AKP'li Özlem Zengin: Meclis'teki yemeklerden herkes yiyor tuhaf bir şekilde faturası bize kalıyor
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmeleri için toplandı. Siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın tutuklanmasına değinerek "Gerek Başsavcılık gerek soruşturma savcısı ısrarla üç harfli üç marketin şikayetçi olduğunu söyledi.
Bugün bir gerçek ortaya çıktı, havuz medyasından da bazı gazeteciler böyle algı yaptı. Şok Market'in Yönetim Kurulu Tanju Özcan hakkında bir şikayetleri olmadığını söyledi. Gerçek ortaya çıkıyor. Kartalkaya faciasında bir tek Bakanlık bürokratını yargılayamayan, sorgulayamayan, onları koruyan Bolu Cumhuriyet Başsavcısı kendisini şikayet eden Belediye Başkanımızdan intikam almak için yürüttüğü bir soruşturma. Tanju Özcan'ın derhal serbest bırakın. Bu, utanç verici bir durumdur" dedi.
Özcan hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilen marketin "Biz suç duyurusunda bulunmadık" diyerek açıklama yaptığına dikkat çeken Başarır, "Şimdi, ne olacak? Tanju Özcan'ı tutukladınız, Sincan'a sürdünüz; burada. Ya ne hale geldi koskoca Türkiye Cumhuriyeti'nin yargısı? O savcılar, o hakimler şu anda rahat mı? Bir kentin iradesine kelepçe vurdular, bir kentin iradesini gasbettiler, Bolu'ya darbe yaptılar. Gerçekler ortaya çıkıyor, hala bir karar verilmiyor. O HSK'de bir parça duruş varsa, o başsavcıyı açığa alırlar, derhal yargıya teslim ederler çünkü o başsavcı suç işlemiştir, suç işlemeye de devam etmektedir; Tanju Özcan biran önce serbest bırakılmalıdır" diye konuştu.
ZENGİN: BU HAVUZ MEDYASI DENEN MEDYA, SİZİN HAVUZUNUZ NEDEN BU KÖTÜLÜĞÜ YAPIYOR?
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'a ithafen konuşarak "Çok kötücül bir medya ile karşı karşıyayız. Biz Genel Kurul'da birbirimizle tartışırız ama arkadaş olarak da iyi anlaşırız. Kendi aramızda bir sorun var mı? Yok. Hiç kimseyle yok. Ali Mahir Bey'le de biz Genel Kurulu'nun içinde de arkasında da hukukumuz var. Hiçbir sorun yaşamıyoruz. Burada yaptığımız konuşmalarda da ben önemli şeyleri samimiyetle konuştuğumuzu düşünüyorum. Fakat akşam televizyonumuzu açıyorsunuz, sabah televizyonu açıyorsunuz. Yanınızda oturan arkadaşınızın tebessümü dahil olmak üzere korkunç kötücül bir kampanya yapılıyor. Bunu ben Sayın Ali Mahir'in paslaşarak yaptığını düşünmüyorum. Böyle bir kötücül bir tavır içinde olmadığına hatta eminim fakat bu kötülüğü bize niye yapıyorsunuz? Bu havuz medyası denen medya, sizin havuzunuz neden bu kötülüğü yapıyor? Bunu anlamakta zorlanıyorum" diye tepki gösterdi.
"MECLİS'TE ÇALIŞAN ARKADAŞLARIMIZ DIŞINDA MECLİS'TE YEMEK İKRAMI YAPMAYALIM, RESTORANLARI DA HİÇ KULLANMAYALIM"
Bu hafta salı günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un TBMM'de verdiği iftarı hatırlatan Zengin, şöyle konuştu:
"Bu hafta grupta Sayın Özgür Özel, 'vallahi tillahi ben bir hadise olmasaydı Meclis Başkanı iftarına gelecektim. Yuvarlak bir masa olacakmış. O masaya gelip oturacaktım' dedi. Şimdi kendisi masaya gelip oturmuş olsaydı bu yemekle ilgili bir tartışma olmayacaktı. Yemek konusunda dün bakıyorsunuz Meclis Başkanımız bir STK iftarı vermiş. Menüye de baktım. Menü tamamını okumayacağım. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir orada da patatesli bir bonfile yemiş olmalı. Menüde var. Yani kendi oturduğunuz sofraya yemeğe gelip yerseniz hesap ödemek niyetinizde yok. Oturduğunuz sofrada yemeği yiyorsunuz ama hesapla ilgili meseleniz yok. Hasbelkader gelmezseniz o zaman hesap bize kalıyor ne hikmetse. Mesela o gün davetli olan pek çok arkadaşımız var. DEM Grubu'ndan arkadaşlarımız var. MHP'den arkadaşlarımız var. Bir tane milletvekili olan, genel başkanı olan bir sürü siyasi partiden arkadaşımız, milletvekilleri o masada oturuyorlar ama ne hikmetse bunun faturası tuhaf bir şekilde bize ve Meclis'e kalıyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde her gün tabildot olarak 600'e yakın insan yemek yiyor. Farklı restoranlar var. Onlarda 2 bine yakın insan yemek yiyor. Geliyoruz şu Genel Kurul içerisinde olan restoranlarda da en iyi ihtimalle günde 7 bin 500 kişi en çok olduğu zaman ocak ayında da 11 bin kişi yemek yemiş.
