Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,7431
Dolar
Arrow
48,9163
İngiliz Sterlini
Arrow
64,8058
Altın
Arrow
6795,9321
BIST
Arrow
12.899

Ekonomiden eğitime: Söylem ve eylem arasındaki uçurumun çıkmazı

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Türkiye, ekonomik ve sosyal politikalar alanında derin bir güven krizinden ve zorlu bir yönetim sınavından geçmektedir. Yapısal sorunların zamanında çözülememesi, finansal piyasalardan eğitim kurumlarımıza kadar geniş bir alanda risklerin büyümesi ve keskin kırılmalara yol açmaktadır.

Finansal tarafta; son dönemde bazı portföy yönetim şirketlerinde yaşanan krizler ve SPK’nın 130’un üzerinde fon için aldığı tasfiye ile faaliyet durdurma kararları, piyasalarda ciddi bir sarsıntı yarattı. Denetim mekanizmalarının etkinliğinin sorgulandığı bu ortamın hemen ardından, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamındaki 'Türkiye Yatırım Konferansı'nda uluslararası yatırımcılara verilen 'dirençli ekonomi' ve reform mesajları dikkat çekti. Ne var ki iç piyasadaki gerçeklerle örtüşmeyen bu olumlu söylemler, beklenen yabancı sermaye akışını sağlamakta da inandırıcılık oluşturmakta da yetersiz kalacaktır.

Öncelikle ülke içindeki finansal krizin çözülmesi, denge ve denetim mekanizmalarındaki eksikliklerden yararlanan fırsatçıların cezalandırılması ve SPK tarafından lisanslanmış portföy şirketlerinin mağdur ettiği kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi ile mümkünüdür. Bunlar yapılmadan söylemde ‘dirençli ekonomi’ vaat etmek, vergi muafiyetleriyle pembe tablolar çizmek; halkın ve yatırımcının gerçekliğiyle bağdaşmayan boş bir illüzyondan öteye geçemeyecektir.

BEN YAZDIM OLDU!

Benzer bir acı tablo eğitim sistemimiz için geçerli. Geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş Onikişubat Ayser Çalık Ortaokulu’nda 8 öğrenci ve 1 öğretmenin yaşamını yitirdiği trajedi hâlâ hafızalardayken; 2026-2027 eğitim öğretim yılının henüz ikinci haftasının ilk gününde Manisa Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde gerçekleşen şiddet olayı, okul güvenliğine dair risklerin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.

Oysa Millî Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim-öğretim yılı başında yürütülecek iş ve işlemlere ilişkin 44 maddelik 2026/70 sayılı geniş kapsamlı bir genelge yayımlamış ve bu genelgenin 6. maddesini doğrudan okul güvenliğine ayırmıştı. Fakat kâğıt üzerindeki önlemler sahaya yansımadı; henüz eğitim-öğretimin altıncı gününde 11 öğrenci silahlı saldırı sonucu yaralandı.

Umarız çocuklarımız en kısa sürede sağlıklarına kavuşurlar; hepsine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Ancak sadece yaralananların değil, olay yerinde bulunan tüm çocukların yaşayacağı bu derin travma; okulla kurulan bağın zedelenmesine, güvensizlik duygusunun derinleşmesine ve eğitimden kopuşların hızlanmasına yol açacaktır.

Umarız yetkililer, bu derin travmayı da sadece yeni genelgeler ve resmî yazılar yayımlayarak atlatabileceklerini düşünmüyorlardır.

Okullardaki şiddet olaylarını yalnızca idari soruşturmalarla geçiştirmek sorunun özünü çözmüyor. Akıl ve bilim odaklı programlardan uzaklaşılması, öğrencileri geleceğe hazırlayan pedagojik bir yaklaşımın olmaması, nitelikli eğitim ve yönetim anlayışının oluşturulamaması sorunu derinleştiriyor. Bu noktada sadece fiziki önlemler almak veya X-ray cihazları koymak yerine; okullara yeterli bütçe ayırmak, PDR servislerini güçlendirmek, liyakat esaslı bir yönetimi oluşturmak, öğretmen ve okulun destek personel sorunlarını çözmek ve bireysel silahlanmaya karşı somut adımlar atmak gerekmektedir.

Sonuç olarak; üretimden yoksun finansal adımlarla ekonomiyi düzlüğe çıkaramazsınız.Yeterli bütçe ile destekleyemediğiniz, eğitim programlarını akıl ve bilimden kopardığınız çağından uzak eğitim anlayışıyla eğitimde güvenliği genelgelerle sağlayamazsınız.Huzuru sağlayamazsınız. 

İhtiyacımız olan şey süslü söylemler ve kâğıt üzerindeki talimatlar değil; çağın gereklerine uygun laik ve bilimsel bir eğitim anlayışı, işleyen bir denge-denetim mekanizması ve kararlılıkla atılacak yapısal adımlardır.

Aksi hâlde; 'Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur' misali, yerinizde saymakla kalmaz, her geçen gün daha da geriye gidersiniz.