Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,9144
Dolar
Arrow
48,2910
İngiliz Sterlini
Arrow
65,1906
Altın
Arrow
6756,4133
BIST
Arrow
14.184

Terörist affına YÖK desteği

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Teröristlere af çıkartarak ülkeye “barış ve kardeşlik” getirileceği aldatmacasına geçit veren TBMM’nin “Terörsüz Türkiye” masalı halktan umulan desteği alamadı. 

Zaten alması da beklenmiyordu. Şehit ailelerine ve Gazilerimize güzellemeler düzmek, barış ve kardeşlik nutukları atmak ve bebek katiline statü vererek PKK’lıları ve siyasi uzantılarını ehlileştirmek girişimleri emperyalist projenin mimarlarının umutlarını boşa çıkardı.

40 yıldır PKK’nın zulmü ile baş etmeye çalışan bu millet, o günlerin acılarını tüm canlılığı ile hafızasında taşıyor.  Yaşadıklarını bildiği için gelecek süreçte yaşayacaklarını ve bu projenin arkasına gizlenen bölücü planı da çok net görüyor.

Televizyonları kuşatanlar, kuşkularını söylemekten korkanlar, eleştirilerini en ılımlı biçimde dile getirerek suçlanmamak için yol arayanlar toplumu ikna edemedi.

Terörün uzantıları en yüksek tondan pervasız açıklamalarını ve Anayasaya aykırı taleplerini dile getirecek cesarete sahipken, Cumhuriyetin kurucu değerlerine, ulus devlet ve üniter yapıya sahip çıkmak isteyenler suskun.

Yeni bir Cumhuriyet ve yeni bir kimlikten söz eden eskimiş milliyetçiler ve fırsatçı siyasetçiler meydanı boş bulmuş, devletin temellerine dinamit yerleştiriyorlar.

PKK’nın vahşi terörünün destekleyicileri meydanlarda gösteri yapıyor, Teröristin posterlerini bu vatanın evlatlarının gözlerine sokuyor.

Devlet görmüyor, duymuyor…. PKK’yı savunmak, anadilde eğitim istemek, yeni bir devletten ve yeni bir anayasal kimlikten söz etmek suç değil.

Çünkü bu ülkede artık vatansever olmak suç…

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu değerlerine sahip çıkmak suç…

“Ne mutlu Türküm diyebilmek” cesaret gerektiriyor…

“Türk’üm” demek ırkçılık, “ Kürt’üm” demek demokratikleşmenin altın anahtarı…

Ancak ne Milleti ikna edebildiler, ne de gerçek aydınları.

Bu nedenle kolları sıvayıp yeni bir proje başlattılar. 

Önce Okullara el attılar, yeni eğitim-öğretim yılı başlarken öğrencilere “Terörsüz Türkiye”nin anlatılması için okul müdürlerine yazı gönderdiler.

Ardından sıra Yükseköğretime geldi.

YÖK, bu kutsal (!) görevi üstlendi ve 27 Ağustos toplantısında aldığı karar doğrultusunda tüm üniversitelere resmi yazı gönderdi.

• Sürece ilişkin akademik araştırmalar yapmalarını

• Panel, konferans ve çalıştaylar düzenlemelerini

• Üretecekleri “bilimsel değerlendirmeleri” kamuoyu ile paylaşmalarını istedi.

Yazı ne zaman gönderildi?

30 AĞUSTOS’TA…

YÖK Başkanı  Özvar; “üniversiteleri, farklılıkların zenginlik olduğu, gençlerin aynı sıralarda buluştuğu ve birlikte yarınlara yürüdüğü kardeşlik mekanları” olarak tanımladı, “Üniversitelerin sadece süreci desteklemesinin yeterli olmadığını, bilgiyle, bilimle, araştırmayla kalıcı toplumsal huzurun inşasına katkı sunması gerektiğini” belirtti.

Özvar imzasıyla yollanan yazının bir bölümü şöyle;

“Bilindiği gibi coğrafyamızı geleceğe taşıyacak eğitim ve öğretim, tarih, kültür ve değerlerimiz hepimizin üzerinde uzlaşacağı ortak paydadır. 

Bu çerçevede Terörsüz Türkiye hedefinin sosyal, ekonomik, hukuki, siyasi, kültürel  ve güvenlik boyutlarıyla farklı disiplinlerin katkısıyla ele alınması, akademik  araştırma ve çalışmaların yürütülmesi, panel, konferans ve çalıştayların düzenlenmesi ve ortaya konulacak bilimsel değerlendirilmelerin kamuoyu ile paylaşılması sürece önemli katkı sağlayacaktır.”

Terörsüz Türkiye masalının entelektüel çevrelerden yeterli destek bulmaması nedeniyle üniversiteler devreye sokulmuştur. Üniversiteler projenin yeni suç ortağı olarak seçilmiştir. Gençlerin beynini yıkamak YÖK’e görev olarak verilmiştir.

Şu rastlantıya bakın ki, kısa süre önce DEM İmralı Heyeti üyesi Faik Özgür Erol, bir açıklama yaparak “Sürece verilen entelektüel desteğin yetersiz olduğundan” yakınmıştı.

Yani ikinci bir “ne istediler de vermedik” dönemine adım attığımız ortadadır.

Ancak ne Türk Milleti, ne de Türk Gençliği bu kirli senaryonun ortağı olmayacak, Atatürk’ün ışığı ve gerçek aydınlarımızın gücü, devşirilmiş kadroların emperyalist güdümlü projelerinin üstesinden gelecektir.

Bu Milletin  tek bir Önderi vardır; Mustafa Kemal Atatürk.

Onun gösterdiği yolda yürümek, Onun sevgisi ile bütünleşmek, Onun en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmak karanlığı aşmanın tek yoludur.

Gençliğe Hitabe’yi yeniden okumanın zamanı gelmedi mi?