Burada 11 bin milletvekili yok, milletvekili sayımız 600, hiç 600'ü yan yana görmedim. Bunu yiyenler, Anadolu'dan gelen insanlar, misafirler. Mustafa Bey dedi, 'Bu hafta bir seferde 100 muhtarımızın yemeğini ikram ettik' dedi ve insanlarımız zannediyor ki bu yemekler Meclis'in bütçesinden çıkıyor. Hayır, bu yenilen yemeklerin bedelini milletvekilleri, sizler, bizler ödüyoruz. Artık şu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu yemek meselesi yüzünden aşağılanmasından bir vazgeçebilir miyiz lütfen? Hakikaten olacak şey değil.
Eğer önemli bir anlamı varsa bakın kaldıralım. Eğer bu meseleye bir ortak çözüm bulamayacaksak benim önerim şudur. Ben grubum adına henüz müzakere etmedim. Meclis Başkanımızla da konuşmadım ama benim şahsi önerimdir. Sürekli de madem bu konunun göbeğindeyiz. Soyadım da 'Zengin' olduğu için... Sonuç olarak bizim yapmamız gereken şey eğer bu bir meseleyse Meclis'te çalışan arkadaşlarımız dışında Meclis'te yemek ikramı yapmayalım, çıkmasın. Restoranları da hiç kullanmayalım. Restoranları da gerekiyorsa kapatalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bu haksızlığı yapmayın. Artık şu yemek meselesi lütfen bitsin. Sözcü Televizyonu'nda, NOW Televizyonu'nda, Halk TV'de artık bu konuların gündem yapılmasından şiddetle rahatsızım ve bu konunun Genel Kurul'da artık bitmesi gerektiğini düşünüyorum."
BAŞARIR: EĞER BİZİM ALDIĞIMIZIN MAAŞIN YÜZDE 7'Sİ KADAR EMEKLİ, İŞÇİ MAAŞ ALIYORSA BURADAKİ HER ŞEY BATAR
Zengin'in yemek konusundaki konuşmasına yönelik söz talebinde bulunan CHP'li Başarır, sözlü sataşmanın olmadığını ve Zengin'e de sataşmayacağını belirterek "Aslında sorun Meclis'teki sadece yemek fiyatları, bizim maaşlarımız, bizim emekli maaşlarımız değil. Almanya'da, Fransa'da, İsviçre'de, Avrupa'nın birçok ülkesinde milletvekili maaşı 9 bin - 12 bin euro civarında ama bin 500 ile 2 bin euro arası en düşük emekli maaşı asgari ücret var yani yüzde 20 gibi... Yüzde 20'sini bugün 250 bin. Ben maaş alıyorsam en düşük emekli maaşının yüzde 20'si 50 bin liraysa bu Meclis'te yaşananlar insanların gözüne batmaz ama gerçek anlamda bir yokluk, sefalet hali var. Eğer bizim aldığımızın maaşın yüzde 7'si kadar emekli, işçi maaş alıyorsa buradaki her şey batar" diye konuştu.
"CUMHURBAŞKANI GELDİĞİNDE PERSONELE ÇIKAN YEMEKLE ORUCUNU AÇSAYDI SIKINTI YOKTU"
"Gerekiyorsa yemekhaneyi kapatalım hiç sorun değil ama Anadolu'dan gelen insanlar yemek yiyor. Çocuklar yemek yiyor" diyen Başarır, şunları kaydetti:
"Özlem Hanım, 'Ekmekle ben orucumu açarım' dedi. Bunu alıp bambaşka noktaya getirilmesini, milletvekillerinin linç edilmesini ya da konuştukları cümlenin sadece iki kelimesinin alınmasını doğru bulmuyorum. Buna 'havuz medya' diyorsanız iki medya grubu da yapıyor. Bakın ne yaparız? Tüm Meclis doğru haber yapılması, doğru bakış açısı için karar veririz. Burada tabii ki bir gazeteci insanlar eleştirir, yazar, bir sürü şey söyler ama gerçekten ülkedeki durum emeklinin, işçinin maaşının azlığı buradaki her şeyi tepki tepki koyabiliyor. Sadece yemek değil, bizim burada yediğimiz yemekten farklı bir menü olduğunu söyledim. Cumhurbaşkanı geldiğinde personele çıkan yemekle orucunu açsaydı sıkıntı yoktu."
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Gündeme oturan iddiaya IKBY'den açıklama
Kahvede deterjan dosyası para karşılığında kapatıldı
‘Kimse İsrail için ölmek istemez’ diyen eski askerin kolunu kırdılar!
Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, Aydın Tonga'ya konuştu
MSB'den terör örgütü PKK'nın İran kolu PJAK'la ilgili açıklama
HSK kararı Resmi Gazete’de: Yargıda yeni dönem
Emperyalizmin vazgeçilmez işbirlikçileri
1 milyon TL'nin aylık getirisi ne kadar oldu?
Bıçak sırtımızda
Özgür Özel'den İspanya Başbakanı Pedro'ya kutlama mesajı