Birazdan okuyacaklarınız gerçek bir hikayeden alınmıştır.
Alıcılarınızın ayarları ile oynamayın.
Geçenlerde yeğenimle karşılaştım.
Üniversite sınavında, çok iyi bir derece yapıp, adı ulu kıçı kuru bir üniversiteye burslu girmişti.
Üstüne bir miktar da tercih avantası almıştı.
Üçüncü sınıfta imiş.
Nasıl gidiyor okul dedim.
Derslere pek gitmiyorum dedi.
Daha çok Ortaköy’de takılıyormuş.
Neden diye sorunca, cevabı beni hiç şaşırtmadı.
Hocalar dersleri çoğunlukla silayttan anlatıyormuş.
İngilizceleri yetersiz olduğu için irticalen konuşamıyorlarmış.
Kopi peys ile hazırladıkları silaytları ekrandan saatlerce okuyorlarmış.
Yüzleri silayta, sırtları da sürekli öğrenciye dönük vaziyette.
Öğrenciler de ya sosyal medyada geziyor ya da uykuya dalıyormuş.
Uydurma sınavlar ile ölçe değerlendirme yapıyormuş gibi yapıp, bol keseden de not dağıtıyorlarmış.
Kamu üniversitesi olmadığı için öğrencileri pışpışlıyorlarmış.
Buna benzer hikaye duymayanınız yoktur.
Kurumlar bir an önce kendilerine çeki düzen vermez ise hazin bir son hepimiz için ürkütücü neticeler doğuracaktır.
Hattı zatında ne Amerika’da ne de kıta Avrupasında böyle bir vurdum duymazlıkla karşılaşmak mümkün değildir.
Çok Okunanlar
Netanyahu BM’de çağrı cihazı gösterdi
Fon soruşturmasında 11 tutuklama daha
Milletimiz 'Casus Belli'nin ne olduğunu bilmediğinden mi Yunanistan coştu?!
Fon krizi göz göre göre mi geldi? Kasa kazanırken kim kazandı?
Berlin ve Avrupa'da sol aramak: Yok ki!
Little Amerika
Çelik’ten Netanyahu’ya sert tepki
Mansur Yavaş’ın CHP’den istifası sonrası butlan yönetiminden tepkiler sürüyor
Suudi Arabistan’dan Türkiye ve Pakistan’a ‘acil’ savunma toplantısı çağrısı
Aralarında eski MASAK Başkan Yardımcısı da var!