Olası küresel savaşta en güvenli ülkeler açıklandı: Türkiye'nin rolü dikkat çekti
Dünya genelinde artan gerilimler sonrası yapılan analizlerde, küresel bir savaş durumunda en güvenli kabul edilen beş ülke sıralandı. Uzmanların coğrafi izolasyon ve toplumsal dayanıklılık gibi kriterlerle belirlediği bu ülkeler arasında Türkiye'nin yer almama nedenleri de ortaya kondu.
Jeopolitik krizlerin ve bölgesel çekişmelerin şiddetlenmesiyle birlikte, stratejik analiz uzmanları hangi ülkelerin küresel bir savaşta daha az risk altında olabileceğini değerlendirdi. Uzmanlar, modern savaş teknolojilerinin ulaştığı nokta itibarıyla artık hiçbir ülkenin tamamen güvende olmadığını vurgularken, farklı ülkelerin avantaj ve dezavantajlarını kategoriler halinde ele aldı.
Güncel savaş stratejilerinde artık sadece klasik askeri cepheler değil, uzun menzilli füzeler, siber saldırılar ve ekonomik yaptırımlar da önemli bir rol oynuyor. Bu sebeple, olası bir çatışmanın etkilerinin yalnızca sıcak bölgelerle sınırlı kalmayacağı; finans sistemlerinden enerji hatlarına, gıda tedarik zincirlerinden dijital altyapılara kadar pek çok alanı tehdit edeceği ifade ediliyor.
Dünyanın farklı analiz merkezlerinin yaptığı araştırmalar sonucunda, doğal izolasyon, kendi kendine yeterlilik ve toplumsal direncin öne çıktığı beş güvenli ülke öne çıktı:
Yeni Zelanda, Güney Pasifik'teki ulaşılması zor konumu ve kendi gıda üretim kapasitesiyle listenin ilk sırasında yer aldı.
İzlanda'nın ise hem kıtasal çatışmalardan uzak olması hem de enerji ihtiyacını neredeyse tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlamasıyla avantaj sağladığı belirtiliyor. Avrupa'nın merkezindeki İsviçre ise, tarafsızlık politikası, korunaklı coğrafyası ve gelişmiş sivil savunma sistemleriyle güvenli ülkeler arasında sayıldı. Şili ve Arjantin ise, Güney Yarımküre'de bulunmaları ve zengin tarımsal kaynakları ile öne çıktı.
TÜRKİYE'NİN STRATEJİK KONUMU
Listenin açıklanmasının ardından Türkiye'nin neden bu ülkeler arasında yer almadığı sıkça soruldu. Uzmanlar, Türkiye'nin jeopolitik açıdan stratejik bir bölgede bulunmasının hem avantaj hem de dezavantaj yarattığını dile getirdi. Enerji yollarının kesişim noktasında olması ve küresel çatışma bölgelerine coğrafi yakınlığı nedeniyle Türkiye, izole bir güvenli bölge olmaktan çok, potansiyel bir hedef ve belirleyici aktör konumunda değerlendirildi.
Uzmanlar ayrıca, ülkelerin kriz zamanlarındaki dayanıklılığında coğrafi konumdan ziyade toplumsal bütünlük ve altyapı kapasitesinin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kamu kurumlarının sağlığı, toplum içi uyum ve temel ihtiyaçların karşılanabilmesi için geliştirilen yerli üretim olanakları, her ülkenin direnç seviyesini önemli ölçüde etkiliyor. Türkiye'nin bu alanda güçlü avantajlara sahip olduğu da vurgulanıyor ancak risk faktörlerinin ağırlığı nedeniyle "en güvenli ülkeler" sıralamasında bulunmuyor.
Sonuç olarak, küresel tehditler karşısında toplumların hazırlık düzeyi ile altyapı kapasitesi, coğrafi avantajlar kadar önem taşıyor.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
İmamoğlu'nun reddi hakim talebi reddedildi
Bayram sonrası ikinci dalga kabine değişikliği kapıda
ABD destekli İsrail-İran savaşında 10. gün
İran’a saldıran Amerikan askerleri için de dua etmeyelim de!..
İran Savaşı ve küresel düzenin kırılma noktası
İsrail, uzun bir savaşa ne kadar dayanır?
15 Temmuz’a ilişkin dehşet yeni iddialar!..
Yurt dışında solcu, Türkiye’de sağcı olanlar
Hekimler ve neyi bilmediğini bilmek
Falcı savaşı, din hocası futbolu yorumlarsa