Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,8696
Dolar
Arrow
48,2300
İngiliz Sterlini
Arrow
65,2922
Altın
Arrow
7024,2011
BIST
Arrow
14.642

Çöküşten zafere

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

7 Ağustos 1921 tarihinde yayımlanan Tekalif-i Milliye kararları ile Türk ulusu elindekinin 1/3’ünü teslim etmiş ve topyekûn ulusal kurtuluş savaşı başlamıştı. Mustafa Kemal’e Meclis tarafından başkomutanlık yetkisi verilmiş ve o 12 Ağustos 1921 tarihinde cepheye hareket etmişti. 22 gün 22 gece süren dünyayı şaşırtan ve tarihe ilk defa yazılan “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Türkçesi “Savunma sınırı yoktur, savunma alanı vardır. O alan bütün vatandır” olan savaş stratejisi uygulanmış ve Yunan ordusu geri çekilmişti.

Sakarya Meydan Savaşı sonrasında Mustafa Kemal Paşa 8 Temmuz 1919 tarihinde Erzurum’da çıkardığı üniformasını 2 yıl 2 ay 11 gün sonra yeniden giymişti. 19 Eylül 1921 tarihinde Meclis kararıyla, hem degazi unvanı ve mareşal rütbesi ile…

Artık Sakarya’dan sonra Sevr Anlaşması yürüyemezdi. 

Artık Kemalist, tertemiz bir bağımsızlık fikri vardı ve o fikrin adımları tavizsiz yol alıyordu.

Artık dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş, o güne kadar uygulanmış üstün savaş stratejistlerini kıskandıracak şekilde zamanın ve mekânın koşulları ve eşsiz öngörüsüyle Gazi Mareşal Mustafa Kemal Paşa Türk ulusuyla destan yazıyordu. 

Mustafa Kemal Paşa 24 Ağustos sabahı Ankara’dan hareket etti. Savaş planını üç Mustafa biliyordu. Mustafa Kemal, Mustafa İsmet ve Mustafa Fevzi.

26 Ağustos sabahı Afyon Kocatepe’de saat 5.30’da topçu ateşiyle başlayan dünyada eşi benzeri görülmeyen taarruz başladı. Taarruz öncesi geceleri düşmana sezdirmeden başlayan sessiz yürüyüşle düşman çevrelenmişti ve artık Atatürk’ün essiz liderliği, stratejik dehası Türk ordusunun disiplini bu saldırı savaşının sonucunu belirleyecekti.

30 Ağustos’ta Dumlupınar’da kazanılan Başkomutanlık Meydan Savaşıyla büyük bir zafer elde edilmiş ve Yunan komutanı Trikopis esir alınmıştı. 

Geri çekilen düşman yeniden toparlanıp saldırıya geçmemeliydi, Anadolu’dan tamamen atılmalıydı ve o tarihi emir verilir: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”

Bu emirle amansız bir takip başlamış ve 9 günde 400 kilometrelik yol alınarak Türk askeri 9 Eylül’de İzmir’e girmiş ve İzmir Yunan işgalinden kurtulmuştur.

Üç yıl süren işgal süresinde halkın elinde bulunan bütün bayraklar toplanmıştı. Yüreklerde dalgalanan ay yıldızlı bayraklar Türk kadınının özenle sakladığı kırmızı ve beyaz kumaşların dikilmesiyle ellerde, pencerelerde ve her yerdeydi…

Artık İzmir’in dağlarında çiçekler açmıştı.

Artık Sevr Anlaşması hak ettiği yere, tarihin çöplüğüne atılmıştı.

Özet olarak aktardığım meydan savaşı ile yeni bir devlet doğmuştu ve o devletin adı 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti olacaktı. 

Bu cumhuriyet kanla irfanla kurulmuş bir cumhuriyettir ve bir çöküşün ardından bir ulusun dirilişinin destanıdır. 

Bugün gazilerimiz yerlerde süründürülüyor, protez kolları, bacakları çöp torbalarına doldurularak yaka paça şafak operasyonuyla parktan uzaklaştırılıyor…

Tek istekleri emeklerinin karşılığını almak olan madencilerimiz gözaltına alınıyor…

İstanbul Aksaray’da sırtında Türk bayrağı, göğsünde gençliğe hitabe ile sessiz eylem yapan gencimiz gözaltına alınıyor…

Teröristbaşı Apo’nun posterleri altında teröristler için taziye çadırları kuruluyor… Hem de zafer haftasında binlerce şehidimizin toprağa düştüğü tarihlerde…

Futbol maçlarında üniter ulus devletimize, İstiklal marşımıza saygısızlık yapılıyor…

Yani emperyalizm yeniden iş başında!

Barış, kardeşlik, demokrasi güzellemeleriyle yeniden üniter, ulus devletimiz, laik cumhuriyetimiz, dil birliğimiz hedefte!

Atatürk’ün kurduğu partinin başına mahkeme kararıyla getirilen Kılıçdaroğlu, CHP sayfasında yayınladığı açıklamasının sonunda üç dilde Türkçe, Kürtçe ve Arapça; “Yaşasın halkların kardeşliği” diyor.

Ah Atilla İlhan ah…

“…yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal

hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler

çün buyurdun kesenleri astılar

sen uyudun asılanlar dirildi

Mustafa'm Mustafa Kemal'im…”

Çöküşten zafere ulaşmış bir ulusu kuşattığını düşünen emperyalizm ve yerli iş birlikleri, bakın o zafere, bakın o diriliş destanına, bakın!

O tertemiz Kemalist bağımsızlık fikrine ve küllerinden yeniden doğan her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış o ulus devlete bakın!

Bölüp, parçalanmamak için ne planları yırtıp attığına bakın!

Türk ulusu daha son sözünü söylemedi, unutmayın!

Ne demişti Nazım Hikmet:

“Akın var güneşe akın!

  Güneşi zapt edeceğiz, güneşin zaptı yakın!”

Yeniden diriliş zamanı…