DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidara Terörsüz Türkiye adı verilen ikinci açılım ilişkin çağrıda bulundu. Hatimoğulları, terör örgütü PKK’nın “kendini feshettiğini ve silahları yaktığını” söyleyerek, “Bir taraf adım attı ve sözünü tuttu. Şimdi sözünü tutma sırası devlette ve iktidardadır” dedi.
Grup toplantısına bu hafta Barış Anneleri de katıldı. Hatimoğulları, beyaz tülbentleriyle salonda bulunan anneleri selamlayarak, yıllardır barış talebini dile getirdiklerini söyledi. Annelerin taleplerinin “barışın önündeki engellerin kaldırılması, tecridin son bulması ve siyasi tutukluların serbest bırakılması” olduğunu ifade etti.
Hatimoğulları, 27 Şubat’ta teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla bir sürecin başladığını belirterek iktidarın kamuoyuna somut bir takvim açıklaması gerektiğini savundu. “Yasa çıktı, peki ne zaman uygulanacak? Silahlarını yakanlar nereye gelecek? Nasıl ve hangi şartlarda gelecekler?” sorularını yönelten Hatimoğulları, “Çerçeve yasa artık zaman kaybetmeksizin hayata geçmeli” dedi.
ÖCALAN İÇİN 'ÖZGÜR ÇALIŞMA' ÇAĞRISI
Sürecin ilerlemesi için Meclis’in daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, “Meclis’te izleme kurulu artık kurulmalı. Meclis barışı kolaylaştıran rolünü aktif bir biçimde üstlenmeli” ifadelerini kullandı. Hatimoğulları ayrıca teröristbaşı Öcalan’ın “özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması” gerektiğini ileri sürdü.
KOBANİ DAVASI VE KAYYUM ELEŞTİRİSİ
Konuşmasında 4 Kasım 2016’da eski HDP eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçinin gözaltına alınıp tutuklanmasını hatırlatan Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen tutuklulukların sürdüğünü söyledi. Davanın “siyasi intikama dönüştürüldüğünü” savunan Hatimoğulları, 4 Kasım dolayısıyla cezaevleri önünde açıklamalar yapılacağını belirtti.
Hatimoğulları, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasını da eleştirdi. “Halkın iradesine halka rağmen oradan alıp yerine kayyum atamak kabul edilebilir bir şey değildir. Demokrasiyi mezara gömmek demektir” diyen Hatimoğulları, Van Büyükşehir Belediyesi’nde kayyum dönemine ilişkin Sayıştay raporlarında “8,3 milyar liralık usulsüzlük” tespit edildiğini ileri sürdü.
FON SORUŞTURMASI VE EMEKLİ MAAŞI ÇIKIŞI
Hatimoğulları, fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde yaşananları “ekonomik Susurluk” olarak nitelendirdi. Susurluk olayının üzerinden 30 yıl geçtiğini anımsatan Hatimoğulları, “30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. Bugün de bu araba borsada, fonda, bankalarda cirit atıyor” diye konuştu.
İktidara “Türkiye Yüzyılı dediniz, vurgun yüzyılı çıktı” sözleriyle yüklenen Hatimoğulları, sorumlular ortaya çıkarılmadan dosyanın kapatılmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Emeklilerin geçim sıkıntısına da değinen Hatimoğulları, DEM Parti’nin emekli maaşının yoksulluk sınırının yarısı kadar olması yönündeki önerisini yineleyerek güncel rakamla emekli maaşının 61 bin 928 lira olması gerektiğini belirtti.
İş cinayetleri ve çocuk işçiliği başlıklarına da değinen Hatimoğulları, yılın ilk dokuz ayında en az 66 çocuğun çalışırken hayatını kaybettiğini söyledi. MESEM’in kapatılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, staj ve çıraklık sürelerinin sigorta başlangıcı sayılması çağrısında bulundu.
Dış politika gündeminde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na karşı çıktıklarını ifade eden Hatimoğulları, anlaşmanın Türkiye’yi “kendi seçmediği bir savaşın içine çekebileceğini” savundu. Bölgenin “savaş paktlarına değil, barış ve iş birliği paktlarına” ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda farklı siyasi kesimlere barış ve demokrasi için ortak mücadele çağrısı yapan Hatimoğulları, “Barışı bize altın bir tepsiyle sunulmayacak. Barışı biz mücadele ile kazanacağız. Mücadele ile inşa edeceğiz” dedi.
Haber Kaynağı : 12punto