Çok şey istediler. Neler istemediler ki?
Hepsi birlik olup, baskıyla, tehditle, vaatle.
İngiltere başta olmak üzere Lozan’da yabancılar anlaşmış gibi Osmanlı devletini kemiren ve sonunda batıran, yıkan Kapitülasyonların devam etmesini ve kaldırılmamasını istediler.
Yani bizim ekonomik sömürge olmamızdı bu.
İsmet Paşa direndi. Hayır dedik. Kaldırdık.
Boğazlar.
Arkadaşlar İsmet Paşa Lozan’a giderken Çanakkale ve İstanbul Boğazı İtilaf Devletleri'nin elindeydi. Bizim elimizde değildi. Sevr ile elimizden çıkmıştı. Lozan’da Boğazların savaş gemilerine açık olması, Uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi istendi.
İsmet Paşa hayır dedi. Kabul etmedik.
Uzun tartışmalar sonucunda Boğazların yönetimi Türk delegesinin başkanlığında uluslararası bir komisyona bırakıldı. Şimdilik. 1936 Montrö Boğazlar sözleşmesi ile de daha sonra bizim oldu.
Lozan’da başka ne istediler?
Kısmen bizim Sevr’e dönmemizi istediler. Yani, Doğu Anadolu'da bir Ermeni/Kürt devletinin kurulmasını istediler. Neden istediler, Çünkü Osmanlı Hükumeti yıkılmadan önce Sevr Antlaşmasını imzalamıştı.Onu dayanak gösteriyorlardı. Ama biz hayır dedik.Sevr’in hiçbir rengini tanımıyoruz dedik.
Çok uzun tartışmalar oldu. En sonunda Ermeniler için en uygun yurt yerinin bu günkü Ermenistan bölgesi olduğuna karar verildi konu kapandı.
Bazı Kürt ileri gelenler de “kaderlerinin Türklerle beraber olduğunu, Türklerle kardeş olduğunu” bildirince Emperyalistler Doğuda bir Kürt devleti kurma taleplerinden de vaz geçtiler.
Lozan’da sadece toprak istenmedi.
İngilizler 1914 yılında başlayan ve 1918 yılında biten, I.Dünya Savaşından beridir kendi uğradıkları savaş zararlarının tazminini istediler. Neden, çünkü Osmanlı İmparatorluğu I.Dünya savaşında yenilmişti. Vermedik. Vermeyiz dedik.
Ayrıca İstanbul’un işgalinden dolayı bir maliyet çıkardı İngilizler bize.İşte efenim, Kara Kuvvetleri 22.500.000 sterlin, Donanma 6.000.000 sterlin ve Hava Kuvvetleri 615.000 sterlin filan, Vergi kaybını da hesapladılar, İngiltere’nin Türkiye işgali sürecinde harcadığı askerî harcamaların toplam maliyeti olarak 39.875.000 sterlin hesabı önümüze koydular. Yaklaşık 40 milyon sterlin. Sanki adamları biz çağırdık gelin bizi işgal edin diye.
Ama biz ne yaptık, sadece Osmanlının Duyunu umumiye borçlarını kabul ettik ve ödedik. Başka çaremiz yoktu.Çünkü herkesin Osmanlıdan alacağı vardı.
Peki İngiltere bunu ister de Amerika durur mu? Güya bir de Amerika Lozan Barış Konferansı'nda taraf değildi. Gözlemci olarak katıldı. Taraf olmadı ama, Amerika Türkiye’nin Amerika’dan borç istemesi halinde, Düyunu Umumiye çatısı altında borç vereceğini söyledi. Başka türlü vermezmiş. Yani Amerika Kapitülasyonların kaldırılmasına taraf olmuyordu ama Düyunu Umumiye’nin de kaldırılmasını istemiyordu. Biz kabul etmedik.
Duyunu Umumiye’yi de kaldırdık.
Amerika ayrıca Lozan’da kendisine özel ekonomik ayrıcalıklar istedi. Türkiye'deki petrol imtiyazlarını ve ekonomik çıkarlarını sürdürmek istiyordu. Sanki o da kapitülasyonun bir çeşidi değilmiş gibi. İsmet Paşa reddetti. Vermedi.
Tabii Amerikan istekleri bundan ibaret değildi.
Her nedense Türkiye’de kendi kurumlarına arkeolojik kazılar yapmak için izin istedi. Adam ülkemizde define arayacak herhalde.
İsmet Paşa ona da hayır dedi, reddetti.
Amerika İngiltere bunları ister de Fransa İtalya durur mu?
Kurtuluş Savaşını sanki biz kaybettik mübarek. Ama adamlar uyanık, Kurtuluş Savaşını önemsizleştirip, yok sayıp, olayı 5 yıl önce kazandıkları Birinci Dünya Savaşının tazminini istiyorlar. Artık ortada Osmanlı kalmayınca bizden istiyorlar.
