Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,5685
Dolar
Arrow
48,9954
İngiliz Sterlini
Arrow
64,8026
Altın
Arrow
6576,7790
BIST
Arrow
12.474

Yaz kızım: Aşırı yönlendirmeden cezalandırılmasına

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Bankalar kredileri kestiler.

Olan kredinin de faiz oranı astronomik.

Paralar da suyunu çekti.

Krediye ulaşmanın tek yolu, birikimevciler kaldı.

Millet de ne yapsın.

Her caddede pıtırak gibi açılan şangay pavyonlarından hallice altyapısı olmayan dükandan bozma ofislere yönlendirildi.

Tıpkı 2008’lerdeki gibi.

Yıllar önce dövizle konut kredisi çekiliyordu. 

Çok ocaklar battı.

Sonraları yasaklandı da millet kurtuldu.

2008 yılında bankadan az bir konut kredisi çekmeye gittim.

Bankacı, Japon yeni kredi çekmem için beni zorlamaya başladı.

Uzun zamandır artmamış, dedi.

Ben de sadece Japon yeni  değil diğerleri de artmadı dedim ki bir dönem 1 dolar 1 Türk lirası olacak diye mavra yapılıyordu.

2008’lerde ne dolar ne de diğer yabancı paralar artmıyor, yerinde sayıyor ve  hatta geriliyordu.

Derken şube müdürü geldi üst kattan.

Belli ki sinyal gitmiş yukarı.

Müdürün de devreye girip baskı yapmasıyla Japon yeni krediyi aldım.

İmzaları attım.

Ancak kredi hesabıma Japon yeni değil Türk lirası olarak geçti.

Aylık ödemelerimi Japon yeni karşılığı Türk lirası olarak yapıyorken, Japon yeninde daha da bir düşüş başladı.

Borcum günden güne azalıyordu.

Keyfim yerindeydi.

Derken ne olduysa yen artmaya başladı.

Hem borç artıyor hem de taksitler ödenirken acayip bir kur farkı vergisi çıkıyordu.

Borcum az olduğu için, anında krediyi kapattım.

Bankacıya da neden bana Japon yeni kredisi çektirdin diye de serzenişte bulundum.

Bankacı, hocam düşerken iyiydi ve aklın vardı ki imza attın diye suçu bana atınca, banka karıştı.

Silahli güvenlik görevlisi olaya müdahale etse de bana olan vefa borcundan ki, bankada kazayla silahını ateşlediğinde olayı büyütmeden kapattırmıştım, bankacıyı değil beni korudu.

Bankacı iyi bir sopa yedi. 

Meğersem başka yenzedelere de benzer ifadeler kullanmışmış da banka karışmış.

Rahmetli Kahtalı Mıçı gibi yüksek miktarda Japon yeni kredi çekenler zor duruma düşerek soluğu mahkemede aldılar.

Davalar uzun sürdü.

Kimileri hasta oldu kimileri de malı mülkü icra-iflas ile bankaya kaptırdı.

Dava kazanılacak gibi değildi ki herkes hür iradesiyle onaylamış ve imza atmıştı evraklara.

Mahkeme yaptığı yargılama neticesinde  bankayı iki suçtan mahkum etti.

İlki, ortada Japon yeni kredi vardı ama Japon yeninin esamesi okunmuyordu.

Bankanın Japonya ile ilişkisi, Taksim'deki Japon lokantasında yenen suşi seviyesindeydi.

Diğer bir ifade ile banka Japon yeni krediyi dağıtırken, Japonya’dan yen olarak bir borçlanma yapmamış ki benim de hesabıma japon yeni değil Japon yeni karşılığı Türk lirası aktarmışlardı. 

İkincisi ve daha vahimi ve de davanın kazanılmasını sağlayan konu ise yenzedelerden hiç biri bankaya Japon yeni kredisi almaya gitmemiş.

Çoğu Japon yeninin adını bile ilk kez şubede duymuş.

Kredizedeler, banka tarafından “yen artmıyor” masalıyla bulaştırılmış Japon yeni kredisine.

Mahkeme de aşırı yönlendirmeden bankayı suçlu bulmuş ki,

“Ba'de harâbi'l-Basra” yani Basra harap olduktan sonra” neye yarar.