Okul çantasındaki öğün çocukları kurşun maruziyetine karşı nasıl etkiliyor?
Uzmanlara göre düzenli ve besleyici öğünler, çocukların kurşunu vücutta emme düzeyini azaltan koruyucu etkenlerden biri.
Okulların açılmasıyla birlikte çocukların beslenme çantalarına ne konacağı yeniden gündeme geldi. Uzmanlara göre bu konu yalnızca günlük enerji ihtiyacıyla sınırlı değil; düzenli ve yeterli beslenme, özellikle kurşun gibi çevresel toksinlere karşı çocukların vücudunda koruyucu bir destek de sağlayabiliyor.
Kurşun, çocuklar için güvenli maruziyet düzeyi bulunmayan toksik bir ağır metal olarak kabul ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre vücutta bilinen biyolojik bir işlevi olmayan kurşun; beyin, böbrek, karaciğer ve kemikler dahil çeşitli dokularda birikebiliyor. Çocuklarda düşük düzeyde maruziyet bile bilişsel gelişim, dikkat, davranış ve okul başarısı üzerinde olumsuz etkilerle ilişkilendiriliyor.
Çocuklar kurşuna eski boya ve tesisatlar, ev tozu, kirlenmiş toprak ve su, bazı oyuncaklar, seramik ya da metal mutfak gereçleri, kozmetik ürünler ve gıdalar aracılığıyla maruz kalabiliyor. Küçük çocuklarda el-ağız davranışının yaygın olması ve sindirim sisteminden kurşun emiliminin yetişkinlere göre daha yüksek olabilmesi riski artırıyor.
BESLENME NEDEN ÖNEMLİ?
Gıda mühendisi ve akademisyen Dr. Bülent Şık’ın hazırladığı “Kurşuna Karşı Bir Öğün” raporu, yetersiz beslenme ile toksik madde emilimi arasındaki bağı “toksikokinetik tuzak” kavramıyla açıklıyor. Buna göre vücut, demir ve kalsiyum gibi temel minerallerle kurşunu benzer biyokimyasal yollar üzerinden emebiliyor.
Yeterli ve dengeli beslenen bir çocuk, maruz kaldığı kurşunun önemli bir bölümünü sindirim sistemi yoluyla atabilirken; aç kalan, öğün atlayan ya da demir, kalsiyum ve çinko eksikliği yaşayan çocuklarda kurşun emilimi artabiliyor. Bu nedenle raporda yeterli beslenme, “kurşuna karşı koruma kalkanı” olarak niteleniyor.
Yemek kurşunun panzehiri değil. Asıl yapılması gereken kurşun kaynağını ortadan kaldırmaktır. Ama çocuğun beslenme durumu, kurşunun bağırsaklardan ne kadar emileceğini etkileyebiliyor.
Şık, özellikle açlık çeken, öğün atlayan, demir ve kalsiyum eksikliği bulunan çocuklarda bağırsaklardan kurşun emiliminin artabileceğini belirterek okulda ücretsiz bir öğünün bu nedenle önemli olduğunu vurguluyor. Raporda bu durumun, aynı çevresel kirliliğe maruz kalan çocuklar arasında yoksulluk nedeniyle biyolojik hasarı derinleştirdiği ve eşitsizliği “nörolojik adaletsizlik” haline getirdiği ifade ediliyor.
Raporda aktarılan uluslararası araştırma ve veri tabanlarına göre Türkiye’de 0-14 yaş grubundaki 650 bin ila 6,3 milyon çocuğun kanındaki kurşun seviyesinin kritik eşiklerin üzerinde olabileceği tahmin ediliyor. Şık, bu sayıların doğrudan ülke çapında yapılan kan ölçümlerinden değil, bilimsel modellemelerden elde edildiğini; ancak sorunun küçük olmadığını gösterdiğini belirtiyor.
Türkiye’de çocukların kanındaki kurşun düzeyini ülke çapında düzenli izleyen bir tarama sistemi bulunmadığını söyleyen Şık, riskli bölgeleri ortaya koyacak kapsamlı haritalama ve izleme çalışmalarının da eksikliğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre maruziyet çoğu zaman dışarıdan fark edilebilir belirti vermediği için “belirti yoksa sorun yok” yaklaşımı çocuk sağlığı açısından yeterli değil.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mansur Yavaş ile görüştü
Ayşe Tokyaz davasında ağırlaştırılmış müebbet kararı
Şampiyonlar Ligi'nde günün sonuçları
İzmir'de bankadaki rehine krizinde 5 çalışan kurtarıldı
Erdoğan'la görüşen Yavaş'ın geleceğiyle ilgili bomba iddia
Zelenskiy’nin uçağı Moldova’da İHA saldırısından kıl payı kurtuldu
Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi macerası iyi başlamadı
Suriye'yi böyle 'aldık'!..
iPhone 18 Pro resmen tanıtıldı
Sağ yükseliyorsa, önce sola bakmak gerekir