Yıllardır süren o meşhur, gözleri yuvalarından fırlatan enflasyonist parti yavaş yavaş bitiyor. Işıklar açılıyor, müzik kısılıyor ve sabahın ilk ışıklarıyla birlikte aynaya bakma vakti geliyor. Uzun zamandır ticaret yapmak, akıntılı bir nehirde altı delik bir botla ama arkadan esen devasa bir rüzgarla ilerlemeye benziyordu. Enflasyon rüzgarı öyle güçlüydü ki, botun delik olmasını, yani operasyonel verimsizlikleri, kötü yönetimleri ve astronomik borçlanma maliyetlerini kimse fark etmiyordu. Nasılsa bugün alınan mal yarın iki katına satılıyor, raftaki ürün durduğu yerde değer kazanıyor, cirolar her çeyrek milyar liralık rekorlar kırıyordu. İşte tam bu noktada, ekonomi yönetiminin dezenflasyon programının hissedilmeye başlandığı, faizlerin yüksek ama büyümenin yavaşladığı bu araf döneminde, iş dünyası ciro obezitesi adını verdiğimiz son derece sinsi bir hastalığa yakalanıyor.
Piyasadaki pek çok CEO ve patron, bilançolarındaki o bol sıfırlı gelir tablolarına bakıp kendilerini büyüme şampiyonu zannediyor. Oysa bu, gözleri kör eden bir illüzyondan başka bir şey değil.
Bir düşünün: 2022’de cirosu 50 milyon TL olan bir şirket, enflasyonla birlikte 2024’te 150 milyon TL’ye ulaştı. Sahibi “İki yılda üçe katladım” diye gurur duyuyor. Oysa adetsel satış aynı kaldı, kâr marjları eridi, borç yükü ise iki katına çıktı. İşte ciro obezitesi budur: Sayı şişmanlar, sağlık ölür.
Enflasyonun ateşi düşüp talep adetsel olarak gerilerken, yani tüketici radikal bir şekilde frene basarken, gerçeklikle yüzleşmek kaçınılmaz hale geliyor. Artık fiyatı her canınız sıkıldığında artıramadığınız, artırsanız da satamadığınız bir dönemin tam merkezindeyiz. Bu yeni konjonktürün en büyük riski, yüksek ciroya aldanıp hantal maliyet yapılarını küçültmeyen ve nasılsa nakit dönüyor diyerek işletme sermayesini korumayan şirketlerin, aniden nakit kuraklığıyla boğulmasıdır. Satış hacimleri daralırken işçilik, enerji ve kira gibi katı giderlerin zirvede kalması, paranın ise hâlâ çok pahalı ve ulaşılmaz olması, geçmiş iki yılın ezberiyle agresif stok tutan şirketleri doğrudan bir likidite krizine doğru sürüklüyor.
Ciro Obezitesi Tehlikesi
Bu sinsi yanılsama, şirketlerin operasyonel kaslarını zayıflatırken onları kırılgan bir yapıya mahkum ediyor. Kasaya girmeyen para, hacmi ne olursa olsun satılmamış sayılır ve enflasyon rüzgarı dindiğinde geriye sadece verimsizliğin çıplak gerçeği kalır. Bu sıra dışı dönemi hasarsız atlatarak anti-kırılgan bir yapıya kavuşmak isteyen şirketlerin, hacim odaklı düşünmeyi bir kenara bırakıp acilen marj ve likidite kültürüne geçmesi gerekiyor. Şirketler derhal ciroyu değil, adetsel satışı ve net nakit akışını ana gösterge haline getirerek finansal bir röntgen çekmek zorundadır. Fiyat artışlarının arkasına gizlenmiş tüm operasyonel israflar, gereksiz harcamalar ve verimsiz lojistik hatları tek tek kesilip atılmalı, şirketler vakit kaybetmeden radikal bir enflasyon diyeti uygulamalıdır.
"Dursun, değerlenir" mantığının sonuna gelindiği için, stok tutmanın finansman maliyetinin malın değerlenme hızını yuttuğu gerçeği kabul edilmeli ve tam zamanında yönetim modellerine sert bir dönüş yapılmalıdır.
Özetle dostlar; önümüzdeki dönem, en çok bağıranın ya da en büyük ciroya sahip olanın değil; en esnek olanın, nakdini bir kutsal emanet gibi koruyanın ve enflasyon illüzyonundan en erken uyananın dönemi olacak.
Parti bitti. Şimdi aynaya bakıp şu soruyu sorma zamanı:
Enflasyon rüzgarı dindiğinde, bizi suyun üstünde tutacak gerçek bir kas gücümüz var mı? Şirketiniz bu yeni dönemin finansal disiplinine ve operasyonel çevikliğine gerçekten hazır mı?
Çok Okunanlar
Oğlunu öldüren babanın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı
Memur ve emeklilerin 5 aylık enflasyon farkı ortaya çıktı
Bakan Uraloğlu: Discord açılacak
Özgür Özel yeni parti için düğmeye bastı!
Zanlının ifadesi: Eşim ile bacanağımın ilişkisi olduğundan şüphelendim
ABD, Orta Doğu'da yaşayan vatandaşlarını uyardı
Gürsel Tekin'den dikkat çeken çıkış
Üç büyükşehir belediye başkanı devreye girdi
Özgür Özel’in konuşması sırasında Meclis’te elektrik kesintisi yaşandı
Esenboğa'da uçak kabininde yangın çıktı