Şimdi biz Osmanlıcıyız demek kolay. Sıkıysa o zaman de. Hemen önüne koyarlar Osmanlının borçlarını. Ondan sonra Osmanlı gibi seke seke ödersin.
Fransa Suriye sınırını ve Osmanlıdan alacaklarının güvence altına alınmasını istedi. İtalya ise Ege Adaları'ndaki hakimiyetini ve Anadolu'daki ekonomik imtiyazlarını devam ettirmek istedi.
Reddettik. Ege Adaları İsmet Paşa’nın Lozan’ında değil, 1912 Sultan Mehmet Reşat’ın Lozan’ında verilmişti. Uşi Antlaşmasında. Nihayet Ege Adaları askerden arındırılarak çözüldü.
İş sadece Amerikası İngilizi Fransızı osu busuyla bitmedi.
Yahu arkadaş dünyanın öbür ucundaki Japonlar bile Lozan’daydı. İsmet Paşa’ya Kapitülasyonların kaldırılması konusunda “durun, acele etmeyin, bekleyin” dedi.
Neyi bekleyecektik. Beklemedik. Kaldırdık.
Portekiz de istedi. Geri kalır mı? Yahu arkadaş Portekiz ne alaka? 17 ve 18 yy. Uluslararası sömürge devleti ya. O bakımdan. Kapitülasyonların kaldırılmasını istemedi. Kendi hakları varmış. Bizden istedi. İsmet Paşa vermedi. Reddetti.
Belçika da aynı.
Belçika ne istedi biliyor musunuz? Birinci Dünya Savaşından kalan, Kocaeli’nde şurda burda Geyve hattında atıl duran vagonlarını istedi. Lozan’da bu araçların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu belirterek iadesini talep etti.
Osmanlı Belçika’dan Vagon almış, parası ödenmiş veya ödenmemiş savaş hali belli değil. Her neyse, istiyor işte.Verdik mi, hayır. İsmet Paşa’nın inadı tuttu, vermedi. Hurdaya çıkmış dedik.
Yani donumuza kadar olmasa da,
vagonumuza kadar istediler Lozan’da.
Bulgaristan.
Diyeceksiniz ki Bulgaristan da mı var. Evet. Bulgaristan ne isteyebilir? Saroz körfezine inmeyi istiyorlar. Yani biraz Gümülcüne’den, biraz Türkiye’den. Neden istiyordu, çünkü Balkan Savaşlarından sonra Batı Trakya Türk Cumhuriyeti ortadan kaldırılmış, o bölge Bulgarlara verilmişti.
Adamlar kendince haklı, kazandığı toprakları geri istiyor. Ama İsmet Paşa ne yaptı, tabii ki vermedi.
Yunanistan’ı unuttuk değil mi? Onlar da istedi. Yunanistan da İstanbul’un işgalinde Çatalca'ya kadar işgal ettiği için bunun tazminatını istediler.
Yahu hocam onlar bizi değil, biz onları denize döktük ne tazminatı dediğinizi duyar gibiyim.
Ama neden istiyor biliyor musunuz?
Çünkü onlar da şimdiki bizim aklı perişanlar gibi Kurtuluş Savaşını yok sayıyorlardı. Direkt, Birinci Dünya Savaşında Osmanlının yenilgisine bağlıyorlardı işi. Şimdi de Kurtuluş Savaşını yok sayarsan, kendini Osmanlı Çocukluğuna, Osmanlı hayranlığına Osmanlının devamına bağlarsan, Kuruluş Savaşını ders kitaplarından, nesillerin aklından, dimağlarından hafızalarından kaldırırsan,Emperyalistler bunu ıskalamaz merak etmeyin.
Mondros Mütarekesinin, Paris Konferansının, Sevr’in bütün maddelerini ısıtıp getirirler, Osmanlının ne kadar günahı varsa yedirirler size.
Çünkü aynı şeyi Lozan’da yaptılar bize.
Kurtuluş savaşını yok sayarak, Vahdettin döneminde imzalanan Mondros’un, Sevr’in bütün faturalarını koyarlar önünüze.
Çok Okunanlar
İran’dan Hazar Denizi'ndeki Ukrayna saldırısına sert tepki
Süryani ve Ermeni vatandaşlarımız 'Allah Erdoğan'dan razı olsun' diyor
Cumhurbaşkanlığı’nın Lozan 'Taslağı'... Özgür Özel’in Yeni Parti’si...
Cep telefonundaki kişiye el salladı, sonra dondurmacıyı öldürdü
Yarı çıplak sokağa çıkan kadın daha sonra 3. kattan atladı
Paran yoksa tedavi olamıyordun, şimdi doktor da olamıyorsun
CHP'nin üye katılım töreninde 950 liraya figüran tutuldu
YENİ Parti'de '10 vekil istifa edecek' iddiası
Rozet töreninde dikkat çeken isim, Şengül Yılmaz oldu
Lozan’da İsmet Paşa’dan ne istediler?