Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
51,4850
Dolar
Arrow
44,4973
İngiliz Sterlini
Arrow
58,7512
Altın
Arrow
6806,2388
BIST
Arrow
10.729

Gizli kameralar ve bebek kameraları sorunu

İbrahim Haskoloğlu’nun bir haberine denk geldim. Öncelikle onu tebrik etmek istiyorum. Güzel araştırmalar yapıyor. Bu kez ele aldığı konu ise gizli kameralar ve bebek kameraları üzerinden yürüyen çok daha büyük bir sorun.

Bir haber bazen yalnızca bir suçu anlatmaz, bir sistemin varlığını ortaya çıkarır. Bu dosya da tam olarak böyle bir noktaya işaret ediyor. İlk bakışta “gizli kamera skandalı” gibi görünen mesele, aslında çok daha geniş bir yapının parçası. Ortada bireysel sapkınlardan ziyade, organize çalışan, içerik üreten ve bunu pazarlayan bir yapı var.

Anlatılanlara göre mesele yalnızca otel odalarına ya da günlük kiralanan evlere yerleştirilen gizli kameralarla sınırlı değil. Görüntüler toplanıyor, arşivleniyor ve bir “ürün” haline getirilerek satılıyor. Üstelik bu yerler düşündüğümüzden çok daha geniş bir yelpazeye yayılmış durumda: epilasyon merkezleri, mağazalar, gelinlikçiler, hatta anne süt sağım merkezleri.

Buraya kadar olan kısmı zaten yeterince ürkütücü. Ancak asıl kırılma noktası başka bir yerde.

Çünkü bu sistem yalnızca gizli kamera yerleştirmekle çalışmıyor. Çok daha “temiz” bir kaynağı da var: evlerin içi.

Wifi bağlantılı bebek kameraları…

Ailelerin çocuklarını izlemek için evlerine yerleştirdiği bu cihazlar, aslında dışarıya açık birer yayın kaynağına dönüşebiliyor. Şifreler kırılıyor, varsayılan ayarlar değiştirilmemiş cihazlara erişiliyor ve insanların en mahrem anları kayıt altına alınıyor. Üstelik bu sadece teorik bir risk değil; sistematik şekilde yapılan bir faaliyet.

Daha da dikkat çekici olan, bu görüntülerin rastgele dolaşıma girmemesi. Bir havuzda toplanıyor, Telegram gibi platformlarda pazarlanıyor, ilk birkaç saniyesi “tanıtım” olarak paylaşılıyor ve tamamına erişim için para talep ediliyor. Bu, klasik anlamda bir hack vakasından ziyade, doğrudan bir içerik ekonomisi.

Ekran görüntülerinde dikkat çeken bir başka unsur da ödeme sistemleri. IBAN’ların sürekli değişmesi, ödemelerin ertesi güne bırakılması gibi ifadeler, bu işin yalnızca anonim kişiler tarafından değil, muhtemelen başkalarına ait hesapların da kullanıldığı daha organize bir yapı üzerinden yürütüldüğünü düşündürüyor. Bu noktada konu yalnızca siber suç değil, finansal suçlarla da kesişiyor.

Bir başka önemli detay daha var. Bu tür kamera görüntülerinin yıllardır indekslendiği bir arama motoru bulunuyor: Shodan. Shodan, internete açık cihazları tarayan bir sistem. Yanlış yapılandırılmış kameralar, açık portlar, şifresiz erişimler burada listelenebiliyor. Yani bazı durumlarda bir cihazı “hacklemek” bile gerekmiyor; cihaz zaten açıkta duruyor.

Bu yüzden mesele “kötü niyetli hackerlar” anlatısının ötesine geçmiş durumda. Sorun, teknolojinin yanlış kurulumu, güncellenmemesi ve denetlenmemesi.

Devletin Yapması Gerekenler

Bu tip olaylar münferit vakalar olarak ele alınamaz. Türkiye’ye giren özellikle IoT cihazların, başta bebek kameraları olmak üzere, siber güvenlik testlerinden geçirilmesi gerekir. Sadece fiziksel güvenlik değil, yazılım güvenliği de zorunlu hale gelmeli.

Varsayılan şifreyle çalışan cihazların satışına izin verilmemeli

Üreticilerin düzenli güvenlik güncellemesi sunması zorunlu tutulmalı

Aktif kullanılan cihazlar için merkezi bir zafiyet veri tabanı oluşturulmalı

Kolluk kuvvetlerinin bu tür dijital içerik ticaretine yönelik kapasitesi artırılmalı

Kamera Sahiplerinin Yapması Gerekenler

Gerçek şu: Bu cihazları eve sokan da biziz.

