Enflasyon deyince akla market reyonlarındaki fiyat etiketleri gelir. Oysa çok daha sinsi, çok daha yıkıcı bir türü var: Güven Enflasyonu.
Bu, ne TÜİK ne Eurostat ne de Fed rakamlarıyla ölçülebilen, hiçbir merkez bankasının faiz kararlarıyla durduramadığı küresel bir olgudur. Güven Enflasyonu parayı olduğu kadar geleceği de eritir. Bugün dünyanın neresinde olursanız olun, kimse bir bilançoya, ekspertiz raporuna, indirim kampanyasına, şirket değerlemesine tam olarak güvenemiyor. Londra'da, New York'ta, Tokyo'da, İstanbul'da aynı soru yankılanıyor: Bu rakamlar gerçek mi? Peki insanlar hiçbir sayıya, hiçbir vaade güvenmezse ne olur? İşte o noktada sadece bir ekonomi krizinden değil, küresel bir varoluş krizinden bahsederiz. Bu krizin adı: Finansal Nihilizm.
Sistem Neden Çürüyor?
Ekonomi fizik kuralları gibi değil, inanç kuralları gibi işler. Bankaya para yatırmanız, o bankanın yarın da var olacağına duyduğunuz güvendir. Ev almanız, değerinin korunacağına olan inancınızdır. Şirkete yatırım yapmanız, bilançosunun gerçeği yansıttığına dair emin olmanızdır.
Güven Enflasyonu işte tam burada devreye girer: Rakamlar şişerken güven buharlaşır. Açıklanan her veriye "acaba?" sorusuyla bakan toplumda en doğru politika bile işlemez. Bu açmaz artık sadece gelişmekte olan ülkelerin yapısal krizi değil; ABD’nin sürekli revize edilen enflasyon verilerinde, Avrupa’nın oynak enerji denklemlerinde ve Çin’in patlayan gayrimenkul balonunda cisimleşen küresel bir sistem hatasıdır. Güven Enflasyonu paranın değil, iradelerin eridiği bir çağdır. Bu güven zinciri koptuğunda ekonominin tüm mekanizması felç olur. Geriye sadece şüphe ve tedirginlik kalır.
Güven Enflasyonu Bireyi Nihilizme İter
Güven Enflasyonu ile yoğrulmuş, geleceğine dair hiçbir garanti görmeyen biri artık birikim yapmaz. On yıl sonraki emekliliği için para biriktiren Amerikalı işçi, Alman mühendis ya da Türk memur, bugün aldığı faizin enflasyon karşısında eridiğini görünce "Ne gerek var?" der. Tasarruf, rasyonel bir davranış olmaktan çıkıp anlamsız bir ritüele dönüşür.
Bu iklimde uzun vadeli plan yapmak da imkansızlaşır. Konut sahibi olma hayali, yıllarca sürecek ağır bir kredi bağlılığı demektir. Ama önümüzdeki birkaç yılı bile göremeyen zihin, böylesine uzun vadeli bir ipoteğin altına girmeyi akıl hastalığı sayar. "Vade" kelimesi, kitlelerin zihninde alaycı bir gülümsemeye dönüşür.
Gelecek perspektifi kaybolunca, birey kaçınılmaz olarak anlık tüketime ve yüksek riske yönelir. "Yarın yokmuş gibi yaşa" felsefesi; kontrolsüz lüks tüketimi, kripto para kumarını ve meme stock (sosyal medyada popülerleşip temel değerinden koparak hızla yükselen hisseler) çılgınlığını meşrulaştırır. Sistematik birikimin yerini, "bugün kazan, yarın ne olursa olsun" mantığı alır.
Toplumsal Sonuçlar Ağır
Bu tablo sadece Z kuşağının değil, X ve Y kuşaklarının da ortak psikolojisidir. Kırk beş yaşındaki Londralı beyaz yakalı, emeklilik fonunun bir anlamı olmadığını bilerek yaşıyor. Elli beş yaşındaki İstanbullu esnaf, dükkanını devredeceği evlat göremiyor. Tokyo'da otuz yaşındaki bir genç evlenmeyi bile geleceksizlik nedeniyle erteliyor.
Güven Enflasyonu bireyi nihilizme iterken, finansal nihilizm de sisteme olan güveni yok eder. Kısır döngü tamamlanır.
İşte asıl sarsıcı olan budur: Güven Enflasyonu ve finansal nihilizm aynı madalyonun iki yüzüdür. Bu iki dinamik birleştiğinde ortaya çıkan tablo klasik ekonomik krizlerden çok daha yıkıcıdır. Çünkü iflas eden sadece şirketler değil, küresel toplumsal sözleşmedir. Geleceğini satın alamayan insan bugünü ateşe verir. Birikim kültürünün ölümü; sorumluluğun, sabrın ve dayanışmanın da ölümüdür.
Çok Okunanlar
FIFA'nın kararı Mısır ve İran'ı harekete geçirdi
CHP kulislerini karıştıran iddia
Milli takımın yıldızının babasından Montella ve Hakan Çalhanoğlu'na tepki
'Cumhurbaşkanına hakaret' suçlamasıyla tutuklandı… Dava açma izni verilmedi!
Ucuza lahmacun sattığı için şikayet edilen esnaf
Avrupa borsalarında dalgalanma: Endeksler düşüş eğiliminde
Kılıçdaroğlu’nun İstanbul programı iptal olmuştu
Ali Koç ve Brad Pitt aynı locada maç izledi
DEM Parti'den 'AK Parti'ye neden inanalım' çıkışı
Ferdi Kadıoğlu'nun otel siparişi sosyal medyada gündem oldu