Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
37,3497
Dolar
Arrow
35,9725
İngiliz Sterlini
Arrow
55,5755
Altın
Arrow
6376,1124
BIST
Arrow
10.729

Uluslararası turizmde güvenlik kaygısı

Bu haftaya çok üzücü bir haberle başlamıştık. Etiyopya’nın Tum şehrine yakın kırsal kesiminde safari yapan turistik bir gruba soygun amaçlı açılan ateşte üç kişi ölmüştü. Açılan ateşte yaşamını yitirenlerden ikisi ise bölgede safari gezisine turist olarak katılan Türk iş insanları idi. Aynı olayda kafilenin Etiyopyalı şoförü de öldürülmüştü. Gruptaki başka iki Türk ise saldırıdan son anda kurtulmuştu. Bu feci olaydan sağ kurtulan Türk turistler olayda yaşamını yitiren arkadaşları iki Türk iş insanının bulunduğu safari aracının lastiklerinin isabet aldığını ve bu yüzden kaçamadığını belirterek biraz para ve eşya için bunun yapıldığını söylemişti. Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ise Etiyopya makamlarının temasları hakkında bilgi vermiş, turistlerin seyahatleri öncesinde gidecekleri bölgeyle ilgili araştırma yapmasında fayda olduğunu aktararak, “Bu amaçla Büyükelçiliğimizle temas kuran vatandaşlarımıza gerekli yönlendirmeyi yapmaya hazırız.” demişti.  

Öncelikle saldırıda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, kurtulanlara da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu yaşanan trajik olay uluslararası turizmde güvenlik kaygılarını da yeniden gündeme getirdi. Uluslararası turizmde seyahat güvenliğinin önemi ve turist tercihleri üzerindeki etkisi bir kez daha ortaya çıktı. Bilhassa dış turizmde güvenlik algısının seyahat karar sürecine etkisi ve küresel güvenlik risklerinin uluslararası turizm talebine yansımaları yeniden tartışılır oldu. 

Turist Güvenliği ve Destinasyon İmajı Arasındaki İlişki

Turist güvenliği, bir destinasyonun uluslararası ve yerel ziyaretçiler nezdindeki imajını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri. Gezginler, gidecekleri yerleri seçerken doğal güzellikler, kültürel miras ve fiyat avantajları kadar kendilerini ne kadar güvende hissedeceklerini de dikkate alıyor. Terör, doğal afet, suç oranları ve sağlık riskleri gibi güvenlikle ilgili olumsuzluklar, destinasyon imajını hızla zedeleyebiliyor. Buna karşılık, güçlü güvenlik önlemleri, etkili kriz yönetimi ve şeffaf bilgilendirme politikaları, turistlerin bir destinasyona yönelik algısını olumlu yönde şekillendirerek tercih edilirliğini de artırıyor. Turist güvenliğine yapılan yatırımların ise sadece kısa vadeli koruyucu önlemler olarak değil, destinasyonun marka değeri ve sürdürülebilir turizm gelişimi açısından stratejik bir unsur olarak değerlendirilmesi gerekiyor. 

Pandemi Sonrası Dönemde Uluslararası Seyahat Güvenliği Algısı

Uluslararası seyahat güvenliği algısını iki ana başlıkta incelemek mümkün. Pandemi öncesi ve sonrası. Pandemi öncesi dönemde algının daha çok küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve iklim kaynaklı afetler nedeniyle şekillendiğini görüyoruz. Bu dönemde gezginler gidilecek ülkedeki siyasi istikrarı, suç oranlarını ve acil durumlara müdahale kapasitesini yakından değerlendiriyor. 

Pandemi sonrası bu algının önemli bir dönüşüm geçirdiğini görüyoruz. Bu süreç turistlerin seyahat kararlarını etkileyen güvenlik kavramına sağlık risklerini güçlü biçimde dahil etti. Salgın öncesinde daha çok terör, suç oranları ve siyasi istikrarsızlık gibi unsurlar ön plandayken, pandemiyle birlikte hijyen standartları, sağlık altyapısı ve acil durum yönetimi temel belirleyiciler hâline geldi. Bu durum, ülkelerin ve destinasyonların yalnızca güvenli değil, aynı zamanda “sağlık açısından güvenilir” olarak algılanmasını da zorunlu kıldı. 