Varsayılan kullanıcı adı ve şifre mutlaka değiştirilmeli

Cihaz yazılımı düzenli olarak güncellenmeli

UPNP gibi otomatik erişim açan özellikler kapatılmalı

Kameralar mümkünse ayrı bir ağda çalıştırılmalı

Aksi halde kamera, güvenlik aracı olmaktan çıkıp bir yayın cihazına dönüşür.

Konaklama ve Kamusal Alanlar

Güvenli olmayan otel, motel veya günlük kiralık yerlerde kalmamak artık bir tercih değil, bir gereklilik. Ancak mesele burada da bitmiyor. Yıllar önce bilinen bir otel markasının yakınında kiralanan bir daire üzerinden, otelin kablosuz ağının klonlanarak kullanıcıların trafiğinin dinlendiği vakalar yaşandı.

Bu yüzden:

Açık Wi-Fi ağlarına bağlanırken dikkatli olunmalı

Hassas işlemler mümkünse mobil veri üzerinden yapılmalı

Fiziksel ortamda şüpheli cihazlara dikkat edilmeli

Bugün evin içine giren her cihaz, aslında dışarıya açılan bir kapı. Bu kapının kilidi çoğu zaman bizim elimizde değil.

Kısa Kısa

Google, internetsiz çalışan mobil yapay zeka modeli Gemma 4’ü yayınladı.

AI kendini sürekli yeniliyor. Gemma 4’ü iPhone’uma kuramadım, o yüzden bakamadım ama ciddi şekilde merak ediyorum.

Claude artık komut satırından bilgisayar kontrol edebiliyor.

Claude artık bambaşka bir noktada. Bu tip gelişmeler devam ederse önce yazılımları yapay zekalar kullanacak, sonra yazılım kavramı bugünkü anlamını yitirecek.

Netflix, videolardan nesne silebilen açık kaynak AI modeli yayınladı.

Netflix’in yapay zeka yarışına girmek istemesi çok ilginç. Gerçi kim uzak kalabildi ki; Nvidia developerlarla çalışıyor, Apple ise Siri ekibini yeniden eğitiyormuş.

Anthropic, Claude’un içinde stres ve tereddüt gibi kavramlara karşılık gelen örüntüler tespit etti.

Anthropic’in Claude’u sürekli kontrol etmesi muazzam. Özellikle reverse engineering tarafındaki çalışmalar dikkat çekici. Şimdi stres ve tereddüt gibi örüntüleri analiz etmeleri de ayrı bir seviye. Bu arada Claude’un tasarımı da gerçekten çok başarılı görünüyor.

OpenAI 122 milyar dolar yatırım aldı.

Yanılmıyorsam Trump döneminde ülke genelinde açıklanan AI yatırımı 500 milyar dolar civarındaydı. Bunun yaklaşık dörtte biri OpenAI’a yatırım olarak gidiyor gibi görünüyor. Öte yandan Sam Altman’ın WSJ’ye açıkladığı ihtiyaç ise 7 trilyon dolar seviyesinde. Bu ölçek, meselenin artık teknoloji değil altyapı yarışı olduğunu gösteriyor.

ChatGPT otomobillere entegre olmaya devam ediyor.

ChatGPT CarPlay’e geldi. Artık WhatsApp üzerinden Siri ile kullanma ihtiyacı ortadan kalktı. Bu sadeleşme kullanıcı deneyimi açısından oldukça olumlu.

Oracle, tek bir e-postayla yaklaşık 30.000 çalışanını işten çıkardı.

Oracle ve son dönemde birçok teknoloji şirketi eleman çıkarmaya devam ediyor. Geçen hafta yazacaktım ama 30.000 rakamını görünce özellikle kontrol etme ihtiyacı hissettim.

xAI’de Elon Musk hariç tüm kurucu ekip ayrıldı.

Sanıyorum artık daha çok yapay zeka, daha az insan göreceğiz.

OpenAI, teknoloji yayın ağı TBPN’i satın aldı.

Bunu duyan Türk geliştiriciler hemen yeni örneklerini yapmaya başladılar. Ama asıl soru şu: Bunlar yeni dünyada gerçekten gerekli olacak mı?