Mahmut Tanal'dan Yunanistan tartışmalarına belgeyle yanıt
Kurban Bayramı'nda Yunanistan'da tatil yaptığı iddia edilen CHP'li Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iddiaları yalanladı. Tanal, yalnızca arabasını Türkiye'ye getirirken dinlendiğini belge ve kayıtlarıyla paylaştı.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın Yunanistan’dan sosyal medya üzerinden yayımladığı fotoğraf, siyasi kamuoyunda hararetli tartışmalara yol açtı. İktidara yakın sosyal medya hesaplarından CHP’de yaşanan kriz ortamında Tanal’ın yurt dışında tatilde olduğu iddiasını gündeme taşırken, Tanal bu iddialara detaylı bir açıklama ile karşılık verdi.
Allah kimseyi yalanla, iftirayla ekmek peşinde koşanlara benzetmesin.
— Av.Mahmut TANAL (@MTanal) May 29, 2026
Paylaştıkları fotoğraf neresi biliyor musunuz?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik'teki doğduğu ev.
Ama bunlar utanmadan, sıkılmadan çıkıp "Mahmut Tanal Yunanistan’da bayram tatili yapıyor" diyorlar.
Ben… https://t.co/ECu1kKqlPA
Tanal, yurt dışına tatil için değil, geçtiğimiz günlerde Arnavutluk'ta bırakmak zorunda kaldığı aracını Türkiye'ye döndürmek amacıyla çıktığını belirtti. CHP’de “mutlak butlan” kararı sonrası, parti yönetimi ve Genel Başkan Özgür Özel’in yetkilerinin sona ermesiyle başlayan olağanüstü gelişmelerin yaşandığı günlerde, Arnavutluk’ta bulunduğunu söyleyen milletvekili, haber gelir gelmez ilk uçakla Ankara’ya geldiğini, aracını ise Tiran’da bırakmak zorunda kaldığını aktardı.
Tanal, dönüş yolunda ise yol güzergahı üzerindeki Selanik’te, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettiğini ifade ederek, bu ziyaretin bir dinlenme molası çerçevesinde gerçekleştiğini ve tamamen şeffaf olduğunu dile getirdi.
An be an, saat saat yolculuğumu tüm açıklığı ve şeffaflığıyla kamuoyuyla paylaşıyorum.
— Av.Mahmut TANAL (@MTanal) May 29, 2026
Nerede olduğumu,
hangi güzergâhta ilerlediğimi,
ne amaçla yolda olduğumu gizlemiyorum. pic.twitter.com/hTR9gXLZXF
Tanal açıklamasında şunları belirtti:
"Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı ile ilgili yargı sürecinin ve sonrasında yaşanan gelişmelerin planlandığı dönemde ben Türkiye’de değildim. Aracım Arnavutluk’taydı ve Balkanlar’da kara yoluyla seyahat ediyordum. Genel Merkezimizin çağrısı ve Grup Başkanvekilliği seçimi nedeniyle aracımı Arnavutluk’un başkenti Tiran’da güvenli bir yere bıraktım. Ardından hava yoluyla Ankara’ya geldim. Esenboğa Havalimanı kayıtları da bunu açık ve net şekilde göstermektedir. Seçim tamamlandıktan ve Genel Merkezimize yönelik yaşanan müdahaleler sonrasında tekrar Esenboğa Havalimanı’ndan uçağa binerek Tiran’a döndüm. Şimdi de bıraktığım aracımı alarak kara yoluyla Türkiye’ye dönüyorum. Pasaportumdaki giriş-çıkış kayıtları, uçuş kayıtları ve tüm resmi belgeler ortadadır. Gizli saklı hiçbir şey yoktur. Buna rağmen bir otelde birkaç saat dinlenmem üzerinden algı operasyonu yapılmaya çalışıldığını hayretle görüyorum. Arnavutluk’tan hareket ettikten sonra uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Selanik’te mola verdim. Bu sırada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettim. Kültür Bakanlığı yetkilileriyle ve Konsolosluk görevlileriyle görüştüm. Her şey açıktır.?Her şey şeffaftır.?Her şey kayıt altındadır. Şimdi soruyorum: Benim yol yorgunluğu nedeniyle birkaç saat dinlenmem neden bu kadar büyütülüyor?
