Trabzon, Türklüğün en merkez bölgelerinin başında gelen bir yerleşim yeridir.
Günümüzün merkezi olduğu gibi Doğu Roma’nın da merkeziydi.
Sümela Manastırı en önemli belgedir.
Türünün en iyi örneğidir.
Muhammed Salah gibi hem son Dünya kupasının hem İngiltere liginin hem de müslüman aleminin yıldızının transferi bu sebeple önemlidir.
Dünyada müslüman alemi için Salah’dan önce rahmetli meşhur boksör Muhammet Ali vardı.
On birinci yüzyıldan sonra ilim, fen, sanat, felsefe ve sanayi alanlarının yanında spor alanında da mağlup olan müslümanları hayata bağlayan ve medeni Dünyayla mücadelesinin nazar boncuğu, Muhammet Ali’nin kroşesiydi.
Bin yıl sonra, Muhammed Ali’nin yumruğu, bir uyanış vesilesi olmaya ve çabalamadan başarı gelmeyeceğini anlatmaya uğraştı.
Müslümanlar, sanayi devrimlerine karşı geri kalmışlığın ezikliğin hikayesi ve mahcubiyetini Muhammed Ali’nin yumruğu ile göğüslemeye çalıştı.
Muhammet Ali’nin ışığına rağmen, “Bir dönüm bostan yan gel Osman” felsefesiyle, aklı veren yaratıcıyı devre dışı bırakarak, devrimsel süreçlere dahil olamadı.
Sanayi devrimleride yoksun, sosyal haklarda yoksun, üretimde yoksun, verimlilikten yoksun, felsefede yoksun, matematikte yoksun.
Peki nerde varsın?
Okyanusta varsın ki, o da oşinograf olarak değil.
Mavi sularda boğulan sensin.
Yüksek ölüm riskine rağmen, denizleri ilkel şişme botlarla aşmaya çalışan sığınmacıların yüzde seksen beşi müslüman.
Ve bu müslümanlar, müslüman olmayan ülkelere doğru kulaç atıyor.
On birinci yüzyıldan sonra İslam felsefesi ile genişleme kabiliyetini kaybeden müslümanlar, nüfus transferi ile fetihler yolunu seçti.
Zengin azınlığı, firstclass koltuklarda ulaştı Avrupaya.
Çoğunluğu da şişme botlarla, Avrupa karasının sahillerine vurdu.
O karada da ezan okuyarak ve namaz kılarak ve üreyerek çoğalmayı ve yeni fetihleri hayal ediyor.
Ediyor da Endülüs’ün başına gelenleri aklına getirmiyor.
Getiremiyor çünkü, on birinci yüzyıla kadar ilaç, uzay,felsefe ve matematik gibi temel bilimler alanlarında uğraş veren müslümanlar, özellikle on beşinci yüzyıldan sonra hadis, siyer ve hikaye gibi hayal ve rüyalara yönelince, gerçeklikle bağını kopardı.
Kopan bağ, islam felsefesinin bilim temelli büyümesini durdurdu.
Hurafe temelli büyümesini başlattı.
Muhammet Salah, kopan bu bağı yeniden tesis etmek için ve bilimsel temele oturtmak şutlarıyla müslümanları uyandırmaya çalışıyor.
Trabzon da bu uyanışa vesile olmaya çalışıyor.
Olur mu bilmem.
Bence pek olur gibi durmuyor.
Çok Okunanlar
Nagehan Alçı’nın medrese çıkışına Fatih Altaylı’dan yanıt
Hilmi Tuna Kuriş yurt dışına kaçış hazırlığındayken yakalandı
Mezarı beklenen oğul
Gazilerimize 'Vefa'dan notlar!..
Sıcak paranın gölgesinde
Ne Türk Cumhuriyetleri bizi dinliyor ne Suriye’de fikrimizi soran var
Motorine bu gece zam bekleniyor
Alparslan Kuytul'un yeğeni bakın kim çıktı
Fatih Tekke: Macaristan’a tur için gideceğiz
Muhammed Ali’den, Muhammed Salah’a Trabzon ve Müslümanlar