Ankara’nın Polatlı ilçesinde semt pazarına çıkan esnaf ve yurttaşlar, hayat pahalılığı ile artan maliyetlerin gündelik yaşamı giderek zorlaştırdığını anlattı. Pazarcılar, ürün getirmek için yapılan mazot, işçilik ve ambalaj harcamalarının kazancı erittiğini belirtirken; alışverişe gelenler kira, fatura, eğitim ve mutfak masraflarının gelirleri aştığını söyledi.
Pazarda mandalina satan Çağrı Karaoğlu, hem üreticinin hem pazarcının zor durumda olduğunu ifade etti. Karaoğlu, satış gelirlerinin giderleri karşılamadığını belirterek, “Dört kilo mandalina satarsak bir litre mazot alabiliyoruz” dedi.
PAZARCI: GELİR GİDERİ KARŞILAMIYOR
Mazot, işçilik ve poşet giderlerinin yükseldiğini söyleyen Karaoğlu, ürünlerin gün sonunda satılamaması halinde çöpe gittiğini dile getirdi. Karaoğlu, Antalya, Mersin ya da İzmir’den ürün getirmek için 25-30 bin liralık mazot harcadığını belirterek, “Sattığımız aldığımızı karşılamıyor. Bugün gelen mal bugün satılmıyor. En sonunda günün sonunda mal çöpe gitti” diye konuştu.
Pazarda esnaflık yapan bir başka yurttaş ise emekli aylığıyla iki torununun eğitim masraflarını karşılamaya çalıştığını söyledi. Torunlarından birinin diş hekimliği, diğerinin mühendislik eğitimi aldığını aktaran esnaf, “Onar bin lira gönderdiğimiz zaman gitti” sözleriyle eğitim ve yaşam giderlerinin ağırlığına dikkat çekti.
Aynı esnaf, sosyal yaşam maliyetlerinin de yükseldiğini belirterek torunlarının bir kahvenin 150 lira, bir çorbanın 200 lira olduğunu söylediğini aktardı. “Ben domates ekmek yerim, torunlarımı okuturum” ifadelerini kullandı.
YURTTAŞLARDAN ASGARİ ÜCRET TEPKİSİ
Pazara alışveriş yapmak için gelen Türkan Bayrak da asgari ücretle geçinmenin giderek zorlaştığını söyledi. Eşiyle birlikte çalıştıklarını, evde dört kişi yaşadıklarını belirten Bayrak, buna rağmen pazar alışverişini yapmakta zorlandıklarını ifade etti.
Bayrak, “Asgari ücreti ayarlayan kişi pazara çıkıp kendi alışverişi yapsa bizim ne demek istediğimizi gayet net anlayacaklar. Dört kişi evde iki kişi çalışıyoruz. Çocuklarımı Allah’a emanet edip çıkıyorum. Ama evin pazarını yapamıyoruz” dedi.
Bayrak, gelir-gider hesabı yaparken kiraya 20 bin lira ayrıldığını, bunun üzerine fatura, eğitim, servis, kurs ve mutfak masraflarının eklendiğini söyledi. “Hiçbir şey bilmezsen kuru ekmeği hesapla” diyen Bayrak, temel ihtiyaçların dahi hane bütçesini zorladığını vurguladı.
Meyve satan Ahmet Ünal ise satışların durgunluğundan yakındı. Tezgâha getirilen ürünlerin maliyetini karşılayamadıklarını söyleyen Ünal, “Alıcı yok. Satıcı var. Millette para yok” dedi.
Ünal, tezgâhtaki ürünlerin değerinin en az 30 bin lira olduğunu ancak satıştan 5 bin lira elde edilebildiğini belirterek, ürünlerin elde kalması durumunda çürüyüp atılacağını söyledi. Esnaf ve yurttaşların ortak şikâyeti, pazarda hem satmanın hem de alışveriş yapmanın giderek güçleşmesi oldu.
Haber Kaynağı : 12punto