Dünyada en ilgi çeken spor dalı futboldur.
Ayaktakımı sporu diye de geçer lügatta.
Ne salon ne de ekipman lazımdır.
Mahalle aralarında taşlarla kurulan kaleler yeterlidir, oynamak için.
Dolayısıyla taraftarı da yine benim gibi ayaktakımıdır.
Çocukluk hayallerimizi, tuttuğumuz takımın oyuncuları ile gerçekleştirmeye çalışırız.
Cemiller, Ali Kemaller, Şenollar, Lefterler, daha eskiye gidersek Baba Hakkılar.
Çocuklar için rol model olmuşlardır.
Ama geçtiğimiz 20-30 yıl içinde işler değişti.
Artık takımların ilk onbirlerini bilemez olduk.
Takımlarda yerlilik ve süreklilik kalmadı.
Sonrasında da Afrikadan transfer edilen karalar işi değiştirdi.
Kim olduğu belli olmayan, yaşları bile kesin bilinmeyen ve anatomik yapıları genetik olarak farklı olan oyuncular liglere çöktüler.
Normal insana göre daha fazla kasları olan ve çok daha hızlı koşan bu futbolcular, iş disiplini konusunda diğerleri gibi değiller.
Derken Güney Amerikalılar da iş disiplini açısından sorun yaratmaya başladılar.
Bu kökü belli olmayan iki grup, futbolun sistematik yapısını bozuyor.
Milyonluk transfer bedelleri yetmemiş olacak ki menajerleri aracılığı ile avanta peşinde koşuyor, son dakikalarda topu elleriyle kaleye sokuyor ve maçların sonuçlarına direkt etki ediyorlar.
İdda ve bahis şirketlerinin de hakkını yemeyelim, sistemi bozan ateşe odun atma yarışında.
Hoş, gayrinizami şartlar herkes için eşittir, tabiki kullanma ahlakı gösterenlere.
Ancak bu durumda, sporcunun belki en zekisi veya çeviği değil de en ahlaksızı neticeyi belli ediyor.
Bizim de milyonlarımız, vaktimiz, neşemiz ve hayallerimiz heba oluyor.
Çok Okunanlar
Nagehan Alçı’nın medrese çıkışına Fatih Altaylı’dan yanıt
Tutuklu Erdal Beşikçioğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na dikkat çeken sözler
Fenerbahçe'de Talisca için ayrılık iddiası
Hilmi Tuna Kuriş yurt dışına kaçış hazırlığındayken yakalandı
Gazilerimize 'Vefa'dan notlar!..
Ne Türk Cumhuriyetleri bizi dinliyor ne Suriye’de fikrimizi soran var
FC 27’de Beşiktaş reytingleri açıklandı
Sıcak paranın gölgesinde
Motorine bu gece zam bekleniyor
Muhammed Ali’den, Muhammed Salah’a Trabzon ve Müslümanlar