Erdoğan'ın danışmanından çerçeve yasa mesajı: 'Terörsüz Türkiye’de geri dönüşü olmayan nokta aşıldı'
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM’ye sunulan çerçeve yasa teklifini “tarihi dönüm noktası” olarak değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” adı verilen ikinci açılım sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, TBMM’ye sunulan geçiş süreci kanun teklifinin kritik bir aşamayı temsil ettiğini belirtti.
“Terörsüz Türkiye’ye Geçiş Sürecinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Tarihi Rolü” başlıklı açıklamasında Uçum, Türkiye’nin “sistematik terör belası” olarak nitelediği sorunun tasfiyesinde yeni bir eşiğe gelindiğini ifade etti.
Uçum, sürecin arka planında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık iki yıl önce devlet inisiyatifi olarak ortaya koyduğu paradigma değişikliğinin bulunduğunu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin girişimleriyle de “Terörsüz Türkiye” hedefinin tanımlanıp ilan edildiğini kaydetti.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN TARİHİ ROLÜ!
— Mehmet Uçum (@mehmetucum) August 10, 2026
İki yıl önce 2024 Ağustos ayının son haftasından başlayarak Ülke Liderimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir Devlet inisiyatifi olan paradigma değişikliğini açıklamasıyla gündeme gelen, Değerli…
Meclis’in bu hedef doğrultusunda önce komisyon kurduğunu, ardından rapor hazırladığını belirten Uçum, geçen hafta sunulan devlet politikası çerçevesindeki geçiş süreci kanun teklifinin Adalet Komisyonu’nda kabul edilerek Genel Kurul aşamasına geldiğini aktardı. Uçum, teklifin Genel Kurul’da da yüksek oyla kanunlaşmasının beklendiğini dile getirdi.
“DEVLET, KANUNUN UYGULANMASINA HAZIR”
Geçiş sürecini Cumhuriyet tarihinin “rutin dışı” dönemlerinden biri olarak tanımlayan Uçum, bu tür süreçlerin parti siyasetinin dar gündemiyle değil, ülkenin ve milletin ortak ihtiyaçları üzerinden yönetilmesi gerektiğini savundu.
Kanunun kabulüyle sürecin “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Kanun” adı altında geri dönülemez bir aşamaya geçeceğini belirten Uçum, bundan sonraki adımların hassasiyetle atılması gerektiğini vurguladı. Uçum, sürecin uzatılmaması, örgütün bakiye unsurlarının tasfiyesi ve silah bırakma dahil somut adımların hızla tamamlanmasının önemine işaret etti.
Uçum'un açıklamasının tamamı şöyle:
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NİN TARİHİ ROLÜ!
İki yıl önce 2024 Ağustos ayının son haftasından başlayarak Ülke Liderimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir Devlet inisiyatifi olan paradigma değişikliğini açıklamasıyla gündeme gelen, Değerli Büyüğümüz cesur lider Sayın Bahçeli’nin kararlı girişimleriyle önünü açtığı Terörsüz Türkiye hedefi tanımlandı ve ilan edildi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Terörsüz Türkiye hedefine yönelik, önce Komisyon kurarak ve rapor çıkararak büyük bir girişim başlattı.
Geçen hafta Meclisimize, Devlet Politikası çerçevesinde ve Komisyon raporuna uygun olarak neredeyse elli yıllık sistematik terör belasını kökten tasfiye edecek geçiş süreci kanun teklifi verildi. Teklif Meclis Adalet Komisyonunda kabul edilerek Genel Kurula geldi. Genel Kurulda da büyük bir oy sayısıyla teklifin kanunlaşması bekleniyor.
Büyük bir tarihsel dönemin içindeyiz. Bu dönem Türkiye’nin sistematik terörü kesin ve devamlı surette tasfiye etmekte olduğu bir geçiş sürecidir. Terörsüz Türkiye’ye geçiş süreci TBMM’de altı partiden 367 milletvekilinin teklif ettiği “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmeye Dair Kanun” ile geri dönülemez aşamaya geçti. Geri dönüşü olmayan nokta aşıldı.
