CHP'nin Niğde mitinginde tarihi kalabalık: Özgür Özel Erdoğan'dan tek isteğini açıkladı!
Partisinin Niğde mitinginde konuşan CHP lideri Özgür Özel, "Bu iktidardan, Erdoğan’dan bir tek şey istiyoruz: Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz!" ifadelerini kullandı.
CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması ve erken seçim için düzenlediği Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitinglerinin bugünkü adresi Niğde oldu.
Niğde Cumhuriyet Meydanı’nı tamamen dolduran yurttaşlar, 325 gündür Silivri Cezaevi’nde 12 metrekarelik hücrede tutulan Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanlarına destek sloganları atarken, iktidarı istifaya çağırdı.
Öte yandan Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den Niğde’ye gönderdiği mektup, CHP Niğde İl Başkanı Bünyamin Kıvrakdal tarafından kamuoyuna okundu.
İmamoğlu, Kıvrakdal tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
“Güzel Niğde’nin koca yürekli, güzel insanları… Kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, sevgili gençler, göz bebeğimiz çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Sizleri çok özlediğim bu günlerde, bir mektupla da olsa aranızda olmama vesile olan, örgütümüzün kararlı ve azimli mücadelesini temsil eden İl Başkanımız Bünyamin Kıvrakdal’a teşekkürlerimi sunuyorum. Hukukun ve demokrasinin hakim olması, adaletin yerini bulması için mücadele ediyor, ülkemizin geleceğine sahip çıkıyorsunuz. Sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun…”
“Hukuk ve demokrasi, Cumhuriyetimizin özüdür. Ülkeyi yönetenler, hukuktan ve demokrasiden uzaklaşırsa, Cumhuriyetten de milletten de uzaklaşırlar. Ülkemiz, yıllardır hukuku ve demokrasiyi çiğneyen, milleti hiçe sayan bir iktidarın yol açtığı sorunlarla boğuşuyor. İçinden çıkıp geldikleri aziz milletimizin iradesini yok sayarak, baskı altına alarak koltuklarını korumaya uğraşanlar, ülkemize çok büyük kötülük ediyorlar.
31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İstanbul’u kaybettiklerinden bu yana, milli iradeyi hedef alan saldırılar, kirli tertipler, karanlık girişimler peşindeler. 2019’da, daha seçim gecesi başladılar kötülüklerine. İlk iş olarak, seçim sonuçlarının televizyondan yayınlanmasını engellediler. Siyasi tarihimizde hukuksuz, antidemokratik uygulamalar çoktur ama devlet kurumları eliyle seçim sonuçlarını vatandaştan gizlemek gibi bir rezilliğin eşi benzeri görülmemiştir.”
“REZİLLİKLER ORADA KALMADI Kİ…”
“Rezillikler orada kalmadı ki… Kendi ürettikleri yalanları, iftiraları bahane edip, İstanbul seçimini iptal ettirdiler. Aynı zarftan çıkan 4 oydan sadece 1 tanesinin, Ekrem İmamoğlu’na verilen oyun geçersiz olduğunu ilan ettiler. Anayasa Mahkemesi, birkaç gün önce, 31 Mart 2019 gecesi seçim sonuçlarının vatandaştan gizlenmesinin haksız, hukuksuz bir iş olduğuna karar verdi. Milletimiz aynı kararı çoktan vermiş, milli irade gaspçılarının cezasını sandıkta kesmişti.
Yine öyle olacak. İktidarın halen yapmakta olduğu hukuk ve demokrasi dışı işlerin cezası, yine sandıkta kesilecek. Bugün hala 2019 İstanbul seçimlerini siyasi casuslukla, manipülasyonla kazandığımız iftirasıyla bizi yargılamaya kalkıyorlar. Bu acizliğinizle, bu zavallılığınızla siz, ancak kendinizi kandırırsınız. Milletimiz kime, neden oy verdiğini, sandıkta kimi, neden cezalandırdığını bilmiyor mu? Kaybetmeyi öğrenin. Milletin iradesine saygı duymayı öğrenin. Milletimiz, kendi iradesine karşı yapılan haksızlıkları, zorbalıkları unutmaz, affetmez. Millete sevgisini, saygısını kaybetmiş, milletin derdine gözünü kapamış iktidarlar, geldikleri gibi giderler.”
“Bir avuç insandan başka kimseye faydası olmayan bu merhametsiz, vicdansız iktidar da gidecek. Adaletli, liyakatli, icraatçı, halkçı bir yönetim iş başına gelecek. Vakti dolanlar, pili bitenler gidecek; umut verenler, tuttuğunu koparanlar, kendini millete adayanlar iş başına gelecek. Seçim gecesi sandıklar açılınca, herkes gerçekle yüzleşecek. Göreceksiniz; milletimiz cumhuriyete, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne öyle bir sahip çıkacak ki… Milletimiz adalete, hürriyete öyle bir sahip çıkacak ki…
Türkiye, bir daha asla, bütün yetkilerin tek bir kişide toplandığı, muhalefetin yargı yoluyla bastırılıp yok edilmeye çalışıldığı baskıcı rejimlerden biri olmayacak. Türkiye bir daha asla, zenginliğin bir avuç insana aktarıldığı, dertlerin ve zorlukların ise milletin sırtına yüklendiği, insafsız rejimlerden biri olmayacak. İktidar değişecek ve milletçe huzura, refaha, mutluluğa hasretimiz bitecek. Bu topraklarda artık sadece adalet ve hürriyet, bolluk ve bereket, birlik ve kardeşlik hüküm sürecek. Her şey çok güzel olacak.
Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
ÖZGÜR ÖZEL YURTTAŞLARA SESLENİYOR
Miting CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasıyla devam ediyor.
CHP lideri Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Merhaba Niğde! Merhaba canım Niğde! Tarihi kadim, toprağı zengin, insanı yiğit Niğde; insanı yiğit Niğde, hoş geldiniz! Selam olsun Altunhisar’a, selam olsun Bor’a, Çamardı’na... Selam olsun Çiftlik’e, selam olsun Ulukışla’ya!
Buraya; depremin üçüncü yıl dönümünde, deprem bölgesinde en ağır hasar alan altı ilimizden, ilçelerimizden, o depremde yakınlarını kaybedenlerin yanından, konteyner kentlerden, sokaklardan, yastan, acıdan geliyorum. Bir kez daha milletimizin başı sağ olsun. Böyle acılar görmeyelim, bir daha yaşamayalım diye diliyorum ve bu meydandan deprem bölgesine bir büyük selam, bir büyük selam yolluyoruz.
ERDOĞAN'A "SİSİ" GÖNDERMESİ: "İNSANLARIN HAKKINI YİYORSUNUZ"
Geçtiğimiz haftayı herkes sevdikleriyle geçirdi. Ben geçtiğimiz hafta Osmaniye’deydim, Kahramanmaraş’ta, Gaziantep’te, Adıyaman’da, Malatya’daydım. Konteyner kentlerdeydim, depremzedelerle el eleydim, gönül gönüleydim. Sayın Erdoğan da geçen haftayı 'eli kanlı katil' dediği Suudi Arabistan prensiyle birlikte, 'darbeci' dediği Sisi ile birlikte geçirdi. Nihayet dün Türkiye’ye geldi.
Nihayet, nihayet lütfedip Osmaniye'ye gitti. Bir büyük sahne kurdurdu. O sahnenin üstünden depremzedeye videolar izletip, sahneden inmeden, sokağa girmekten, konteyner kentlerdeki durumu görmeden, milleti dinlemeden kendini dinletti. Olur olmaz şeyler söyledi, gitti.
Oysa biz ona deprem bölgesinden hep birlikte seslenmiştik. Dedik ki; 'Burada, depremin üçüncü yılında, bir yılda yapacağım dediğiniz konutların bir yılda %2'sini yapmışken, ikinci yılda %30'unu yapmışken, üçüncü yılda daha kendi rakamlarınızla %70'teyken, 270 bin kişi konteynerlarda kalıyorken artık bu işleri bir tarafa bırakalım.' Mademki Motorlu Taşıtlar Vergisi'ni iki sefer aldınız, KDV'yi ikiye katladınız, ÖTV'yi aldınız, yurt dışı çıkış harçlarını artırdınız; deprem için 71 milyar dolar topladınız artan vergilerden, kampanyalardan, bağışlardan ve '40 milyara bu evler bitti' diyorsunuz... O zaman madem bu para toplandı, bu depremzedeye anahtar vermeden önce niye boş senet imzalatıyorsunuz? Niye 18 yıl bu insanlar para versin? Niye rezerv alanla bu insanların hakkını yiyorsunuz, üzüyorsunuz?
ERDOĞAN'A ÇAĞRI
Ve dedim ki; 'Gelin bu boş senet utancını bitirin, faiz ayıbını ortadan kaldırın, mücbir sebebi yeniden uzatın, rezerv alan sıkıntılarını çözün, konteyner çilesini bitirin, kiracılara da destek olun, ev verin, başlarını sokacak bir yer verin.' Bunları söylersen teşekkür edeceğim dedim. Dün Osmaniye'de çıktı, hiç bunlardan bahsetmedi.
Buradan deprem bölgesine sesleniyoruz: O evler, o yapılan evler; eksiklikleri var, tadilat ister, güçlüğü var; bu milletin ödediği vergilerle, bu milletin kampanyasıyla, bu milletin parasıyla yapıldı. Fazlasıyla da o paralar toplandı. Biz deprem bölgesine ne yaptıysak helali hoş olsun. Erdoğan'a çağrımdır: Boş senetleri yırtıp atalım, depremzedeye senet imzalatmayalım. Helali hoş olsun!"
"NİĞDE BUNDAN SONRA MİLLETİN KALESİDİR"
Deprem bölgesinde ziyaretimizi bitirdik, Ankara’ya gitmeden koştuk Niğde’ye geldik. 'Yağmur var' dediler, 'Şubatın başı' dediler, 'Hava soğuk olur, kimse gelmez' dediler. Dedik ki; bu havada, bu tarihte miting olmaz ama biz Niğde’ye mitinge değil; Niğde’yi duymaya, Niğde’yi dinlemeye, Niğde’ye seslenmeye, Niğde’de bütün adaletsizlikleri konuşmaya, Niğde’nin vicdanına sığınmaya, 87. kez adalet için eylem yapmaya geliyoruz!
Bu meydandan taşanlara, bariyerlerin dışında kalanlara, miting meydanının dışında kalıp içeriye giremeyenlere, bu meydanı tarihi bir kalabalıkla dolduranlara helal olsun, hepinize selam olsun!
Biz demokrasi fikrinin sahibi insanlarız, siyasetçileriz; demokrasi fikrine inanan bir siyasi partiyiz. Niğde’de çok uzun yıllar, Niğde’de çok uzun yıllar siyasette istediğimiz noktaya gelemedik. Yıllardır Niğde Belediyesini alamadık ama asla Niğde’nin tercihine saygısızlık yapmadık, onları hor görmedik. 'Bir bildikleri var' dedik, 'Doğrusunu millet bilir, millet yetkiyi verir' dedik; seçene ve seçilene saygı duyduk.
Buradan Niğde seçimlerini kazanan Adalet ve Kalkınma Partili Belediye Başkanı'nı da, belediye meclis üyelerini de tüm belediye meclisiyle birlikte kutluyoruz. Niğde için çalışsınlar, elimizden gelen desteği biz de vereceğiz diyoruz.
Çünkü demokrasi, seçimi kazandığın gün ne yaptığınla ölçülmez. Kazanınca davul zurna, kazanınca millete iltifat, kazanınca milli irade; kaybedince milletin seçtiğine itiraz, millete itiraz, darbe... İşte bunlar olmaz! Buradan Erdoğan’a sesleniyorum: Niğde kimsenin kalesi değildir; Niğde bundan sonra milletin kalesidir, milletin kalesidir!
"BU MİLLETİN KARŞISINA DEVLETİ DİKMEYECEKSİN"
Niğde ne derse o olur, millet ne derse o olur. Bu millet devletini sever. Devlet çağırır, askere gider. Eline kına yakar, evladını askere yollar. Bu millet şehidi olur, 'vatan sağ olsun' der. Bu millet vergi istersin verir, çağırırsın gelir. Ama bu milletin karşısına devleti dikmeyeceksin. Eğer milletle devlet yarışırsa, hiç emin ol ki şuna; sadece ve sadece millet kazanır, milletin dediği olur!
Valilerden il başkanı yapmaya çalışanlara, kaymakamı ilçe başkanı gibi görmek isteyenlere, devletin memurunu partiye memur kılmaya çalışanlara söylüyorum: Bu devletin ayarlarıyla oynuyorsunuz, bu milletin sinirleriyle oynuyorsunuz. Bu millet yetkiyi verdiğinde kullanıyorsunuz, vermediğinde hazımsızlık ediyorsunuz. Bu millet son sözü söyleyecek. Bu millet yüz yıl önce ilk sözü de söyledi, son sözü de söyledi. Niğde ne diyorsa onun dediği olacak!"
ÖMER FETHİ GÜRER VE ERHAN ADEM'E TEŞEKKÜR
Ben bu anlamlı günde, bu anlamlı kucaklaşmaya katkı sağlayan tüm Cumhuriyet Halk Partisi örgütünü, ilçe başkanlarımızı, İl Başkanımız Bünyamin Başkan'ın şahsında emekleri için kutluyorum. Niğde’nin seçilmiş milletvekili, sizin her daim, her daim sesinizi Meclis’te duyuran, Türk çiftçisinin sorunları için uğraşan Ömer Fethi Gürer’e verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum.
Ve yine, ve yine özel bir teşekkür. 14 Mayıs seçimleri, 28 Mayıs seçimleri boynumuzu bükmüştü. Yolda yürürken yerdeki gazoz kapağını tekmeliyor, birbirimizin yüzüne bakmıyorduk. Öğretmenevleri boşalmıştı, öğretmenlerin gidip de sohbet edecek keyfi kalmamıştı. Gençler karanlık odada oturuyor, anne televizyon açmıyordu.
O günlerde Cumhuriyet Halk Partisi bu partiyi ayağa kaldırmanın, bu ülkeyi ayağa kaldırmanın bir yola çıkmanın ve Türkiye’nin kaderini değiştirmek için değişime başlamanın fitilini ateşlediğinde ve ondan dört ay sonra, kırk yedi yıl sonra parti birinci parti olacak noktaya geldiğinde buna Türkiye’nin dört bir yanında gencecik siyasetçiler emek verdi. Yaş ortalaması kırk iki olan bir ekip partide, sonra da ülkede büyük bir zafer kazandı. İşte kaybedeninin olmadığı, partiyi ayağa kaldıran, sonra da Türkiye’yi ayağa kaldıran o ekipte Genel Başkanınızın yanında Erhan Adem vardı. Teşekkür ediyorum Erhan Adem’e!
Erhan Başkan, Ömer Fethi Gürer milletvekilimiz, örgütümüz; Niğde’nin ne sorunu varsa bunu tüm Türkiye’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve sokakta takip ediyorlar. Bana da en çok hem çiftçilerin; patatesin, soğanın sorununu hem de Niğde’nin sorunlarını getiriyorlar.
Örneğin; Niğde Müzesi. Yıllardır söylerler; Avrupa Yılın Müzesi adayı gösterilmiş, 20 bin tarihi eseri var. 6 Şubat’ta zarar görmüş, 'yıkıp yenisi yapılacak' denmiş; inşaatına bile başlanmamış. Bu kente turist çekmek için; hem yerli hem dünyanın her yerinden turist çekmek için bu önemli işi mutlaka ve mutlaka yapmak gerekiyor."
"SANDIK İSTİYORUZ, ERKEN SEÇİM İSTİYORUZ!"
Bir yandan öyle şeyler duyuyorum ki; 1996’da Niğde Havaalanı’nın temelini atmışlar. O havaalanına o gün bir bekçi alıp koymuşlar. Sene olmuş 2026; havaalanı yok, bekçi de geçen sene EYT’den emekli olmuş. Ya böyle kara mizah olur mu? Bir bekçi, 30 yıl yapılmayan bir havaalanını bekleyip de emekli olur mu? Bizimkiler, siz bir ara o havaalanında temsili bir karşılama yaptınız ama halen daha bunu görüp de Niğde’nin hak ettiği işi yapmadılar.
Bir diğer taraftan; Bor Fizik Tedavi Merkezi depremde hasar gördü, yıkıldı. Seçim öncesi 'temel' diye yalandan bir çukur kazdılar. Açılış Şubat 2025’ti; hala daha ortada yok. Müteahhit kaçmış, hiçbir ilerleme yok.
Köylerde su sorunu var. 70’te yapılan Akkaya Barajı hala kapalı sisteme geçirilmedi. Su israfı had safhada; bu yüzden bir an önce planlanması lazım. Beş tekstil fabrikası kepenk kapatmış; emekçiler, kadın emekçiler işsiz kalmış. Bu sorunların tamamıyla Niğde boğuşmak zorunda.
Bunun için şunu söylüyoruz: Biz artık bu meydanlarda –birazdan söyleyeceğim– emekli için, emekçi için ya da bu meydanda Niğde için bu iktidardan bir şey istemekten vazgeçtik. Çünkü hiçbirini yapmıyorlar. Emekliye 1000 lirayı reva görüyorlar, Niğde’yi 30 senedir bekletiyorlar ve hiçbir sorunu çözmüyorlar. Onun için ne havaalanı, ne müze, ne başka bir şey, ne patatese fiyat, ne emekliye zam... Bu iktidardan, Erdoğan’dan bir tek şey istiyoruz: Sandık istiyoruz, erken seçim istiyoruz!"
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Fatih’teki silahlı banka soygununun görüntüleri ortaya çıktı
Özgür Özel Erdoğan'dan tek isteğini açıkladı!
TÜVTÜRK'te aracı muayeneden geçemeyen polisi döverek öldürdüler
Zorunlu kuver yerine gönüllü bahşiş sistemi geliyor
ClubHouse Bebek'e 100 polisle narkotik operasyonu: Sahibi gözaltına alındı
İzmirlileri sevindirecek müjde geldi!
AKP'nin toplantısında ortalık karıştı
Sağanak, fırtına, kar ve çığ tehlikesi
Eşeğin yoksa damadın da mı yok a be güzel kardeşim
'İktidar değişikliği gerekli mi?' sorusuna dikkat çeken yanıt