Geçenlerde The Economist’te yayımlanan bir yazıyı okudum. Yazı, yapay zekâ çağının liderlerini Henry Ford ve Rockefeller gibi sanayi çağının büyük figürleriyle kıyaslıyordu. İlk bakışta mantıklı görünüyor. Çünkü gerçekten de tarih boyunca büyük teknolojik dönüşümler birkaç büyük isim etrafında şekillendi. Ford otomobili kitleselleştirdi. Rockefeller petrol ekonomisini organize etti. Bezos internet lojistiğini dönüştürdü. Economist’in temel tezi şu: “AI devrimi de benzer bir tarihsel kırılma yaratabilir.”
Bence sorun tam da burada başlıyor. Çünkü Economist meseleye hâlâ sanayi devrimi mantığıyla bakıyor. Yani teknoloji çıkar, sanayi dönüşür, ekonomi değişir, yeni milyarderler oluşur. Oysa bugün yaşanan şey bana göre yalnızca yeni bir sanayi devrimi değil. Daha büyük bir şey. Belki de dünyanın yeniden tasarlanması.
Bu yüzden Henry Ford benzetmesi bana eksik geliyor. Daha doğru tarihsel paralellik bence feodalizmden ulus devletlere geçiş dönemi. Çünkü o dönem de yalnızca ekonomik dönüşüm yaşanmadı. İnsanlığın güç ilişkileri, hukuk sistemi, iletişim biçimi, aidiyet anlayışı, savaş düzeni ve ekonomi modeli baştan yazıldı. Bugün yapay zekâda gördüğümüz şey de buna benziyor.
Burada aklıma doğrudan Technofeudalism: What Killed Capitalism geliyor. Kitabın yazarı Yanis Varoufakis çok tartışmalı ama önemli bir tez ortaya koyuyor. Kapitalizmin klasik anlamıyla dönüşmeye başladığını, yerine platform merkezli yeni bir dijital feodal düzenin oluştuğunu söylüyor. Bu tez ilk başta sert gelebilir ama bugünkü AI şirketlerine dikkatlice bakınca ilginç bir paralellik ortaya çıkıyor.
Feodal dönemde güç toprağı, geçiş yollarını, üretimi ve güvenliği kontrol etmekten geliyordu. Bugün ise veri merkezlerini, GPU’ları, modelleri, bilgi akışını, API erişimini ve dijital kimlikleri kontrol edenler güç sahibi oluyor. Ama asıl önemli nokta şu: Feodalizmin ardından tarihte yalnızca büyük şirketler doğmadı. Merkezi ulus devletler doğdu.
Şimdi yapay zekâ dünyasına bakın. Her büyük model artık kendi hukukuna, kendi sansür sistemine, kendi ahlak anlayışına, kendi ekonomik düzenine ve kendi kullanıcı ekosistemine sahip olmaya başlıyor. OpenAI başka bir dünya. Google DeepMind başka bir dünya. xAI başka bir dünya. Anthropic tamamen başka bir dünya.
Bunlar artık yalnızca teknoloji şirketi değil. Kendi dijital egemenlik alanlarını kurmaya başlayan yapılar. Belki de Economist’in kaçırdığı nokta tam olarak bu. Biz yeni sanayi patronlarını değil, yeni dijital devlet kurucularını izliyor olabiliriz.
Bu yüzden OpenAI’ın Amerikan Savunma Bakanlığı ve orduyla geliştirdiği ilişkiler küçümsenecek detaylar değil. Hatta tam tersine. Tarihe baktığınızda büyük markaların önemli kısmı devletler ve ordularla kurdukları ilişkiler sayesinde sıçrama yaptı.
Örneğin Mercedes-Benz. Mercedes’in kökeni doğrudan Alman devlet yapılanması ve askeri ihtiyaçlarla bağlantılıydı. Özellikle savaş dönemlerinde askeri araçlar, motor teknolojileri ve lojistik sistemleri üzerinden ciddi mühendislik sıçraması yaşadı. Boeing zaten Amerikan savunma sanayii olmadan bugün bildiğimiz Boeing olmazdı. IBM Soğuk Savaş döneminde devlet altyapılarıyla büyüdü. Intel yarı iletken savaşlarının merkezine yerleşti. Palantir Technologies zaten doğrudan devlet güvenlik mimarisi üzerine inşa edildi.
İnternetin kendisi bile askeri projeydi. ARPANET.
Bu yüzden OpenAI’ın savunma alanına yaklaşması sıradan bir ticari hamle değil. Tarihsel olarak bakarsanız bu, küresel güç mimarisine giriş bileti.
Ama burada başka bir sorun daha var. Bizim coğrafyanın teknolojiyle kurduğu ilişki.
