TKP'den Suriye çıkışı: 'AKP, İsrail tehdidini ABD ve İsrail’e istediklerini vererek savuşturdu'
Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Suriye’deki gelişmeler ve AKP’nin politikalarına ilişkin değerlendirmesinde, iktidarın İsrail tehdidini ABD ve İsrail’le uzlaşarak bertaraf ettiğini savunarak, “SDG’nin vereceğinden daha fazlasını verdiler” ifadelerini kullandı.
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Suriye’deki son durum ve AKP’nin politikaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
İktidarın İsrail tehdidini ABD ve İsrail’le isteklerini karşılayara savuşturduğunu belirten Okuyan, “SDG’nin ABD ve İsrail’e vereceğinden daha fazlasını verdiler” dedi. Suriye’nin teslim edildiği HTŞ’nin AKP açısından aynı zamanda “rejim ihracı” anlamına geldiğini vurgulayan Okuyan, yayılmacı politikalara laik kesimlerin desteğiyle ilgili “Tutarlı bir program olmayınca, Amerikancılıktan, İsrail yanlılığından, Kürt düşmanlığından arınmak kolay olmuyor” ifadelerini kullandı.
TKP’nin son gelişmeler üzerine “Ülkemiz şimdi daha güvenli değil” başlıklı açıklamasında “Türkiye’de ‘laik’, Suriye’de ‘cihatçı’ olanlar, Türkiye’de Şeyh Said ve Saidi Nursici olup Suriye’de laikliği savunanlar el birliği ile AKP iktidarına yardım etmektedir” denildiğini hatırlatan Okuyan, acı da olsa durumun özetinin bu olduğunu belirtti.
"Suriye derslerinde ABD emperyalizmi var, İsrail var, Yeni-Osmanlıcılık var" diyen Okuyan, kimlik siyasetinin yanlışlığının görüldüğünü, Amerikancılığın yalnız sömürücülere fayda getiren bir felaket anlamına geldiğini vurguladı. "Bir başka ders, bütünlüklü olmayan bir Cumhuriyetçiliğin her fırsatta patlayacağı… Filistin meselesinde patladı, Suriye’de patladı. Aslında NATO ve benzer konularda da bir karmaşa var" diye ekledi.
Okuyan yaşananlar karşısında doğru yaklaşıma ilişkin değerlendirmesinde "Bu nedenle Cumhuriyetçiler cesurca tartışmalı ve gerekiyorsa ayrışmalıdır. Bugün ABD, İsrail, İngiltere, AKP, Suudi Arabistan tarafından uzlaşılan Suriye projesine sırf SDG devre dışı kaldı diye selam çakanların Cumhuriyetçi değerlerle hiçbir ilgisi olamaz. Yol yakınken Bahçeli, Erdoğan ve Öcalan tarafından şekillendirilen Yeni-Osmanlı projesine eklemlensinler (hâlâ bunu yapmadılarsa)" ifadelerine yer verdi.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmenin tamamı şöyle:
Söylenecek çok şey var. Söyleyeceğiz de. Ancak hemen vurgulanmalı ki, AKP “İsrail tehdidi”ni fark etti, bu tehdidi İsrail ve ABD’ye istediğini vererek savuşturma yoluna gitti. Trump emperyalist bir hayduttur, işleri tüccarca çözmek gibi bir tarzı da var. Bizimkiler de yıllar önce tüccar zihniyetiyle yöneteceğiz diyerek iktidara gelmişti. Kolay anlaştılar. SDG’nin ABD ve İsrail’e vereceğinden daha fazlasını verdiler.
Suriye, ülkenin güneyini İsrail’e açan, Lübnan Hizbullah’ına karşı İsrail ve ABD ile işbirliği yapan HTŞ’ye bırakıldı. AKP açısındansa Jolani ekibi aynı zamanda bir “rejim ihracı” anlamına gelmektedir. Türkiye’nin laik kesimleri içinde bu rejim ihracından çok heyecanlananlar olduğuna hiç şaşırmadık. Tutarlı bir program olmayınca, Amerikancılıktan, İsrail yanlılığından, Kürt düşmanlığından arınmak kolay olmuyor.
TKP açıklamasında “Suriye’de laikliği savunanlar Türkiye’de Şeyh Said’e, Türkiye’de laikliği savunanlar Suriye’de cihatçılara sahip çıkıyor” denmişti. Acı ama durumun özeti budur.
AKP Suriye’ye “rejim ihraç etti”. Ama bu aynı zamanda “ithal” edilecek bir siyasal, ideolojik, kültürel projedir ve arka planında güçlü bir ekonomik temele sahiptir.
Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar verir. Doğru budur. Ama Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar vermedi. Suriye, bir paylaşım kavgasına sahne oldu ve bu kavgada “kazanan” güçler şimdilik eski sicili kendisine her an hatırlatılabilecek uysal terörist Jolani’yi Suriye valisi ilan ettiler.
Öyle bir vali ki, düne kadar Kürtlerin hamiliğine soyunan İsrail ve ABD’den sonra Erdoğan’a bile “biz varken kimse Kürtlerin kılına dokunamaz” deme olanağı veriyor!
Suriye derslerinde ABD emperyalizmi var, İsrail var, Yeni-Osmanlıcılık var.
Ama dersler Suriye ile sınırlı değil. Kimlik siyasetinin nasıl bir çıkmaz yol olduğu görüldü. Amerikancılığın sadece bir avuç sömürücüye fayda getiren bir felaket anlamına geldiği de…
Bir başka ders, bütünlüklü olmayan bir Cumhuriyetçiliğin her fırsatta patlayacağı… Filistin meselesinde patladı, Suriye’de patladı. Aslında NATO ve benzer konularda da bir karmaşa var.
Bu nedenle Cumhuriyetçiler cesurca tartışmalı ve gerekiyorsa ayrışmalıdır. Bugün ABD, İsrail, İngiltere, AKP, Suudi Arabistan tarafından uzlaşılan Suriye projesine sırf SDG devre dışı kaldı diye selam çakanların Cumhuriyetçi değerlerle hiçbir ilgisi olamaz. Yol yakınken Bahçeli, Erdoğan ve Öcalan tarafından şekillendirilen Yeni-Osmanlı projesine eklemlensinler (hâlâ bunu yapmadılarsa).
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Özgür Özel Mesut Özarslan'ın istifasında yaşananları anlattı
Bebek'te sürücü direksiyon başında dans etti, gözaltına alınırken olay çıkardı
Gizli tanık olayında skandal iddialar
Askerlik sistemi için düzenleme sinyali
Mourinho'nun Benfica macerası sona eriyor!
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'tan 'başörtüsüne anayasal güvence getirilsin' çağrısı
Taner Çağlı etkin pişmanlıktan yararlanıp tahliye olmuş!
Cezaevinden 16 puan fark attı
Özgür Özel'in 'duygu kontrolü' sorunu
DMM'den demir 10 TL görseline dair açıklama