Siz benden uykusuz şekilde direksiyon başında kalmamı, trafik kazası yapmamı, kendi canımı ya da başkalarının hayatını tehlikeye atmamı mı bekliyordunuz? Trafik kuralları sürücülere gerektiğinde dinlenmeyi emreder. Bu bir tercih değil, sorumluluktur. Ben hayatım boyunca hukuka, kurallara ve kamu düzenine saygı göstermiş bir insanım. Yolculuk sırasında dinlenmek de en doğal hakkımdır. Herkesin dinlenme hakkı varsa benim de dinlenme hakkım vardır. Bir otelde birkaç saat uyumayı tartışma konusu yapmak gerçekleri değil algıları konuşmaktır. Ben tatilde değildim.?Ben eğlencede değildim.?Ben binlerce kilometrelik bir kara yolculuğundaydım. Kaldı ki, hadi bir an için tatilde olduğumu kabul etseniz bile; Bu suç mu? Bu günah mı? Bu ahlaksızlık mı? İnsanların dinlenmesini, uyumasını ve yol güvenliğini sağlamasını suç gibi göstermeye çalışmak hangi vicdana, hangi ahlaka ve hangi hukuk anlayışına sığar?
Siyaset bu kadar kirli olmamalıdır. Siyaset bu kadar ahlaksızlaştırılmamalıdır. Bir insanın otelde kalmasını, birkaç saat uyumasını siyasi malzeme haline getirecek kadar çaresizleşen bir anlayışın millete verebileceği hiçbir şey yoktur. Ortada ne hırsızlık vardır,?ne yolsuzluk vardır,?ne rüşvet vardır,?ne kamu zararına yol açan bir işlem vardır,?ne de bir başkasının hakkına ve hukukuna zarar veren bir davranış vardır. Soruyorum: Hırsızlık mı yaptım? Rüşvet mi aldım? Yolsuzluk mu yaptım? Bir kişinin hakkını mı yedim? Bir kişinin canına mı kastettim? Hayır. Yaptığım tek şey, binlerce kilometrelik kara yolculuğunda trafik güvenliğini ve insan hayatını önceleyerek dinlenmek olmuştur. Asıl sorgulanması gereken benim birkaç saat dinlenmem değil, bundan siyasi rant ve siyasi malzeme çıkarmaya çalışan anlayıştır. İnsan hayatını korumak sorumluluktur.
Bunu suç gibi göstermeye çalışmak ise vicdansızlıktır. Şu an yeni uyandım. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördüm. Kahvaltımı yaptıktan sonra Yunanistan’dan Türkiye’ye doğru yola çıkacağım.
Gerçekler bu kadar açıkken, insanların can güvenliğini önceleyen sıradan bir dinlenme molasını siyasi tartışma konusu haline getirmek, siyasetin ne kadar kirletildiğinin en açık göstergesidir"
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Premier Lig'e yükselen Hull City'e soruşturma başlatıldı
Kılıçdaroğlu'ndan 'Kahraman Kemal' afişleri
İran 'ABD İHA’sını imha ettik' dedi, CENTCOM açıklama yaptı
Adalet Bakanlığı’ndan e-Duruşma için yeni düzenleme
Meteoroloji'den çok sayıda kente sağanak uyarısı
Teröristbaşına statü verip Yunanistan’a kızan 'Kadim Devlet Aklı'!..
Enerjide yerli ve yenilenebilir devrimi
Buruk bir bayramın sosyo-ekonomik anatomisi
Turist kazıklama sezonu açıldı, vatana millete hayırlı uğurlu olsun
Aklın devre dışı bırakıldığı ülke sadece Türkiye mi?