CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na verdikleri desteği savundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bölgede “dominant güç” olması gerektiğini belirterek Ortadoğu’da oluştuğunu söylediği boşluğun doldurulması gerektiğini ifade etti.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında Yemenli yetkililerle de temas kurduğunu açıkladı. CHP lideri, “Yemen yetkilileriyle de görüştüm, Yemenli Bakan’la da görüştüm. Onlara da söyledim, ‘Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun. O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur’ dedim” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamanın ardından Kılıçdaroğlu’nun görüştüğü Yemenli yetkililerin hangi siyasi yapıyı temsil ettiği ve Yemen’deki savaş tablosundaki konumu yeniden gündeme geldi.
YEMEN’DE TEMAS KURULAN YÖNETİM
Kılıçdaroğlu’nun temas kurduğu tarafın, Yemen’de uluslararası alanda tanınan Başkanlık Liderlik Konseyi ve bu yapının temsil ettiği Aden merkezli yönetim olduğu belirtiliyor. Konsey, 7 Nisan 2022’de Riyad’da dönemin Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi’nin yetkilerini devretmesiyle kurulmuş, başına Reşad el-Alimi getirilmişti.
Söz konusu devir süreci seçimle gerçekleşmedi. Konseyin oluşumunda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin belirleyici etkisi dikkat çekti. Aynı gün Suudi Arabistan, Yemen ekonomisi için 3 milyar dolarlık destek paketi açıklamış; bunun 2 milyar dolarının Suudi Arabistan ve BAE tarafından ortak, 1 milyar dolarının ise Suudi Arabistan tarafından sağlanacağı duyurulmuştu.
Riyad yönetiminin desteğinin sonraki yıllarda da sürdüğü, Yemen’deki silahlı güçlerin ve kamu çalışanlarının maaşları için 2026’da yaklaşık 3 milyar dolarlık kaynak ayırdığı aktarılıyor. Bu nedenle Aden merkezli yönetim, uluslararası tanınırlığının yanı sıra Suudi desteğine bağımlı yapısıyla da tartışılıyor.
Yemen’deki savaşın mevcut tablosu 2015’teki gelişmelerle şekillendi. Ensarullah’ın başkent Sana’da kontrolü ele geçirmesinin ardından Suudi Arabistan, ABD ve İngiltere’nin desteğiyle Yemen’e askeri müdahaleye öncülük etmişti. Müdahalenin gerekçesi, Hadi yönetimini yeniden iktidara taşımaktı.
Yıllar süren savaş, bombardıman ve kuşatma Yemen’de ağır bir insani krize yol açtı. Bugün başkent Sana dahil kuzeyde nüfusun önemli bölümünün yaşadığı alanlar Ensarullah’ın kontrolünde bulunurken, Başkanlık Liderlik Konseyi ülkenin güneyi ve doğusundaki bazı bölgelerde varlığını sürdürüyor.
Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, sahadaki askeri dengelerin Aden merkezli yönetim açısından zorlaştığı bir döneme denk geldi. Ensarullah güçlerinin Aden’e 80 kilometre mesafeye kadar ilerlediği, Taiz-Aden hattındaki çatışmalarda Suudi destekli güçlerin geri çekilmek zorunda kaldığı bildiriliyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın TBMM Genel Kurulu’na getirilmesi beklenirken, bu askeri mekanizmanın Yemen’deki dengeler üzerinde nasıl bir etkide bulunacağı da tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Haber Kaynağı : 12punto