Geçen gün Erzincanspor’un açtığı logo yarışmasıyla ilgili yorumları gördüm. İnsanlar logoların yapay zekâ ile üretilmiş olmasına şaşırıyor, hatta bunu küçümsemeye çalışıyordu. Sene 2026 olmuş. İnsanlar hâlâ “Yapay zekâ ile logo mu yapılır?” şaşkınlığında. Ne bekleniyor anlamıyorum. Taşa oyma mı? Armanın elde işlenmesi mi?
İşte tam olarak bu refleks yüzünden bu coğrafya teknolojik dönüşümlerin çoğunu dışarıdan izliyor.
Çünkü burada teknoloji önce küçümsenir. Tekniği horgörmek, yeni gelen şeyi oyuncak sanmak, her şeyi bildiğini düşünmek neredeyse kültürel refleks hâline geldi. Sonra teknoloji para kazanmaya başlar. Bir anda herkesin ağzının suyu akar. Bu sefer de herkes aynı anda o alana saldırır.
Batı’da internet yükselirken burada insanlar web sitesini dijital broşür gibi tasarlamaya çalışıyordu. İnternetin yeni bir ekonomik alan olduğunu anlatıyorduk. Kimse ilgilenmiyordu. Ta ki Yahoo borsada yükselene kadar. O gün bir anda herkes “Bu internet işi çok önemliymiş.” demeye başladı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde internet konuştuğumuz yıllarda bazı akademisyenler bırakın tartışmayı, dinlemeye bile gelmiyordu. Yıllar sonra aynı insanlar “Şu interneti bir anlasam ortalığı dağıtırım.” demeye başladı. Ben de içimden hep aynı şeyi düşünüyordum: “Senin zihnin gerçekten buna uygun olsaydı zaten bugün burada ben değil sen olurdun.”
Bugün aynı döngüyü yapay zekâda görüyorum.
Türkiye’de bugün e-ticaret, oyun, startup ve AI kelimeleri geçtiğinde herkes heyecanlanıyor. Ama kimse şu soruyu sormuyor: Bunlar hangi üretim kültürünün sonucu?
Çünkü teknoloji yalnızca araç değildir. Bir düşünme biçimidir.
Şu anda yine aynı hata yapılıyor. İşi gerçekten anlayanların yerine, gürültü çıkaranların peşine takılıyor insanlar. Bir süre sonra ne oluyor? Ellerindeki bütün sermayeyi trend gördükleri yere akıtıyorlar. Sonra büyük kısmı batıyor.
Çünkü mesele teknolojiye para yatırmak değil. Teknolojiyi gerçekten anlamak.
Ben sonucunu biliyorum.
Yine dışarıda kalacaklar.
Çünkü mesele prompt yazmak değil. Zihniyet değiştirmek.
Microsoft bugün hâlâ AI’ı Office katmanı problemi gibi görüyor. Google hâlâ mevcut ürünlere AI ekliyor. Meta ise “geride kalmayalım” psikolojisiyle hareket ediyor. Bunların hepsi güçlü şirketler olabilir ama bana göre eski dünyanın refleksleriyle düşünüyorlar. Çünkü gerçek kırılma ürün geliştirmek değil. Yeni bir dijital egemenlik modeli kurmak.
Bütün bunların içinde bana göre zamanı en doğru okuyan kurum hâlâ Anthropic. Çünkü onlar yalnızca daha güçlü model üretmeye çalışmadı. Önce yapay zekânın nasıl düşündüğünü anlamaya çalıştı. Claude’dan önce yaptıkları çalışmaların önemli kısmı reverse engineering mantığıydı. “Bu sistem içeride nasıl davranıyor?”, “Karar mekanizması nasıl oluşuyor?”, “Model neden böyle cevap veriyor?” gibi sorular sordular.
Bu yaklaşım çok farklı. Çünkü diğer şirketlerin önemli bölümü yapay zekâyı performans yarışı gibi görüyor. Anthropic ise daha çok yeni bir bilişsel sistem kuruyormuş gibi hareket ediyor. Claude’un artık kendi kodunu üretmesi, kendi süreçlerini optimize etmesi ve kendi üretim sistemlerini geliştirmesi tesadüf değil.
Bu yüzden geleceğin en büyük gücü yalnızca en zengin şirket olmayabilir. En büyük güç kendi dijital düzenini, kendi kurallarını, kendi ekonomik alanını ve kendi kullanıcı medeniyetini kurabilen yapı olabilir.
Belki de bugün yaşadığımız şey yeni bir sanayi devrimi değil.
Yeni dijital ulusların kuruluş dönemi.
