İngiltere’nin eski Başbakanı Boris Johnson, ailesinin Osmanlı İstanbul’una uzanan geçmişini kaleme aldığı yazısında, büyük-büyük-büyükannesi Hanife Feride’nin Çerkes sürgünü sırasında İstanbul’a getirildiğini ve çocuk yaşta Kapalıçarşı’da satıldığını anlattı.
Johnson, İngiltere’de kölelik geçmişi nedeniyle gündeme gelen tazminat tartışmalarına karşı çıkarken kendi aile hikâyesini örnek gösterdi. Eski başbakan, Hanife Feride’nin Kafkasya’daki savaş ortamından kaçan bir mülteci olduğunu, Karadeniz’i ahşap bir teknede yaklaşık 10 günde geçtiğini ve İstanbul’da pazara çıkarıldığını yazdı.

Johnson yazısında, dönemin koşullarına ilişkin aktarımında Çerkes kız çocuklarının fiyatlarının savaş ve sürgün nedeniyle düştüğünü belirtti. Eski başbakan, London Post’un İstanbul’dan yayımladığı bir haberde “Hiçbir zaman beyaz insan eti şu anda olduğu kadar ucuz olmamıştı” ifadesinin yer aldığını da aktardı.
Hanife Feride’nin daha sonra bir Türk kadın tarafından satın alındığını belirten Johnson, genç kızın bu evde eğitim aldığını ve 13 yaşındayken 43 yaşındaki dul bir iş insanıyla evlendirildiğini yazdı. Johnson, aile araştırmasını kız kardeşi Rachel ve kuzeni Sinan’ın yürüttüğünü ifade ederek, “Biz Johnsonlar da köle soyundan geliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
TAZMİNAT TARTIŞMASINA KARŞI ÇIKTI
Johnson’ın yazısındaki temel vurgu, kölelik nedeniyle bugünün vergi mükelleflerinden tazminat talep edilmesine karşı çıkması oldu. Eski başbakan, Osmanlı İstanbul’unda farklı bir yönetim altında yaşananlar nedeniyle “modern Türk vergi mükellefinin” neden ödeme yapması gerektiğini sorguladı.
Rusya’nın Çerkes sürgünündeki rolüne de değinen Johnson, bu mantıkla Kremlin’den tazminat istenebileceğini söyledi. Ancak bunun gerçekçi olmadığını savunan Johnson, Vladimir Putin’e yazıp tazminat istemenin sonuçsuz kalacağını ima etti.
Johnson, transatlantik köle ticaretini “insanın insana zulmünün” ağır örneklerinden biri olarak nitelendirirken, geçmiş kuşakların eylemleri için bugünkü nesillerin mali sorumluluk üstlenmesini doğru bulmadığını belirtti. Yazısını, köleliğin torunlarına tazminat ödenmemesi gerektiği görüşüyle tamamladı.
Hanife Feride’nin hikâyesi daha önce de İngiliz basınında gündeme gelmişti. Rachel Johnson, ailesinin geçmişinin araştırıldığı bir belgeselde Hanife Feride’nin Çerkes sürgünü sırasında İstanbul’a geldiğini ve küçük yaşta evlendirildiğini öğrendiğini anlatmıştı.
Boris Johnson’ın Osmanlı bağlantısı, Hanife Feride ile Ahmed Hamdi’nin oğlu Ali Kemal üzerinden kuruluyor. Osmanlı’nın son döneminde gazetecilik ve siyaset yapan Ali Kemal, Johnson’ın babası Stanley Johnson’ın dedesiydi. Ali Kemal’in İngiltere’de yaşayan çocukları daha sonra anneannelerinin soyadı olan Johnson’ı kullanmaya başladı.
Haber Kaynağı : 12punto