Euro
Arrow
56,0218
Dolar
Arrow
49,9925
İngiliz Sterlini
Arrow
67,0842
Altın
Arrow
6300,7618
BIST
Arrow
10.891
Anasayfa > Yazarlar > Prof. Dr. Nurettin Demir > Mercimek…

Mercimek…

X Facebook WhatsApp Mail ABONE OL Google News
Yayınlanma: 03.11.2026 09:39

Çok reklam yaptılar diye, biraz da meraktan İzmir Mavişehir'de yeni açılan büyük bir markete uğradım. Marketin rafları arasında dolaşırken eşime telefon ettim. "Eve geçiyorum, herhangi bir isteğin var mı?" diye sordum. Esen "Evet var. Canım yeşil mercimek yemeği istedi. Uzun süredir de yapmadık. Bir paket alırsan akşama yaparım" diye beni görevlendirdi. Ben de mercimeği özlediğimi farkettim. 

Bir yandan Sonbahar ilerliyor, grip gibi hastalıklar da görülmeye başladı. Mercimek, bu tür hastalıklardan korunmak ve ayrıca sağlığımız açısından da çok yararlı olduğunu biliyorum. 

Yeşil mercimek; bakliyatlar arasında lif, protein, vitamin ve mineraller bakımından en zengin seçeneklerden biridir. Bu özelliklerinden dolayı hastalıklardan korur. Özellikle kış aylarında sık sık tüketilmesini öneririm. Düşük kalorisi ve glisemik indeksi düşük (şekeri ani yükseltmeyen) olması, lezzeti ve tok tutan özelliğiyle diyet listelerinin vazgeçilmezlerindendir. Tam bir şifa deposu olduğundan tüm mutfakların demirbaş malzemesi olmayı hak eder. Hatta et gibi yiyeceklerin pahalı olduğu bir ortamda, özellikle et yemeklerine alternatif bir yiyecektir.

Ben bunları düşünürken kuru bakliyatların bulunduğu rafların önüne gelmişim.

Bakliyatlar bölümünde yan yana duran iki çeşit yeşil mercimek paketini gördüm. Ağırlıklarına baktım, ikiside birer kilogramlıktı. Paketlerin içerisindeki mercimek tanelerinin boy ve renkleri hemen hemen aynıydı. Paketlerin fiyatları gözüme ilişti. Bir paketin fiyatı 65,00, üzerinde "Yerli Üretim" yazan diğer paketin fiyatı ise 140,00 TL'dı.

Neden bu kadar fark? diye meraklandım. Önce rafta çok fazla olanlardan birini elime aldım, evirdim çevirdim. Ve farkın nedenini "buldum" diye kandi kendimce sevindim. Ucuz olan paketin üzerinde küçük harflerle "üretim yeri Kanada" yazıyordu. Bu demek ki ithaldi. Evet ithal olan 65,00 TL, yerli üretim 140,00 TL. 

Mercimeğimizi bile ne hale getirdiler diye hayıflandım ve üzüldüm. Kanada nire, Yozgat nire!

25 yıldır şu mercimeğin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Türk Tarımının içine düştüğü durumu içim acıyarak izledim, sorguladım.

Yeryüzündeki birçok bitki ve hayvan türünün ilk olarak bu topraklarda ortaya çıktığı, evrimleştiği ve dünyaya buradan yayıldığı, gen merkezi ve ana vatanı Anadolu topraklarıdır. Bu gerçeği göz önüne aldığımızda mercimek gibi yüzlerce tarım ürününde geldiğimiz noktayı şapkamızı önümüze koyup düşünmek gerekmez mi?

Mercimekte Türkiye, son 25 yılda kötü yönetim politikaları (bilinçli olarak), yetersiz teşvik nedenleriyle üretimi hızla düşmektedir. Ayrıca, artan tüketim maliyetleri ve yüksek miktarlı ithalat bağımlılığı ile de karşı karşıyadır.

1980'li ve 2000'li yılların başında kendine fazlasıyla yeten ve net ihracatçı konumunda olan Türkiye, günümüzde sofralarındaki mercimeğin yaklaşık yarısından fazlasını ithal etmek zorunda kalmaktadır. Bu iktidar ithalat bağımlısıdır.

2025 yılında yerli üretim 279 bin ton iken, mercimek ithalatı 793 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Yani ithalat yerli üretimin 2,8 katına ulaşmıştır. 2020 yıllarında ihraç etme noktasındayken bugün Türkiye'nin mercimek tüketimindeki ithalat üretiminin üretimin 3 katına ulaşmış durumdadır.

Mazot, İiaç, tarım aletleri ve pazarlama zorlukları yanında iktidarın çiftçiye kör bakması da mercimeği bu noktaya getirmiş durumdadır.

Ey halkım! buraya dikkat! Çiftçilik ülkemizde ne zor zanaat oldu? TBMM'nin 2006 tarihinde kabul ettiği, tarım kanunlarında da yer alan ve total bütçenin (gayrisafi milli hasılanın) %1 i tarımı desteklemek ve teşvik etmek içindir. Ama ne yazıkki iktidar bu yasanın gereğini 25 yıldır yerine getirmemiştir. 

Bu konuyu biraz daha açmakta yarar var. Lütfen dikkatle okuyalım. 2027 bütçesinin görüşülmeye başlandığı ve bütçe taslağının TBMM'ne sunulduğunu bugünlerde izliyoruz. 

Taslağa göre 2027 yılında tarıma ve çiftçiye verilmesi gereken miktar, bütçenin %1'i yani 1 trilyon 112 milyar TL tarımı teşvik için ayrılması gerekmektedir. Ama ne yazık ki hazırlanan bütçeye göre ayrılması ön görülen miktar 235 milyar liradır. Ayrılması gereken miktarının 5’te biridir. Teşviğin 877 milyar Lira verilmemektedir. İç edilmektedir.

Mercimek örneğinde olduğu gibi iktidarın, Türk Tarımı ve çiftçisini çine düşürdüğü perişan durumlar içler acısıdır. 

Asrın fon yolsuzluğu çalkantıları içinde çaresizliğini gördüğümüz iktidarın sandığı hemen milletin önüne koymasından başka yolu kalmamıştır.

Akşama, mercimek yemeğine, yetiştirmek üzere 140 TL fiyat yazan "Yerli Üretim" paketini alarak kasaya doğru gittim.

Sağlık için protein, protein için bakliyatları, bakliyat için de mercimeği sofranızdan eksik etmeyin. 

Sağlıklı bir kış geçirmeniz dileklerimle...

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları