarak nitelendiren Gürel, “Amerika Birleşik Devletleri, önce Türk Silahlı Kuvvetleri'ni kullanarak, onların yanına belki başka unsurları da koyarak, İran'daki bir iç karışıklığı hedefledi. Hatta en başta amacı, İran Devleti'nin asli sahipleri olan Türkleri bile rejim karşıtlığında kullanabilmek oldu. Bütün bunlar sonuç vermeyince başka amaçlara yöneldiler. Yoksa herhangi bir kara harekatı yapabileceklerine inanmak mümkün değil” tespitlerinde bulundu.

‘YAKIN TARİHİMİZDEN BİLİYORUZ’

Türkiye'de oluşturulması planlanan “NATO kolordusu”nu ülkenin güvenliği açısından son derece tehlikeli bulduğunu belirten Gürel, “15 Temmuz'da da bu tasarlanmıştı. Daha sonra da bundan söz eden Ahmet Davutoğlu gibi kişiler oldu: ‘Bir dış müdahale her zaman çağrılabilir, davet edilebilir’ şeklinde. Şimdi ise Güneydoğu'da olan bu gösteriler bir kargaşaya yol açarsa bu NATO gücü mutlaka bir müdahale için kullanılacaktır. Ancak bu tip güçlere hiç güvenilmemesi gerektiğini yakın tarihten tecrübelerimizde biliyoruz” sözlerini sarf etti.

‘PKK’YI GÜÇLENDİRMEK İÇİN KULLANILDI’

“Çekiç Güç, PKK'yı güçlendirmek için kullanıldı” açıklamalarında bulunan Gürel, bunun Türk askerini Kuzey Irak'a sokmamak için kullanıldığını hatırlattı ve “Onları biliyoruz. Irak'a Amerikan'ın müdahalesi sırasında Dışişleri Bakanıydım. 60 bin askeri Güneydoğu'da konuşlandırmak istediklerini biliyoruz. Ve bunların nasıl kullanılabileceklerini de elbette tahmin edebiliyoruz, Amerika Birleşik Devletleri'nin bütün uygulamalarıyla. Dolayısıyla bunu son derece sakıncalı” dedi.

‘GERİ ADIM ATMAK GEREKİR’

İstanbul Boğazı’nda konuşlanması planlı yabancı bir güç olarak Deniz Unsur Komutanlığı hakkında “Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne tamamen aykırı” yorumunda bulunan Gürel, “İlk uygulamaları yapmaya başladılar. Bu da Montrö’nün ortadan kaldırılmasına yönelik bir girişimdir. Bizi mutlaka Rusya Federasyonu'yla karşı karşıya getirecektir. Dolayısıyla bundan da kaçınmak, geri adım atmak gerekir. Mutlaka bunun engellenmesi gerekir. Aksi takdirde Montrö gibi Türkiye'nin güvenliğinin, temel taşlarından biri olan bir uluslararası düzenlemeyi de kendi elimizle boşa çıkartmış oluruz” dedi. 

DIŞ ETKİ Mİ?

Tüm bu gelişmelerin ışığında izlenen dış politikanın dış etkiye açık olup olmadığı konusunda Gürel, “Türkiye gibi bütün kararların tek merkezden alındığı, tek kişinin her konuda otorite olduğu bir ülkeyi dışarıdan etkilemek en kolay işlerden bir tanesidir. İster şahısları kullanırsınız, siyasetle ilgili istekleri, emelleri kullanırsınız ve bu tek kişiyi yani tek merkezi etkileme imkanını ele geçirebilirsiniz. Dolayısıyla Türkiye gibi Gazi Meclis’e sahip, Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı bile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin eliyle, onun denetiminde yürütmüş bir devlette bu durum son derece sakıncalıdır” cevabını verirken, “Bir ulus devletin dış politika pusulası ulusal çıkarları gösterir. Kişisel ya da ümmet çıkarlarını göstermez. Bir ulus devlette karar alıcılar, böyle bir sırayla dış politika yürütülüyorsa; o ulus devleti, ulus devlet niteliğinden uzaklaştırmak içindir” dedi.

Haber: Cenk Başboğaoğlu


Haber Kaynağı : 12punto

ABD Ahmet Davutoğlu boğazlar İstanbul Boğazı Milli Savunma Bakanlığı Montrö PKK
Wodo Network