Günlerdir Pensilvanya’daki çiftliği boşaltılan ve buradan götürülen Fetullah Gülen’in sağlık durumu konuşuluyor, “Ölüyor, öldü” deniliyor.
Bugün itibarıyla gündeme gelen son iddia ise; ABD’nin, Gülen’i MİT’e teslim ettiği, uçağının Türkiye yolunda olduğu ve bu bilginin şimdilik gizli tutulduğu.
Doğrudur, değildir – bilemeyiz; ama şundan çok eminiz: ABD, Gülen’i verdi veya verecekse mutlaka karşılığında bir şey istemiştir.
ABD’ye gidişini hatırlayalım. Kenya’da teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı teslim ettiler, karşılığında Gülen’i aldılar.
Nitekim Milliyet Yazarı Zafer Şahin de bugün bunu anlatıp, “Dönemin Başbakanı Ecevit’i bile şaşırtan bu teslimat aslında küresel çetenin yeni bir projeye başladığının işaretiydi. Öyle de oldu.” yorumunu yaptı.
Çeyrek asır sonra çanların bu kez FETÖ elebaşı için çaldığını, küresel çetenin tıpkı 1999’da olduğu gibi yeni bir proje için kolları sıvadığını kaydeden Şahin, “Ölüsünü ya da dirisini Kenya’da Türkiye’ye teslim ederlerse şaşırmayın. Zaten yaşayan bir ölüden farksızdı.” dedikten sonra Gülen’den sonraki “Yeni FETÖ” projesine hazırlıklı olunması uyarısında bulundu.
“Küresel çete” malûm; mutlaka ki, Türkiye için yeni iyilikler (!) düşünüyordur. Ancak evvel emirde odaklanmamız gereken, ABD’nin bu ahı gitmiş vahı kalmamış canlı cesedi niye, daha önemlisi ne karşılığında verecek olmasıdır.
Filistin-İsrail savaşı dışında ülkemizi doğrudan ilgilendiren sıcak gündem konuları ne?
Birincisi; Suriye’deki terör örgütünün 11 Haziran’da yapmayı planladığı, Ankara’nın ise şiddetle karşı çıktığı belediye seçimleri.
İkincisi; Rusya-Ukrayna savaşında, artık sadece ABD ve kimi ülkelerin değil, doğrudan NATO’nun da Ukrayna’ya silah ve asker göndermesinin planlanması.
Vazgeçtik Ankara’nın bu konularda ABD’ye taviz vermesinden; aynen teröristbaşı Öcalan gibi, başına çuval geçirilmiş Fetullah Gülen’in uçaktan indiriliş görüntüleriyle iç-dış gündemimiz tümüyle tepetaklak olur ve her şey aylarca unutulur mu unutulmaz mı?!
“Canlı ceset” dedik… Şayet bir mucize olup da iyileşmediği takdirde sorgulanamaz, yargılanamaz, hapse atılamaz.
Üstüne bir de mezarı başımıza bela olur!..
Yaptıklarını yaşadığını göremeyeceğimize göre; onu almak yerine ABD’den, cenazesini CIA’nın veya Beyaz Saray’ın bahçesine gömmesini istememiz daha iyi olmaz mı?
Müyesser YILDIZ
4 Haziran 2024
Çok Okunanlar
Deniz Göktaş hakkında tutuklama kararı
Rusya'nın Novorossiysk kentinde benzin krizinin arkasında saldırılar var
Kılıçdaroğlu'na mahkeme salonunda tepki yükseldi
CHP'de dengeleri değiştiren anket
Mısır kafilesi ve ABD polisi arasında gerginlik
Bedelli askerlik ücretine bir zam daha
Deniz Göktaş'tan bize yansıyanlar: Kutsal, eleştiri ve mizahın sınırları
Cem Yılmaz paylaşımlarını bir gecede sildi
400 gram altını pazarda çaldırdı
NATO için öğretmenler 'ücretsiz izin'e zorlanıyor