"AK PARTİ FONCULARIN, YENİ PARTİ İŞÇİNİN PARTİSİDİR"
Pazar günü Balıkesir'in, güzel Balıkesir'in birbirinden güzel 4 ilçesindeydik. Dediler ya, 'Edremit'e bu mevsim mi gidilir? Yazın bütün İstanbul orada, yap mitingi, yıkılır.' Dedik ki biz bu sefer misafir ağırlayan Edremit'e değil de hem hepimizin karnını doyuran, ihracat için çırpınan hem kendini geçindirmeye çalışan, zeytincilikle uğraşan Edremit'in sesini duymaya, feryadını duymaya, Türkiye'ye duyurmaya gidiyoruz. Ve tabii ki YENİ Parti'nin kadroları sokaktadır, meydandadır, sahadadır diyorum. Çünkü AK Parti malum foncuların, faizcilerin, vurguncuların partisi olmuşken YENİ Parti emeklinin, işçinin, esnafın ve çiftçinin partisidir.
Biliyorsunuz YENİ Parti'yi keyiften değil, zaruretten kurduk. Bir partimiz olsun diye değil, iktidar olsun diye kurduk. Muhalefet yapsın diye değil, millete doğru yolu göstersin, yönetime gelsin, dertleri bitirsin diye kurduk. YENİ Parti kurulduğunda 'Neyi yeni?' dediler. Dedik ki millet istedi, partiyi kurduk. Adını millet, YENİ Parti koydu. O adı biz de kabullendik, o adı biz de kullandık. İsmimize saldırdılar, kaybettiler. Para yoktu, bütçemizi milletimiz oluşturdu ve YENİ Parti'nin nesi yeni diye konuştuğumuzda dedik ki göreceksiniz, hep söylenip yapılamayanı yapacağız. Ne yapacağız? YENİ Parti'de sözü, kararı, yetkiyi üyelere vereceğiz. Kim gelirse öyle delege sistemiyle değil, gereği yerine getirilecek ama esas kararı üyeler verecek. İlçe kongrelerinde üyeler geldi, ilçe başkanlarını seçtiler; il kongrelerinde il başkanlarını seçtiler. Sıra geldi genel başkan seçimine. Şimdi tam buradayız.
"SELAHATTİN BAŞKAN İÇİN YAPTIĞINI YENİ PARTİLİ KADROLAR İÇİN DE YAPARIM DİYOR"
Ve buradan bir hatırlatma: Öyle polemik olsun, nispet olsun diye değil. Hani bazısı diyor ya, 'Ya Yeni Parti'yi kurmayaydınız, önceki partide duraydınız, bekleyeydiniz.' Gelin gidelim oralara, ta Haziran'ın sonuna. Mücadele ediyoruz. Millet diyor ki 'Bir yol bulun, partiyi geri alın. 47 yıl sonra kazanmış, AK Parti'yi ilk kez yenmiş kadrolar partideki görevinde olsun' diyor. O zaman söylüyoruz: 'Gelin kurultay yapın.' 'Yapmayız. 9 Eylül'de başlayacağız, takvim ilan edeceğiz, Kasım olmadan bitireceğiz.' Ama orada gördük ki ne böyle bir niyet var, aksine öyle bir kötü niyet var ki verilmiş sözler şimdi çıkıyor teker teker. Ne diyor? 'Anayasayı değiştirmeye varım' diyor. Ne diyor? 'Bütün muhalefetin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım, Mehmetçik'i çöllere yollarım, Suudi Arabistan'ı korumak için savaşta Suudi Arabistan'ın yanına Mekke Anlaşması'yla Erdoğan'ın Trump'tan talimatla yaptığı anlaşmada ben de varım' diyor. 'Dokunulmazlıkları kaldırırım. Bunun için anayasa bile değiştiririm.' Nasıl Selahattin Başkan'ın anayasa değişikliğiyle kolaylaştırarak, hızlandırarak içeriye gitmesine sebep olduysa gerekirse YENİ Partili kadrolar için de yaparım diyor. Ne diyor? 'Cumhurbaşkanlığı seçimi 1 hafta erken de olsa ben oy veririm, Erdoğan'ı yine aday ederim.' Yeter ki beni yerimden etmeyin. Ben burada oturayım diyor. O günlerde söylemiştim. Demiştim ki, niyet kurultay olsa biz buradayız. Ama yapmayacaklar. Ne 9 Eylül'de yapacaklar, ne Ekim'de yapacaklar; uzattıkça uzattılar. Mahkeme yolunu kapatacaklar. Bizim kararı götürmediler, Yargıtay'a ta adli tatile kadar tuttular. O günden bugüne de o partideki yöneticileri tek tek partiden atıyorlar. Yargıtay bizi haklı görse de o partide kalınmasın, o parti geri alınmasın, falandır filandır. Şimdi bunların hepsi yaşanırken bir yanda da delegelerin iradesi; ya delegenin iradesi mahallede delege, ilçede delege, ilde delege. Bunlar kimin yerine delege? Üyenin yerine delege. Sizin yerinize delege. O zaman haziran sonunda burada dedim ki, 'Hiçbir yere gitmem. Gel, bütün üyeyle seçime girelim. Bütün üyeyle gel yarışalım. Eğer kaybeden partiyi bize bıraksın.' Hatta dedim ki; 'Özgür Özel yüzde 90'ın altında oy alıyorsa aday olmayacak, siyaseti bırakacak' dedim. Önceki partinin 2 milyon üye vardı. Gel üyeye soralım dedim. Dedi ki, 'Kanuna aykırı, tüm üyelerle seçim yapılamaz. Delegeyle yapılır. Önce delegeyi yenileceğiz.' Tüm üyeyle olsa ama yapılamaz dedi.
"TÜM VATANDAŞLARIMIZI DAVET EDİYORUZ"
Şimdi buradan dedim ya nispet olsun diye değil, polemik olsun diye değil. Zaten anlaşılmış. Vaat edilmiş. Neler neler söz verilmiş ki bizim yerimize bir başkası getirilmiş. Şimdi de ne seçim derdi ne bir şey, kazıyacaklar bütün partiyi. Sonra şeklen yapacaklar yapacakları seçimi. Ama o gün dediğimi yani gel dedim üyeyle seçelim, yok dediler ya. Yüzde 90 avans veriyorum, siyaseti bırakırım dedim. 2 milyon üyeden kaçtılar ya. İşte bu pazar 81 ilde 900'den fazla ilçede 800 bin üyeyle YENİ Parti'nin genel başkanını seçiyoruz. YENİ Parti kendi evinde yapmadığını Türkiye'ye önermez. Tutamayacağı sözü vermez. Bir yerde meydan okuyorsa o sözünü yemez, o lafından dönmez. 5 Kasım günü mesai bitimine kadar il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında kaydolan herkes 8 Kasım günü sandık başına gelebilir ve YENİ Parti'nin genel başkanını bizzat belirleyebilir. Tüm vatandaşlarımızı bizim için de çok önemli, Türkiye için de geri dönülemez, parti içi demokrasi açısından, Türkiye demokrasisi açısından bu önemli adıma sahip çıkmaya ve bu süreçte bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz."