Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi görevden alındı
Türk Tabipler Birliği (TTB) davasında çıkan karara göre Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi görevden alındı.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi'nin görevden alınması talebiyle açılan davada karar çıktı.
GÖREVDEN ALINDI
Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın 7'nci duruşmasında Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile merkez konseyi üyelerinin görevden alınmasına karar verdi.
TTB'DEN İLK AÇIKLAMA
Türk Tabipleri Birliği, kararın ardından sosyal medya platformu X üzerinden açıklamada bulundu.
"MERKEZ KONSEYİ KARAR TEMYİZDE KESİNLEŞENE KADAR GÖREVİNİN BAŞINDADIR"
TTB'nin açıklaması şu şekilde:
"Siyasi iktidar eliyle egemen kılınmak istenen hukuksuzluk rejimi bir meyvesini daha vermiş; Türk Tabipleri Birliği’ni hedef alan davada, bir yıldan bu yana süregelen hukuksuzluklar silsilesi Merkez Konseyi üyelerinin görevden alınması ile sonuçlanmıştır. Altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Türk Tabipleri Birliği için dünden bugüne değişen hiçbir şey yoktur. Merkez Konseyi karar temyizde kesinleşene kadar görevinin başındadır.
Eşitlik yoksa, özgürlük yoksa, demokrasi yoksa, adalet yoksa, sağlık yoksa; mücadele haktır! Ve mücadele, Türk Tabipleri Birliği'nin adıdır!"
NE OLMUŞTU?
TTB Görevden Alma Davası, Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görüldü.
Davada tahkikat aşamasının bittiğini söyleyen mahkeme başkanı, sözlü yargılamaları aldı. Avukat Hülya Yıldırım davanın gerekçesi olan amaç dışı faaliyetin kanunda yer almasının başlı başına kanuna aykırı yer aldığını ifade ederek, "Bu gerekçe hukuka aykırı ve örgütlenme özgürlüğüne aykırıdır" dedi.
"ADIMLA ANILMAYAN BİR ÖRGÜT KALMADI"
Savunma yapan Dr. Fincancı, "Bir hakim olarak başından itibaren süreci takip edip, dosyayı okuduğunuz için teşekkür ediyorum. İyi hekimlik gibi iyi hekimlik de geleceğin avukatlarına örnektir. Bizim en önemli çalışma alanımız halk sağlığı alanıdır. Bu alan TTB'nin omurgasıdır. Bu omurga yıllarca eğilip bükülmedi. Defalarca yargılandık. Elbette iktidar yaptıklarımızdan rahatsız olacaktı. Biz pandemide 300 binlerce insanın kaybından bahsederken iktidar yüz binde kaldı. Yine depremde iktidar 50 binde kalmış iken; yüzbinlerle telefonun iptal edildiği bir daha kullanılmadığını açıkladı telekomünikasyon şirketleri. Yine deprem bölgesinde hava kirliliği ölçümü yaptık. DSÖ'nün tam 3 katı sonuçlar elde ettik. Bu sonuçlara dair akreditasyonlarını kaybedecek korkusuyla hiçbir kurum, kişi çalışmadı. İşte bizi böyle susturmak istiyorlar. Kamuoyunda ciddi bir bilgi kirliliği var. Daha adımla bir anılmayan örgüt kalmadı.
Gazetelerde verdiğim bilimsel beyana dair 'kişisel görüş' dediler. Hayır bu bilimsel bir görüştür. İşte gerçekleri böyle kapatıyorlar. Görüntülere dair ben bir ön tanı yaptım. Hangi silahın kullanılacağını uluslararası örgütler karar vercek. Haliyle konunun TTB MK ile ilişkilendirilmesi doğru değil. Beni TTB'den alsanız ne olur? Ben bu kapıdan 1978'de girdim. Bu kararın usülden yana olmasından öte kararın adil olması gerekir" diye konuştu.
Avukat Leyla Verda Ersoy ise usule dair itirazlarının davanın başından beri sürdüğünü ifade ederek "Bakın bu sözü Dr. Fincancı değil de velevki TTB MK'nin hepsi söyleseydi yine bu sözlerin arkasında olduğumuzu ifade etmek isteriz" diye konuşmuştu.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
YENİ Parti milletvekiline bıçaklı saldırı
Yağmur’un ölümüne neden olan MHP’li başkanın kızı serbest
Türkiye’nin ilk kadın borsa başkanı ölümden döndü
Türkiye sigara kullanımında dünyada ikinci sırada
1 milyon TL’nin 32 günlük getirisi bankalara göre ne kadar?
III. Abdülhamid rejiminde kobaylar: AKP neyi test ediyor?
Bu iş nasıl nihayetlenir?
İnternette keşfedilecek 32 çok ilginç site
Nedim Sorguç’un iade sevki öncesi Selanik’te cezaevinde gerilim iddiası
Oktay Saral 'Senin de suyun ısındı' diyerek o ismi hedef aldı!