Dört gündür Litvanya’dayım. Başkent Vilnus’un orta sınıf bir üniversitesinde Erasmus proje toplantısı yapıyoruz.
Daha önce de yazmıştım ama tekrar yazmadan edemeyeceğim.
Coğrafi detaylarını merak edenler önceki yazıma bakabilir.
Bu kadar mı sakin bir ülke olur.
İnanılmaz derecede dingin sokaklar, şırıl şırıl akan, berrak mı berrak bir nehir.
Nehrin kenarına kurulmuş, cumhuriyet dönemi binalara benzer fakülteler.
Herkes hedeflediği noktaya doğru ağır ağır hareket ediyor.
Ne bir bağıran ne de çağıran var ortalıkta.
Trafik yok denecek kadar az.
Bir kaç basit korna sesi harici, insanı tedirgin edecek ne bir ses ne de bir nefes var.
Otelde uyanmakta zorluk çekiyorsunuz ki etrafta ne bir takırdı ne de tukurdu var.
İnsan profili gayet steril.
Ne Afrika’nın ne de Orta Doğu'nun göçünden paylarına bir şey düşmemiş.
Sade bir Baltık şehri.
Sanırım Baltık üçüzleri denen Letonya, Litvanya ve Estonya aşağı yukarı hep aynı tatda.
Eski Türkiye gibi.
Bir aile ülkesi. Herkes birbirine benziyor davranış olarak.
Eğitimsiz kimse yok etrafta.
Eski şehri korumuşlar.
Dar sokakların kenarına doğru sıralanmış, 2-3 katlı şirin mi şirin evler.
Tüm eski binalar tadilata girmiş, yenilenmiş.
Ne kaldırımlarda ne de yollarda yerinden oynamış tek bir taş bile görmek mümkün değilken sigara izmariti bile görmedim desem yeridir.
Birinci sınıf bir restoranda yediğimiz ağızda dağılan et için verdiğimiz paraya, Türkiye’de iki tavuk döner ancak yersiniz.
Çay kahve zaten bedava. Cebinizdeki bozukluklarla ödüyorsunuz ücreti.
Peynirli poğaçaları, ikinci cumhuriyetçi ablalarımız beğenmediği aynı zamanda hakaret ettiği eski Türkiye’nin ki gibi, orijinal tadında.
Keçi peynirlisini yerken, keçinin sağılırkenki melemesini duyuyorsunuz.
Lezzet süper.
Mısır şurubunu sokmamışlar mutfaklarına.
Hem ucuz hem de kaliteli yiyecekler yedik.
Kısaca cangıla geri dönmeden bir gün daha kalalım da rehabilitasyon yapalım gelecek ziyaretimize kadar.
Çok Okunanlar
İlber Ortaylı bugün son yolculuğuna uğurlanacak
Netanyahu'dan ikinci video geldi
Trump’tan Hürmüz Boğazı için uluslararası destek çağrısı
Muhittin Böcek'in savunması ortaya çıktı
Timur Cihantimur için istenen ceza belli oldu
Alican’ın takip ettiği davada ilginç gelişmeler
111 yıl arayla mayın ve namlu kardeşliğinden, SİHA ve füze kardeşliğine
Kurtuluş’un şeyhleri ve insan eliyle yazılan din
Askeri mahkemelerde bile gazeteciler öndeydi
Resmî Gazete / 9 - 15 Mart 2026