Belki bu yüzden 3–4 Haziran’da yapacağım eğitim benim için klasik bir “AI eğitimi” değil. Daha önce Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği bünyesinde yaptığım Gelecek 101 ve Gelecek 102 derslerinin devamı gibi düşünülebilir. Ama bu sefer mesele yalnızca araç kullanmak değil; yapay zekânın ekonomiyi, medyayı, devletleri ve hatta insan düşüncesini nasıl yeniden tasarladığını anlamak olacak. Gerçekten bu dönüşümün parçası olmak isteyenler eğitim afişine şu bağlantıdan ulaşabilir:
Kısa Kısa
* Meta Platforms, binlerce çalışanını AI odaklı ekiplere kaydırırken organizasyon yapısını hızla “AI native” modele dönüştürüyor. Applied AI Engineering gibi yeni yapılanmalarla birlikte şirket artık sosyal medya şirketinden çok yapay zekâ altyapı şirketine dönüşmeye çalışıyor.
* Arm Holdings CEO’su Rene Haas, akıllı telefon pazarındaki yavaşlama ve bellek krizinin büyümeyi negatife çevirdiğini açıkladı. Şirket artık odağını AI veri merkezlerine kaydırıyor. Görünen o ki “telefon çağı” doygunluğa yaklaşırken yeni savaş veri merkezlerinde yaşanacak.
* Artisan adlı AI startup’ı, “Stop Hiring Humans” sloganıyla oldukça provokatif bir reklam kampanyası başlattı. AI satış ajanlarını öne çıkaran kampanya San Francisco ve New York’ta billboard’lara taşındı. Yapay zekânın iş dünyasında artık yardımcı araç değil, doğrudan çalışan alternatifi olarak konumlandırılması ciddi tartışma yarattı.
* Uber, Trendyol Go’nun yüzde 85 hissesini yaklaşık 700 milyon dolara satın aldı. Platform artık “Uber Eats Trendyol Go” markasıyla yeniden yapılandırılıyor. Türkiye’de lojistik ve teslimat alanındaki küresel rekabet yeni bir seviyeye taşınıyor.
* Pardus tarafında önemli bir gelişme yaşanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki yaklaşık 650 bin akıllı tahtada Pardus’a geçiş sürüyor. Yerli yazılım kullanımı yalnızca maliyet değil, dijital egemenlik açısından da giderek daha stratejik bir konu hâline geliyor.
* Ankara’da düzenlenen 9. e-Safe Kişisel Verileri Koruma Zirvesi’nde “Kişisel Veri Korumasının Geleceği” teması öne çıktı. Siber güvenlik, veri koruma ve milli veri egemenliği konuları artık yalnızca teknik değil, doğrudan jeopolitik meseleler olarak tartışılıyor.
* Bu ay WIRED dergisinin Türkiye edisyonu ilk kez yayınlandı. Teknoloji kültürünün küresel medya markaları üzerinden yeniden şekillendiği bir dönemde bu girişim dikkat çekici görünüyor.
Türkiye’de Takip Etmeye Değer Influencerlar
* Mehmet Sungur – @dr.mehmet_sungur
* Özgür Bolat – @dr.ozgurbolat
* DOT Theatre – @dottiyatro_dottheatre
* Reha Altınok – @rehaaltinok
* İdil Yürük – @yidil
* Sedat Bayrak – @sedatbayrak
* Ali Nesin – @alinesin_gercek
* Zaytung – @zaytungcom
* Ioanna Kuçuradi – @ioanna.kucuradi
* Hakan Karahan – @hakankarahanofficial
Dünyada Takip Ettiğim Influencerlar
1. Dwayne Johnson – @therock
2. Anthony Howe – @anthony.howe.art
3. Max Amini – @maxcomedian
4. The Wall Street Journal – @wsj
5. Formula One – @f1
6. Prada – @prada
7. Mansour Bahrami – @mansourbahramiofficial
8. Banksy – @banksy
9. Montblanc – @montblanc
10. Cartier – @cartier
Çok Okunanlar
Real Madrid'e veda eden Arbeloa'dan Arda Güler'e övgü dolu sözler
Müsavat Dervişoğlu’ndan CHP'ye yapılan operasyona tepki
Cengiz Ünder'in düğününden en özel kareler ortaya çıktı: Fenomenle evlenmişti
Son kale düştü mü yoksa direniş yeni mi başlıyor?
Temizlediği arabasında uyudu, yüzde 90 görme kaybı yaşadı
Barış Yarkadaş Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel hamlesini açıkladı!
Sahte MHRS randevu linkini tıkladı, hayatının şokunu yaşadı
Mansur Yavaş'tan yandaş gazetecinin 'çay-çorba' iddiasına yalanlama
Gümüşhane'de 19 yaşındaki genç kız evinde ölü bulundu
AKP'li Sayan'dan Özer'in 'tebligat yırtma' görüntülerine dair iddia