Yarım asırlık dev firma konkordato başvurusunda bulundu
Türkiye’nin alüminyum sektöründeki öncü şirketlerinden Arslan Alüminyum, mali darboğaz nedeniyle konkordato talep etti. Mahkeme, geçic mühlet süresini iki ay uzattı.
Alüminyum sektörünün köklü ve güçlü oyuncularından biri olarak bilinen Arslan Alüminyum, finansal darboğaz nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. 50 yıllık şirketin yaşadığı bu kriz, sektörde ve kamuoyunda dikkat çekici bir gelişme olarak yorumlandı.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, şirketin konkordato talebini değerlendirerek 9 Nisan 2025 itibarıyla üç aylık geçici mühlet kararı verdi. Aynı kararla birlikte geçici konkordato komiserleri de atandı.
GEÇİCİ MÜHLET 2 AY DAHA UZATILDI
Mahkeme, şirketin konkordato sürecini yeniden değerlendirdi ve 9 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla geçici mühlet süresini iki ay daha uzattı. Bu süreçte konkordato komiserlerinin gözetimi altında faaliyetlerini sürdürecek olan Arslan Alüminyum’un, borç yapılandırma planını tamamlaması bekleniyor.
Arslan Alüminyum, Bilecik 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgeleri’nde kurulu tesislerinde üretim yapıyor. Yüzlerce kişiyi istihdam eden firma, özellikle inşaat ve sanayi sektörlerinde kullanılan alüminyum ürünleriyle tanınıyor.
Sektöründe uzun yıllardır güçlü bir konumda yer alan şirket, 2021 yılında Türkiye’nin en büyük şirketlerinin sıralandığı Fortune 500 listesinde yer aldı. 2024 yılında ise İstanbul Sanayi Odası (İSO) 500 büyük sanayi kuruluşu arasında 276. sırada kendisine yer buldu.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Orta Doğu'nun en yüksek köprüsü vuruldu
Gürcistan'da düşen C-130 uçağı ile ilgili açıklama geldi
Ekspertiz incelemesinde ortaya çıktı: İki araç birleştirilmiş!
Ünlü peynir markasında büyük hile tespit edildi!
TEM'de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı
Fransa ve UNESCO da 'Konstantinopolis Patriği' dedi!..
'Bizi batırırsanız, sizin de paranız batar!' Öyle mi?
Küresel düzenin derin çelişkisi: Silahlanma yükselirken yoksulluk derinleşiyor
Kemal Okuyan'dan MSB'ye yanıt: Neden şikayet ediyorsunuz?
Futbolun savaş cephesi: Messi’nin vicdanı