Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,1737
Dolar
Arrow
44,0995
İngiliz Sterlini
Arrow
58,9950
Altın
Arrow
7215,1785
BIST
Arrow
10.729

İsrail, uzun bir savaşa ne kadar dayanır?

ABD – İsrail ikilisinin, İran’a saldırıları hız kesmeden sürüyor. ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi, saldırganlıkta sınır tanımazken, pek çok uzman, İran’ın silah stoklarını, ekonomik olarak ne kadar dayanabileceğini, asker sayısını tartışıyor. İran; belli ki ABD – İsrail saldırganlığına karşı, batının tahminlerinden daha iyi hazırlanmış. Direnci de hayli yüksek. Geçtiğimiz yıl İsrail’le yaşanan 12 Gün Savaşı’ndan da kendi adına gerekli dersleri çıkarmış Tahran. 

İran’a batılı uzmanların sorduğu soruları, İsrail’e de sormak gerekir. Çünkü İsrail’i vuran İran füzelerinin, roketlerinin sayısı ve isabet oranı arttıkça, İsrail’deki genç, iyi eğitimli, kentli nüfusun, ABD’ye ve Avrupa ülkelerine göçüp oralarda yaşama eğilimi de artıyor. 

Anımsatalım, İsrail; uzun yıllar abluka altında tuttuğu Gazze’ye saldırdıktan, soykırıma başladıktan sonra, savaş ilan etmişti. Savaş ilanının hemen ardından, 2023 yılı Ekim ayında, 360 bin yedek askeri seferberliğe çağırmıştı. İsrail ordusunun çağırdığı yedek askerler, sanayiden tarıma dek geniş bir yelpazede farklı sektörlerde çalışıyorlar. Yedek askerlik yükümlülüğü 51 yaşına kadar sürüyor. O nedenle bu denli geniş bir kitlenin silahaltına alınması, iş hayatından, üretimden, ticaretten kopması, İsrail açısından önemli bir gelir kaybı, üretim kaybı anlamına geliyor. Nüfusu kabaca 10 milyonu bulan İsrail; bu işgücü kaybını telafi etmekte zorlanıyor. Beyrut merkezli Siyasi Araştırmalar Merkezi’nin raporuna göre; kadınların da askerlik yaptığı İsrail’de yedek kuvvetler, ordunun toplam mevcudunun kabaca üçte ikisini oluşturuyorlar. Bu oran, dünyadaki diğer ordularla kıyaslandığında, birinci sırada geliyor. ABD’deki Global Firepower verilerine göre de, İsrail ordusunda muvazzaf personel sayısı 173 bin, yedek asker sayısı 465 bin. Yedek askerlerin, ordu tarafından çağrıldıklarında ne kadar gönüllü, istekli oldukları ve kaçta kaçının bu çağrıya olumlu yanıt verdiği, ülkede ayrı bir tartışma konusu. 

Zorunlu askerliğin 18 – 21 yaşlarında yapıldığı İsrail ordusunda mesleği askerlik olan muvazzaf güçler, zorunlu askerlik hizmeti kapsamında askere alınanlar ve yedek kuvvetler olmak üzere temelde üç ana grup var. Bir din devleti olması yanında, bir güvenlik devleti de olan İsrail’in, ulusal güvenlik doktrini, “silahlandırılmış, buna göre eğitilmiş ve örgütlenmiş halk” ilkesine dayanıyor. O nedenle İsrail; askerlik yapmış, silah eğitimi almış, eli silah tutan tüm yurttaşlarını askere çağırabiliyor. Yurt dışındaki İsrail yurttaşları için de bu durum geçerli. Dini sebeplerle askere gitmeyen, askere alınmayan bir kesim var ki, bu da sürekli tartışılıyor İsrail’de, dini, siyasi, hukuki ve askeri boyutlarıyla. 