Pandemi sonrası dönemde uluslararası seyahatlerde güvenlik algısını şekillendiren bir diğer önemli faktör ise uygulanan resmi düzenlemeler ve iletişim politikaları oldu. Aşı sertifikaları, dijital sağlık pasaportları, sınır kontrolleri ve seyahat sigortaları, turistlerin kendilerini güvende hissetmelerinde belirleyici rol oynuyor ancak yakın zamanda vatandaşlarımızın yaşadığı acı olay gibi suç vakaları da algıyı şekillendirmeye devam ediyor. Bu sebeple gezginlerin algısı sadece objektif risklere değil, bu risklerin nasıl yönetildiğine ve kamuoyuna nasıl yansıtıldığına da bağlı. Bu nedenle güvenlik, artık yalnızca bir önlem değil; destinasyonların rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan biri olarak da öne çıkıyor.

Akıllı Turizm Uygulamalarının Turist Güvenliği Üzerindeki Rolü

Dijital teknolojilerin uluslararası turizmde seyahat güvenliğine katkısı büyük. Akıllı turizm uygulamaları, dijital teknolojilerin turizm sektörüne entegrasyonu sayesinde turist güvenliğinin artırılmasında önemli bir rol üstleniyor. Mobil uygulamalar, akıllı haritalar, gerçek zamanlı uyarı sistemleri ve konum tabanlı hizmetler, turistlerin bulundukları destinasyonda olası riskler hakkında anında bilgi almasını sağlıyor. Özellikle acil durum bildirimleri, sağlık hizmetlerine hızlı erişim ve güvenli ulaşım seçeneklerinin dijital platformlar üzerinden sunulması, turistlerin kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sunuyor. Turistlerin sosyal medya paylaşımları, çevrim içi yorumlar ve seyahat platformlarındaki değerlendirmeler de destinasyonların güvenlik imajını doğrudan etkiliyor. Dijitalleşmenin etkisiyle sosyal medya, seyahat uyarıları ve anlık haber akışı, destinasyonlara yönelik algının hızla şekillenmesine neden olurken, güvenlik algısındaki küçük değişimler bile turizm talebinde ciddi dalgalanmalara yol açabiliyor.

Turizm İşletmelerinde Seyahat Güvenliği Yönetimi

Seyahat edilecek her destinasyonun turizme alışık güvenli bölgeleri kadar tehlikeli yerleri de var. İş, eğitim ya da deniz, kum ve güneş tatili gibi seyahatlerin dışında deneyimsel turlara katılmayı planlayan gezginlerin bireysel seyahat yerine profesyonel gezi tasarımcılığı ile uzmanlaşmış seyahat acenteleri ile seyahat etmesini tavsiye ediyorum. 

“Profesyonel Gezi Tasarımcılığı” başlı başına bir başka yazının konusu olabilir. Bugün konumuza ilişkin sonu “seyahat acenteleri özelinde turizm işletmelerinin seyahat güvenliği yönetimi” üzerine yapalım. 

Dış turizmde faaliyet gösteren seyahat acentelerinde seyahat güvenliği yönetimi, farklı ülkeler ve kültürler arasında gerçekleştirilen yolculuklarda turistlerin karşılaşabileceği riskleri en aza indirmeyi amaçlayan kritik bir süreç. Vize işlemleri, ulaşım organizasyonu, konaklama seçimi ve rehberlik hizmetleri gibi aşamalarda güvenlik kriterlerinin gözetilmesi, acentelerin temel sorumlulukları arasında yer alıyor. Ayrıca siyasi istikrarsızlık, sağlık riskleri ve doğal afetler gibi uluslararası düzeyde değişkenlik gösteren tehditlerin yakından takip edilmesi, gezginlere doğru ve güncel bilgilendirme yapılmasını zorunlu kılıyor. Bu kapsamda etkin bir güvenlik yönetimi, turistlerin yurt dışı seyahatlerine olan güvenini artırarak acentelere duyulan kurumsal güveni güçlendiriyor. 

Bununla birlikte, dış turizm acentelerinde seyahat güvenliği yönetimi teknolojik altyapı ve kriz yönetimi yetkinlikleriyle daha da önem kazanıyor. Dijital rezervasyon sistemleri, acil durum iletişim hatları ve seyahat sigortaları, olası risklere karşı koruyucu bir çerçeve sunuyor. Acentelerin yurtdışındaki iş ortaklarıyla güçlü iletişim ağları kurması ve kriz anlarında hızlı müdahale edebilmesi, turist güvenliğinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Bu yaklaşımlar, yalnızca olumsuz durumları önlemekle kalmayıp, aynı zamanda acentelerin uluslararası pazardaki rekabet gücünü ve marka değerini artıran stratejik bir unsur olarak da önem arz ediyor.