Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
56,4291
Dolar
Arrow
48,6016
İngiliz Sterlini
Arrow
65,6482
Altın
Arrow
6853,9347
BIST
Arrow
14.399

11 Eylülün kuleleri: Öldürmeyen Allah öldürmüyor

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Hayatımda iki kez öldüm.

İlki 11 Eylül 2001 de, ikincisi de 11 Ekim 2015 de.

İkincisini daha önceleri yazmıştım.

Hendek olayları zamanı fetöcüler tarafından ortadan kaldırılmam için görevli gönderildiğim Şırnak’da, fetöcülerin ihbarıyla PKK tarafından kaçırıldım.

Şırnak üniversitesi rektörü rahmetli Prof Dr. Mehmet Nuri Nas’ın, PKK’ya çektiği restin sayesinde serbest bırakıldım.

Ben serbest bırakıldıktan on gün sonra ortalık yangın yerine döndü.

Detay isteyen konuyla ilgili yazıma bakabilir.

İlki ise Amerika’da idi.

Doktora tez çalışmaları yaptığım Stevens Institute of Technology’de hem asistanlık yapıyordum hem de danışmanımın firmasında inşaat ihalelerine teklif hazırlıyordum.

Newyork Belediyesinin bir liman yapısı için 10 Eylül'de teklifi hazırladım.

İhale 11 Eylül'de idi.

11 Eylül sabahı erkenden Wall Street bölgesine gittim.

Park yeri bulmak için erkenden gelmiştim Newyork’a, Newjersey’den.

İhale saatinin gelmesini beklemeye başladım.

ihale,Manhattan’daki İkiz Kulelerinde olacaktı.

Newyork Belediyesinin İkiz Kulelerin 85. katımda ofisi vardı.

İhale o ofisinde saat 10:00’da yapılacaktı.

Jilet gibi takım elbisemi giymiş, tiril tiril geziyordum.

Bir kahve ve bizim simit benzeri bagel almıştım.

Elimdeki siyah deri çantayla tam bir Newyork Yuppie’sine benziyordum.

"New York Yupi" ifadesi, aslında İngilizce bir sosyolojik terim olan "New York Yuppie" kalıbının Türkçe okunuşudur. Yuppie (Yupi) kelimesi, İngilizce "Young Urban Professional" (Genç Şehirli Profesyonel) ifadesinin baş harflerinden türetilmiştir. Özellikle New York gibi büyük finans merkezlerinde doğan bu kavram, 1980'li yıllarda popülerlik kazanmıştır. 

Amerika macerasının başlarındaki dirty job denilen benzinlik tecrübesinden sonra, mühendis olarak kravatlı dolaşmak, evrimsel süreçte çok önemli bir eşikti.

Saat 8:30 sularında bana benzer yüzlerce kravatlı hintli ve paki benzeri göçmenlerde ellerindeki kahve ile İkiz Kulelere doğru yürüyor, mesailerine yetişmeye çalışıyor ve sınıf atlamanın hazzını yaşıyordu.

Benim daha bir iki saat kadar vaktim vardı.

Hava çok güzeldi.

Berrak bir gökyüzü mavi bir derinlik veriyordu.

Rayban gözlüklerimle hem etrafı kesiyor hem kahvemi yudumluyor hem de kurduğum hayallerin gerçekleşmesinin neşesini yaşıyordum.

Derken saat 8:46’da ilk uçak kulenin birine çarptı.

Güm diye bir ses duydum.

Ne olduğu anlamadım.

Bir anda ortalık savaş alanına döndü.

Toz bulutu çöktü etrafımıza.

Kimse ne olduğunı anlamadan, Kuzey kuleye çarpıştan 17 dakika sonra saat 09.03'te ikinci uçak (United Airlines 175) güney kuleye daldı.

Ne yapacağımı şaşırdım ama bilincim açıktı.

Saçlarımda bir miktar toz birikmişti.

İki üç sokak arkadaki arabama doğru koşmaya başladım.

Bir baltaya sap olmak için geldiğim Amerika’da bedavadan ölmek istemiyordum.

Heyecanıma rağmen Lincon Tünelinden Newjersey’e geçmeyi akıl ettim.

Ben tünelden geçtikten hemen sonra tüm yollar kapatıldı.

Türklerin yaşadığı Paterson kasabasındaki Toros Lokantası'nda arkadaşlara buluştum.

Hem televizyona bakıyor hem de olayın detaylarını anlamaya çalışıyorduk.

Henüz kaza mı yoksa terör saldırısı mı belli değildi.

Havadaki kaçırılmış uçak sayısı artınca olayın terör saldırısı olduğu belli oldu.

Belli oldu ama hangi terör örgütünün yaptığı araştırılıyordu.

Amerika felç olmuştu.

Dedikodu mekaznizması çalışamaya başlamıştır.

İlk dedikodu, Japonların saldırdığı yönündeydi.

Atom bombasının öcünü almak isteyen Japon Kamikazelerin, Amerikaya hesap sorması olarak algılandı.

Ardından Bin Ladin ismi fail olarak belirlendi.

İntihar pilotlarının hepsi Araptı.

Ondan sonra Dünya düzeni değişti.

Çünkü binlerce Amerikalı ölmüştü.

Yüzlercesinin cesedine bile ulaşılamadı.

Amerikan savaş jetleri Pentagon'a doğru uçan kendi yolcu uçaklarını yolcularıyla birlikte vurmak zorunda kaldı.

Başkan Bush, saklanmak zorunda kaldı.

Amerika'ya ayar veren, racon kesen Araplara, Amerika ayarın da raconun da kralını kesti.

Biz de nasibimize düşen dersi aldık, hasarı da gördük.