Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
52,2613
Dolar
Arrow
45,0226
İngiliz Sterlini
Arrow
59,5675
Altın
Arrow
6408,0892
BIST
Arrow
10.729

Mahfi Eğilmez: Ekonomi yönetimi için acil revizyon zamanı

Ekonomist Mahfi Eğilmez, küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle Türkiye’nin ekonomi programında temel varsayımların geçerliliğini yitirdiğini ifade ederek, planlarda kapsamlı bir güncellemenin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Mahfi Eğilmez: Ekonomi yönetimi için acil revizyon zamanı

ABD-İsrail ile İran arasında ortaya çıkan yeni gerilimler ve enerji fiyatlarındaki artış, Türkiye ekonomisiyle ilgili mevcut öngörülerin yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirdi.

Mahfi Eğilmez, özellikle petrol fiyatından risk primine, enflasyondan büyüme oranlarına dek birçok gösterge için hesapların güncellenmesini öneriyor.

Kendi bloğunda paylaştığı analizinde Eğilmez, “Ekonomi yönetimi bazen fırtınada güneşli günlerin haritasına bakmak ister. Oysa rüzgâr yön değiştirdiğinde, eski hesaplar artık işe yaramaz. Petrol fiyatları tavan yaparken, faizler ve risk primleri yükseliyor, bütçe dengesi ve dış denge kırılganlaşıyor. Başlangıçta öngörülen program, gerçeklerin ağırlığı karşısında artık geçerliliğini yitirdi. Zaman, eski planları savunma zamanı değil, yeniden gerçekçi hesaplar yapma zamanıdır." ifadelerine yer verdi.

PETROL VE ENERJİ MALİYETLERİNDEKİ YÜKSELİŞ

Eğilmez’in değerlendirmesinde, hedeflenen petrol fiyatlarının çok üzerinde seyreden mevcut tabloda, ekonominin ana göstergelerinde ciddi sapmalar oluştuğu belirtiliyor. Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için ortalama 65 dolar varsayılırken, şu anda fiyatların 110 dolar seviyesine çıkmasının önemli etkileri olacağı vurgulanıyor. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık yükselişin cari açığı 3,5–4 milyar dolar, enflasyonu ise 1–1,5 puan artırdığına dikkat çekiliyor.

Öte yandan, Türkiye’nin risk primindeki yükseliş trendi ve ABD tahvil faizlerindeki artış, ülkenin dış borçlanma maliyetlerini ciddi biçimde artırıyor. Bugün için bu oranlar yüzde 7’nin üzerine çıkmış durumda ve yalnızca kamunun değil, özel sektörün de finansmana erişimini zora sokuyor.

ENFLASYON VE BÜTÇE GÖRÜNÜMÜ

Enflasyon beklentilerinin yılsonunda yüzde 16-21 aralığında tutulmasının artık mümkün olmadığını savunan Eğilmez, tahminlerin yüzde 25 seviyesine çekilmesi gerektiğini belirtti. Merkez Bankası’nın da buna paralel olarak para politikasını gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. Faizlerin yukarı yönlü değişimiyle birlikte reel borçlanma maliyetinin de artış gösterdiği aktarılıyor.

Bütçede bu yılın ilk iki ayında iyileşme görülürken, bunun geçici olduğu; peşin kurumlar vergisi tahsilatının etkisini yitirmesiyle bütçe dengesinin yeniden bozulabileceği uyarısı yapıldı. Petrol ve faiz maliyetlerinin artması, ekonomik büyümedeki yavaşlamanın da etkisiyle bütçedeki açığın yıl sonuna kadar derinleşmesi bekleniyor.

Cari açık tarafında ise, ihracatın zayıf seyretmesi ve ithalatın yükselmesiyle birlikte, doğrudan yabancı yatırımlardaki düşüşün sürdüğü; kısa vadeli ve dalgalı sermaye girişlerinin öne çıktığı görülüyor. Enerji ithalatındaki maliyet artışının da cari açığı iki katına çıkarabileceğinin altı çizildi.

Merkez Bankası rezervlerinde azalma eğilimi, hem dış finansmanın zorlaşması hem de yurtiçinde dövize olan talebin artmasıyla bağlantılandırılıyor.

Ekonomik büyümenin ise; sanayi üretimi, kullanım kapasitesi, tarım ve hayvancılıktaki kayıplar ve faiz artışlarının tüketime olan etkisiyle aşağı çekilmesi bekleniyor. OVP’deki yüzde 3,8’lik büyüme hedefine ulaşılması zor gözüküyor.

Türkiye’nin ekonomi yönetiminin, “Gerçek değişmişken programın değişmemesi, artık bir tercih değil, bir hatadır" görüşünden hareketle, acil bir revizyonla yeni dönemin gerçeklerine uygun ekonomik hedefler oluşturması bekleniyor.


Haber Kaynağı : 12punto

Ekonomi Türkiye ekonomisi Mahfi Eğilmez
Wodo Network