Boğaziçi Üniversitesi’nde yemekhane ücretlerine kısa aralıklarla yapılan zamlar öğrencilerin tepkisini çekti. Öğrenciler, yemek ücretinin 50 liradan 85 liraya çıkarılmasını protesto etmek için kuzey kampüsteki yemekhane önünde bir araya geldi.
Öğrenci Temsilciliği Kurulu’nun (ÖTK) çağrısıyla düzenlenen eylemde öğrenciler yemekhane turnikelerinden ücret ödemeden geçti. Bazı öğrenciler daha sonra servis alanına geçerek bone taktı ve arkadaşlarına yemek dağıttı.
Eylemlerin ardından kampüse çok sayıda polis getirildiği, özel güvenlik görevlilerinin de ek mesaiye çağrıldığı belirtildi. Protestoların sürmesi üzerine bazı öğrencilere disiplin soruşturması açılacağı yönünde bildirim yapıldı.
Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fazıl Önder Sönmez imzasıyla gönderildiği belirtilen e-postalarda, Koruma ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nün 6 Ekim tarihli yazısına atıf yapıldı. Yazılarda öğrencilerin yemekhane işleyişini ve hizmet akışını “bozucu nitelikte eylemde” bulunduğunun tespit edildiği savunuldu. Benzer eylemlerin tekrarlanması halinde yeni soruşturmalar açılacağı da bildirildi.
YEMEK GİDERİ VE KYK KREDİSİ ARASINDAKİ FARK
Öğrenciler, artan yaşam maliyetleri içinde yemekhane fiyatlarının da ciddi bir yük oluşturduğunu belirtiyor. Haberde aktarılan hesaplamaya göre bir Boğaziçi öğrencisinin aylık yemek gideri 7 bin TL’yi aşarken, KYK kredisi 4 bin TL seviyesinde kalıyor.
Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Üniversiteler Şubesi Örgütlenme Sekreteri Şenol Solum, tartışmanın yalnızca son zamdan ibaret olmadığını belirterek üniversitede şeffaflık ve katılımcı karar alma mekanizmalarının zayıfladığını söyledi.
Cumhuriyet'e konuşan Solum, geçmişte yemekhane ücretlerine ilişkin artışlar gündeme geldiğinde sendikalarla görüşüldüğünü, bugün ise böyle bir müzakere zemini bulunmadığını ifade etti. Öğrencilerin kimi zaman fiyat artışını ancak yemekhanede kartlarını okuttuklarında öğrendiğini söyleyen Solum, düzenli ve açık bilgilendirme yapılmadığını dile getirdi.
Öğrencinin yeterli ve sağlıklı bir öğüne ulaşması bizim açımızdan bir lütuf ya da ticari hizmet değil, kamusal eğitim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.
Kampüse sevk edilen güvenlik güçlerinin ve ek mesaiye çağrılan özel güvenlik personelinin de kamusal maliyet yarattığını vurgulayan Solum, sorunun öğrencilerle üniversite yönetimi arasında diyalog yoluyla çözülebileceğini belirtti.
Haber Kaynağı : 12punto