Halkevleri’nin “Örgütlü halk her sorunu çözer” başlığıyla düzenlediği Karadeniz buluşmaları kapsamında Artvin’in Hopa ilçesinde halk toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan Halkevleri Doğu Karadeniz Bölge Temsilcisi Haktan Özkan, Türkiye’de yaşanan ekonomik tablonun “kriz” olarak değil, siyasal ve ekonomik bir tercih olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Özkan, iktidarın “ekonomik krizdeyiz” söylemini öne çıkardığını belirterek, “Biz de buradan çıkarak diyoruz ki hayır, ekonomik krizde değiliz. Türkiye’de bir ekonomik kriz yoktur. Bir kriz yoktur ki on yıl boyunca bu dalgalanmayla sürsün. Krizler belirli kesitlere sıkışır. Açılır, çözülür, sistem kendini restore eder vesaire. Hayır, tam aksine bu ekonomik bir tercihtir” dedi.
Konuşmasında ekonomik beklentilerin seçim dönemlerine sıkıştırılmasını eleştiren Özkan, halkın temel sorunlarının bu yaklaşımla görünmez hale geldiğini savundu. Mevcut modelin tükendiğini ifade eden Özkan, sermaye birikimi ve el değiştirmesi için “kuralsız bir yönetim biçimi” yaratıldığını ileri sürdü.
Özkan, fon vurgunu tartışmalarını da bu çerçevede değerlendirdi. Yaşananların yalnızca “açgözlü birkaç kişinin” eylemi olarak görülemeyeceğini belirten Özkan, “Bu, kuralsızlıkla, ancak ve ancak kuralsızlıkla yapılabilecek bir şeydir. Bir vurgundur” ifadelerini kullandı.
TOPLUMSAL MUHALEFET VURGUSU
Türkiye’de denetim ve kural koyma mekanizmalarının etkisizleştirildiğini savunan Özkan, yargı, bürokrasi, Meclis ve çeşitli kamusal kurumlara işaret ederek geriye “toplumsal muhalefet”in kaldığını söyledi. Özkan, bu nedenle halk mücadelesi ekseninde örgütlenme tartışmasını önemsediklerini dile getirdi.
Yaklaşan seçim süreçlerine ilişkin de değerlendirme yapan Özkan, seçim beklentilerinin halkın gündelik sorunlarını çözmeye yetmeyeceğini belirtti. Özkan, seçimlerin ardından yurttaşların yeniden fatura, kira, yoksulluk, eğitimdeki sorunlar ve iş cinayetleri gibi başlıklarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.
Toplantıda konuşan Halkevleri Örgütlenme Sekreteri Nebiye Merttürk ise ekonomik, toplumsal ve ekolojik krizlerin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını söyledi. Merttürk, “Bu krizleri çözmesini beklediğimiz, bugün saray rejimi olarak tarif ettiğimiz iktidarın kendisi, krizleri çözmeyi bir tarafa bırakalım, krizi yaratan pozisyonda hayatımıza müdahil oluyor” dedi.
Merttürk, uzun süredir baskı koşulları altında hakların teker teker gasbedildiğini belirterek, halkın yeniden toplumsal bir güç olarak nasıl örgütlenebileceği sorusunu tartıştıklarını ifade etti. İktidarın sorunları çözme kapasitesini yitirdiğini ya da çözme niyeti taşımadığını savunan Merttürk, mevcut yönetimin sorunların “çözüm yeri değil, kaynağı” haline geldiğini söyledi.
Haber Kaynağı : 12punto