Rutin dışı dönemler rutin dışı yöntemlerle yönetilir. Geçiş süreci Cumhuriyet tarihimizin en önemli rutin dışı dönemlerinden biridir. Rutin dışılığın temel kriteri ele alınan konuyu aktüel siyaset üzerinden değil genel siyaset yaklaşımıyla değerlendirmektir. Parti siyasetinin ajandaları açısından değil ülkenin ihtiyaçları üzerinden konuya bakmaktır.
Bu nedenle geçiş sürecinin hukuk politikası da özel olarak geliştirilmesi gereken bir politikaydı. Geçiş süreci kanunu bu yaklaşımının somut ürünüdür. TBMM’nin olağan yasama faaliyetinin değil, olağanüstü şartları taşıyan geçiş sürecine uygun olağan dışı yasama faaliyetinin ortaya koyduğu bir kanun söz konusudur:
Kanun teklifinde altı partinin iradesi ve tarihteki en yüksek sayılardan biri olan 367 milletvekilinin imzasının olması bu olağan dışı yasama faaliyetinin ilk büyük delilidir.
Teklifin görüşülme sürecinin özgünlükleri de buna işarettir.
Kanunun kabulünde ortaya çıkacak çok daha yüksek mutabakat ve oy sayısı bu olağan dışı yasama faaliyetinin belirleyici delili olacaktır.
Bunlar konunun aktüel siyaseti ve parti ajandalarını aşarak ele alındığını genel siyaset ve ülke ihtiyaçları üzerinden konuya bakıldığını ortaya koymuştur.
Belirtelim ki Komisyonun kuruluşu, çalışması, raporu, kanun teklifi ve görüşülme süreci TBMM’nin onurlu tarihinde muhteşem sayfalar olarak yer alacaktır.
Bu süreçte TBMM Başkanı, Cumhur İttifakı grup yöneticileri, sürece destek veren diğer partilerin yöneticileri ve elbette tüm milletvekilleri büyük bir tarihsel sorumluluğu başarıyla, yüzakıyla yerine getirdiler. Tarihe iz bırakan kişiler oldular.
TBMM’nin 28. Dönemi güçlü pratikler ortaya koyuyor ve daha güçlü hamleler yapacağına da inanıyoruz. Türk Milletine layık ve sadık olan tüm milletvekillerimizle ne kadar gurur duysak azdır.
Elbette bundan sonrası da son derece önemlidir. Kanun sonrası atılacak adımların uzatılmaması ve münfesih örgütün bakiye unsurlarının, silah bırakmanın somut işlerinin tamamlanması dahil üzerine düşenleri hızlıca yerine getirmesi, sürecin enfekte edilmesine karşı en önemli pratikler olacaktır. Devlet, her seviyedeki güçlü iradesiyle ve tüm kurumsal kapasitesiyle kanunun uygulanmasına ve gereklerinin yapılmasına hazırdır.
Görüldüğü üzere sürecin aşamalı niteliğini görenler ve bu zorunlu aşamalar dinamiğine uyumlu davrananlar Türkiye’nin hep birlikte kazanmasına katkı yapacaktır. Buna direnenler ise kaybedecek ve Türkiye’nin siyasi geleceğinde yeri olmayacaktır.
Artık Türkiye’nin önü aydınlık, yolu açıktır. Tam bağımsız, anti-emperyalist Türkiye Cumhuriyeti’nin yükseliş süreci daha güçlü demokrasi ve daha güçlü ekonomik temeller üzerinden olacaktır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı olan Türkiye Yüzyılı’nda Türkiye’nin yükselişi başarıya ulaşacaktır."
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Fatih’te polise bıçaklı saldırı girişimi
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu'ndan ‘çerçeve yasa’ tepkisi
Mansur Yavaş’tan Çerçeve Yasa mesajı
Nissan’da ağustos kampanyaları: Qashqai ve Juke öne çıktı
Güney Koreli yayıncı İstanbul sokaklarında tacize uğradı
Togg’da Ağustos fiyatları ve kredi seçenekleri
PKK Yasası 15 Ağustos’a mı yetiştirilecek?!
En sorunsuz otomatik şanzımanlar listelendi
Parayla tweet atan gazeteciler
Büyük güçler ve Afrika’daki keskin rekabet