İSRAİL SALDIRGANLIĞI SINIR TANIMIYOR

İsrail; ABD emperyalizminin de sınırsız desteğiyle Filistin’e saldırıyor. Soykırım yaparak, yeni yerleşim birimleri kurarak, Filistin topraklarını işgal ediyor. Lübnan’a saldırıyor. İran’a saldırıyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, siyasi geleceğini bu saldırılar, işgaller ve soykırımlarla uzatmaya, kendisi ve eşi hakkındaki yolsuzluk iddialarını unutturmaya çalışıyor. Bu çabasında başarılı olduğu da görülüyor. 

Fakat İran; ne kadar darbe alırsa alsın, ne kadar saldırıya uğrarsa uğrasın, İran’ın Suriye, Irak, Venezüella olmadığı açık. ABD – İsrail ikilisi de bu gerçeği biliyorlar. İran’da rejimi değiştirmenin çok zor olduğunu görüyorlar. Sadece hava saldırılarıyla, bombardımanla, füzelerle, roketlerle İran’daki hedeflerine ulaşamayacaklarını kabul ediyorlar. O nedenle, İran’a özel kuvvetlerle karadan saldırma ihtimalini tamamen dışlamıyorlar. İran’ın dağlık coğrafyası, geniş yüzölçümü, yüksek nüfusu, halkının direnci, savaş deneyimli ordusu nedeniyle, karadan saldırmayı, işgal etmeyi, şehir savaşı yapmayı göze alamayan ABD – İsrail ikilisinin, belirli stratejik hedeflere özel kuvvetlerle saldırma seçeneğini zaman zaman dillendirmelerine yol açıyor. Fakat bunu da henüz göze alabilmiş değiller. Göze almaları da oldukça zor. 

ABD SİLAH ŞİRKETLERİNİN YÜZÜ GÜLÜYOR

Yorum yaparken, ABD – İsrail’le ilişkilerinin yoğunluğu, derinliği, giriftliği yanında, ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik siyasi, askeri, iktisadi, jeopolitik, stratejik boyutları yanında, ABD ekonomisindeki başat sektörlerden olan askeri endüstriyel yapının kazanç hırsını da dikkat almak gerekiyor. 

ABD’de iş dünyasının, sanayinin, ticaretin yanı sıra, siyasetten bürokrasiye, akademiden medyaya, düşünce kuruluşlarından lobilere kadar çok geniş bir alanda çok büyük etkisi olan askeri endüstriyel yapının, her savaş çıktığında yüzü daha çok gülüyor. ABD her saldırdığında hisse senetleri yükseliyor, kazancı artıyor. NATO üyelerinin savunma harcamalarını artırması da, Arap ülkelerinin silahlanmaya daha çok bütçe ayırması da, Ukrayna’daki savaşın uzaması da, ABD’nin İsrail’e verdiği sınırsız destek de, ABD’deki savunma sanayisine, dev ölçekli silah şirketlerine yarıyor. Bu sektördeki 5 büyükler olarak bilinen Lockheed Martin kazanıyor, Boeing kazanıyor, Raytheon kazanıyor, General Dynamics kazanıyor, Northrop Grumman kazanıyor. Bunlar her yıl ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) rutin olarak, en az, 150 milyar dolarlık iş alıyorlar. 

NATO’nun genişlemesi de bu şirketleri fazlasıyla mutlu etti. Belirtelim; ABD emperyalizmi; hem doğrudan hem de NATO ve Avrupa Birliği vasıtasıyla, Avrupa’yı jeopolitik ve stratejik açıdan ABD güdümüne almıştır. Avrupa refah toplumu olmuştur ama güvenliğini de ABD’ye havale etmiştir. Günümüzde artık o refah toplumu da hayli zayıf düşmüştür. ABD emperyalizminin saldırı ve işgal aygıtı olan NATO; ABD’yi Avrupa’nın içinde, Rusya’yı Avrupa’nın dışında, Almanya’yı kendi sınırlarında tutmakta başarılı olmuştur. ABD’deki silah şirketlerinin kazancını artırmıştır. Öte yandan tüm bu saldırganlık, barbarlık, savaşlar, işgaller, soykırımlar ABD karşıtlığını daha da yükseltmiştir. ABD’ye karşı arayışları, bölgesel ittifakları hızlandırmıştır.