Geçen hafta Avrupa Birliği tarafından fonlanan proje kapsamında Vilnius’da idim.
İzlenimlerimi geçen hafta yazmıştım.
Epeyce yazan oldu, 'Madem o kadar güzel neden döndün jangıla' diye.
Ben gurbette daha önce yaşadığım için ikinci bir gurbeti göze alamadım.
Alsam da orası Litvanya olur mu bilmem.
Çok güzel bir ülke ama çok soğuk.
Neyse konumuz o değil.
Proje ortağımız Vilnius Üniversitesi, İngilizce İnşaat Mühendisliği Bölümü açmış.
Yabancı öğrencilere odaklanmışlar.
Hoca da arıyorlarmış.
Bana da teklif ettiler.
İstanbul’da keyfim yerinde olduğu için şimdilik düşünmedim.
İlerde ne olur Allah bilir.
"Sonra bakarız" dedim.
Ardından, "3 milyonluk nüfusu olmayan Litvanya bile neden ingilizce eğitim veren bölüm açıyor?" diye düşünmeye başladım.
Dekan ile konuştum.
Amerika’nın ve İngiltere’nin ardından, Türkiye’nin de eğitim ihracından epeyce katma değer sağladığını öğrenmişler.
Türkiye’nin 3 milyar dolarlık hacme ulaştığını gazetelerden okumuşlar.
Yunanistan’ın da son dönem ataklarından haberdar olmuşlar.
Eğitim pazarından pay almak istiyorlarmış.
Diğer yandan, vize problemini aşmanın en kolay yolunun, öğrenci olarak Avrupa eğitim sistemine entegrasyon olduğunu kavramışlar.
Burdan YÖK’e duyuralım.
Pazarda rekabet kızışacak.
Çok Okunanlar
Büyük Güç Mücadelesinde İran Perdesi: Çin ve Rusya’nın Tutumu
Hürmüz kapanabiliyorsa, dünya artık eskisi gibi değildir
Alman Lisesi'nde öğrenciler andımızı okudu
Önce duygu, sonra akıl: İkna, medya ve şiddet haberlerinin dili
CHP'ye yönelik operasyonlar AKP'yi karıştırdı
Ederson'un maçtan sonra takıma gönderdiği mesaj ortaya çıktı!
Biri Bizi Okuyor (mu)?
Yargıtay’dan kiracılara depozito müjdesi
Gülistan Doku soruşturmasında itiraf videosu dosyaya girdi
Gençlerbirliği maçı öncesi Galatasaray'a özel destek