Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

23 yıllık AKP geleneği: Kâr garantili kara düzen

Elektronik Mühendisi ve CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ yazdı: 23 yıllık AKP geleneği: Kâr garantili kara düzen

23 yıllık AKP geleneği: Kâr garantili kara düzen

Mehmet ÖZDAĞ 

Elektronik Mühendisi - CHP Samsun İl Başkanı @mozdag55

FATURA DEĞİL, DAĞITIM BEDELİ SOYGUNU!

Düşük kademedeki konutlarda enerji bedeli sabit kalırken, dağıtım bedeli son 5 yılda yüzde 880 arttı. Bugün düşük kademede faturanın yüzde 75’i doğrudan dağıtım şirketlerine gidiyor.

Elektriğe konutlar için yapılan yüzde 25’lik son zam, yalnızca hane bütçelerini değil, önümüzdeki dönemde tüm mal ve hizmet fiyatlarını etkileyecek yeni bir zam dalgasının da habercisidir. Ancak bu artışın kaynağına bakıldığında; kamuoyunda yaygın olarak sanıldığı gibi üretim maliyetleri değil, doğrudan dağıtım bedellerindeki artışın belirleyici olduğu görülmektedir.

Resmî Gazete’de yayımlanan son tarife düzenlemesine göre, düşük kademedeki konut abonelerinde —yani günlük 8 kWh tüketimi aşmayan hanelerde— enerji bedeli artırılmamış, buna karşın dağıtım bedeline yüzde 32 oranında zam yapılmıştır. Vergi ve fonlarla birlikte değerlendirildiğinde bu artışın toplam fatura üzerindeki etkisi yüzde 25’e ulaşmaktadır.

Tablo: 100 kWh tüketim için dağıtım bedeli değişimi

Nisan 2026 itibarıyla düşük kademedeki bir konut abonesi, 100 kWh tüketim için toplam 323,8 TL ödemektedir. Bu tutarın yalnızca 49,4 TL’si enerji bedelidir. Başka bir ifadeyle faturanın sadece yüzde 15’i gerçek tüketimi yansıtırken, yüzde 75’i dağıtım şirketlerine, kalan yüzde 10’u ise vergi ve fonlar yoluyla kamuya gitmektedir.

________________________________________

5 KAT HİZMET BEDELİ Mİ OLUR?

Bugün ortaya çıkan tablo son derece çarpıcıdır: 1 kWh elektrik için yaklaşık 49 kuruş enerji bedeli ödenirken, aynı elektriğin dağıtımı için bunun yaklaşık 5 katı, yani 2,4 TL tahsil edilmektedir.

Bu, ne piyasa mantığıyla ne de kamu yararı ilkesiyle açıklanabilecek bir durumdur. Ortada açık bir tercih vardır:

Vatandaş yerine dağıtım şirketlerinin korunması.

EPDK’nın 3 Nisan 2026 tarihli resmi açıklaması bu gerçeği örtbas etmektedir. Kurum, zammı “üretim ve dağıtım maliyetleri arttı” diye gerekçelendirmiştir. Oysa düşük kademede enerji bedeli değişmedi; zamın tamamı dağıtım bedeline yapıldı. Madem üretim maliyeti artmadı, dağıtım bedelini yüzde 32 etkileyen kalemi EPDK açıklasın.

________________________________________

BU KARA DÜZEN, KENDİLİĞİNDEN DÜZELMEZ!

AKP’nin 23 yıllık iktidar dönemine bakıldığında görülen en çarpıcı gerçek sudur: Bu düzen, kendiliğinden düzelmez. Fatura yükü ancak örgütlü halk baskısıyla geri adım attırabilir — bunu bizzat yaşadık.

Ocak 2022’de AKP iktidarı, 100 TL’lik faturada yalnızca 1 TL’ye karşılık gelen TRT payını kaldırarak sanki indirim yapıyormuş izlenimi verdi. Oysa aynı anda hem kademeli tarife sistemi devreye sokuldu hem de elektriğe yüzde 50 ile yüzde 127 arasında değişen fahiş zamlar gerçekleştirildi. Mesken düşük kademe yüzde 49,6, mesken yüksek kademe yüzde 125, iş yerleri yüzde 127 zamlandi.

Halk bu insıfsızlığa sessiz kalmadı. Kuzeyden güneye, doğudan batıya esnaf meydanlara indi, sivil toplum Enerji Bakanlığı önünde toplantı düzenledi, CHP konuyu yargıya taşıdı. Sonuç ne oldu? İktidar 2022’nin ilk üç ayında üç kez geri adım atmak zorunda kaldı: Ocak’ta 5 kWh olan kademe sınırı Şubat’ta 7’ye, Mart’ta 8 kWh’e çıkarıldı. Mesken abonelerinin yüzde 81’i bu süreçte düşük kademeli tarifeye geçirildi; ticarethane aboneleri kapsama alındı; KDV yüzde 18’den yüzde 8’e düşürüldü.

Kısaca; Millet iradesi, sokağa dökülerek insafsız zam ve kademe uygulamasından geri adım attırdı. 

________________________________________

DAĞITIM BEDELİNİ İNDİRİN!

Enerji gibi temel bir hizmette devletin asli görevi, maliyet artışlarını doğrudan vatandaşa yansıtmak değil, bu yükü kamu imkânlarıyla dengelemektir.

Atılması gereken en hızlı adım bellidir: Dağıtım bedelleri derhal düşürülmelidir.

Özel dağıtım şirketlerine sağlanan dolaylı sübvansiyonlar sonlandırılmalıdır.

Enerji, bir kâr kapısı değil, temel bir insan hakkı olarak ele alınmalıdır.

Dağıtım bedelinin azaltılması, hane halkını rahatlatmakla kalmayacak; enflasyon sarmalına karşı da en güçlü barajlardan biri olacaktır.


Haber Kaynağı : 12punto

Wodo Network