Doğuş Balbay, TBF'de "Amerika Kıtası Oyuncu Temsilcisi" Oldu
Eski milli basketbolcu Doğuş Balbay, Türkiye Basketbol Federasyonu'nda "Amerika Kıtası Oyuncu Temsilcisi" olarak göreve başladı. ABD'deki Türk sporcularının gelişimini takip edecek olan Balbay, milli takımların yetenek havuzunu zenginleştirmeyi hedefliyor.
Uzun yıllar Anadolu Efes'te forma giyerek önemli başarılara imza atan Doğuş Balbay, Aralık 2023'te basketbolculuk kariyerine son verdiğini duyurmuştu.
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF)'ndan yapılan açıklamaya göre Balbay, ABD'deki altyapı ve A takım seviyesindeki Türk sporcuların gelişimini ve performansını milli takımlar departmanına bağlı olarak federasyon adına takip edecek.

TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, yaptığı açıklamada, basketbolun içinden gelen yetkin isimlerle çalışmaya öncelik verdiklerini belirterek, "Doğuş Balbay'ın aramıza katılmasıyla milli takımlardaki havuzumuz, yurt dışındaki yetenekli oyuncularımızla daha da zenginleşecek. Kariyerini ya da eğitimini ABD'de sürdüren milli sporcularımızla daha yakın temas kurmayı hedefliyoruz. Doğuş Balbay'ın birikimi ve deneyimiyle milli takımlarımıza çok katkı sağlayacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.
![]()
TBF'de görev almaktan büyük heyecan duyduğunu dile getiren Doğuş Balbay ise "Sporcu olarak formasını giydiğim milli takıma şimdi profesyonel yönetici olarak hizmet etmekten çok mutluyum. Milli takımlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda sportif kariyerini ya da eğitimini ABD'de sürdüren sporcularımızı yakından takip edeceğim." şeklinde görüş belirtti.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Trafik kazalarında eksper ataması sil baştan değişiyor
DEM Parti Öcalan'la görüşmek için İmralı'ya gitti
İmamoğlu'nun diploma davası ertelendi
İkinci cumhuriyetin adını 'Terörsüz Türkiye' koydular!..
Atatürk kazanıyor da CEHAPE neden yeniliyor?
Çeşme Belediye Başkanı Denizli ifadeye çağrıldı
Münih Güvenlik Konferansı ve ABD’nin gücünün sınırları
Akın Gürlek ataması hakkında ‘yürütmenin durdurulması istemiyle’ dava
Kuzenine IBAN veren genç kız cezaevine girdi
Can Yücel, 'G.te g.t denir' dedi mi?