Soğuk Savaş’ın ardından dağılan Rusya, bölgedeki etkinliğini kaybetti.
1990’lı yıllardan sonra Amerika ve İngiltere, dağılan ülkeleri hem NATO hem de AB çatısı altına aldı.
Böylece, tüketime doymuş zengin piyasanın daralan hacmi; eğitilmiş ama ihtiyaç sahibi yoksul nüfus ile genişletildi.
Otomasyonla epeyce ucuza üreKlen malları satacak insanlara ulaşmak artık sorun olmaktan çıktı.
Ticaretin genişleyen alanı, şirketlerin kârlılığını artırdı.
Şirketler geometrik büyüdü, borsa da bu genişlemeden nasibini aldı.
Elinde uzun vadeli hisse senedi tutanlar, kazançlarını katladıkça katladı.
Doldur-boşalt peşinde koşanlarsa don gömlek ortada kaldı.
Bir iktisatçı arkadaşımdan rica ettim:
“Kimdi bu uzun vadede hissedarına servet kazandıran firmalar?”
Kısa ama özlü bir analizin ardından ortaya şaşırtmayan bir gerçek çıktı:
Üreme hormonunu ticaretine tahvil edip, erkek çocuk(lar) sahibi olan tüccarlar, uzun vadede asıl kazandıranlarmış!
Testosteronunu idareli kullananların şirketleri büyüse de kısa ömürlü olmuş; hissedarlarını mutlu edecek testosteron artışına vesile olamamışlar.
Her ne kadar kız çocuğu olan iş adamları için “post-damat sendromu”nun getirdiği iflaslar neşeli bir konu olsa da o başka bir yazının konusu…
Bugün borsada çakılan büyük bir inşaat firması da vaktiyle batmış devasa şirketler de benzer sebeplerden ticari hayattan çekilmiş. Damadın veya CEO’nun elinde gözlerinin yaşına bakılmadan canları okunmuş.
Çok Okunanlar
Tutuklu Erdal Beşikçioğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na dikkat çeken sözler
Fenerbahçe'de Talisca için ayrılık iddiası
Hilmi Tuna Kuriş yurt dışına kaçış hazırlığındayken yakalandı
Rasim Ozan Kütahyalı'nın tahliyesinde dikkat çeken ayrıntı
Gazilerimize 'Vefa'dan notlar!..
Ne Türk Cumhuriyetleri bizi dinliyor ne Suriye’de fikrimizi soran var
FC 27’de Beşiktaş reytingleri açıklandı
'Demokrasinin yolu Silivri’den değil İmralı’dan geçer' demişti
Sıcak paranın gölgesinde
Motorine bu gece zam bekleniyor