Bizatihi teröristbaşının İmralı’dan kurup yönettiği Suriye’deki terör örgütü PKK/YPG/SDG’nin Şam yönetimine entegre olmayı kabul ettiği, böylece ülkemizin güneyinin güvence altına alındığı ve “terörsüz Türkiye” projesinin sorunsuz devam ettiği anlatıldı.
PKK/YPG/SDG Sam yönetimine nasıl entegre oldu?
Üç gün önce Suriye Savunma Bakanlığı ve devlet televizyonu, SDG/YPG’nin komutanlarından Sipan Hemo’nun Savunma Bakan Yardımcılığına atandığını açıkladı.
Kimdir bu Sipan Hemo?
İkinci adı Semir Asu, kod adı da Derviş Afrin...
Suriye’deki teröristbaşı Mazlum Kobani’nin sağ kolu, yani örgütün iki numarası...
Başka?
2018’de gerçekleştirdiğimiz Zeytin Dalı Harekâtı sırasında Afrin saha sorumlusu olarak Kandil’in talimatlarıyla buradaki silahlanmayı ve örgütlenmeyi yaptı. Öyle ki, Bordo Berelilerin onun peşinde olduğu, etkisiz hale getirileceği bildirildi.
En son geçen yıl Ocak’ta, ABD’den güvenlik garantisi istemesi ve “İsrail Suriye’de Kürtler adına Suriye ordusuna hava saldırıları düzenlesin” demesiyle adını bir kez daha duyduk. İktidar medyası, kimliği belirsiz SİHA’lar tarafından Kamışlı’daki örgüt noktalarını hedef alması sonucu Sipan Hemo’nun öldüğünü öne sürdü.
Ancak ABD arabuluculuğunda yürütülen Şam-SDG müzakereleri vesilesiyle ölmediği ortaya çıktı. O süreçte hep, “adem-i merkeziyetçi bir Suriye inşa etmek için mücadele ettiklerini”, “geri adım atmamaya kararlı olduklarını” söyledi.
30 Ocak’ta yapılan son anlaşmayla ilgili olarak bir ay önce yaptığı açıklamada yine, “Kürtler artık Suriye’de kendi varlıkları ve kimlikleriyle vatandaş olarak yaşayacaklar. Kürt bölgelerinde halkımız kendi özerkliği ve özgünlüğüyle yaşayacak... Kürtler artık kendilerini yönetecek.” derken, SDG’nin 4 tugaya göre nasıl organize edileceğini de şöyle anlattı:
“Bu tugaylar Derik, Kamışlı, Haseke ve Kobani’ye konuşlandırılacaktır. Cizre bölgesindeki üç tugay tek bir merkez altında, yani bir tümen olarak organize edilecek. Kobani tugayı ise idari olarak Kürt olacak ve Halep vilayetine bağlı kalacak. Bunun için komuta yapısından tugayların konuşlandırılacağı merkezlere kadar her şey tarafımızca belirlendi. Güçlerimiz şehir merkezlerinde kalmayacak. Tüm bu değişiklikler bizim girişimimizle, genel entegrasyon anlaşması çerçevesinde gerçekleştirilecektir. Askeri güçlerin yüzde 90’ı Kürtlerden oluşacaktır. Geri kalan yüzde 10’u ise Süryaniler ve Araplardan oluşacaktır. Başka bir deyişle, savunma gücünün Kürt gücü olacağını söylemek yanlış olmaz... Sonuç olarak, Kürt bölgelerinin iç güvenliği güçlerimiz tarafından korunacaktır.”
MSB Bu İşe Ne Diyor?
Şuraya geleceğiz:
Geçtiğimiz 5 Şubat’taki basın bilgilendirme toplantısında MSB kaynakları; “30 Ocak’ta Suriye Hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik yeni bir anlaşmanın imzalanmasını memnuniyetle karşıladıklarını”, “süreci sahada yakından takip ettiklerini”, “entegrasyonun, Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguladıktan” sonra şunu kaydetmişti:
“Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz.”
Bu diplomatik ifadelerin Türkçesi, “Teröristleri bazı makamlara getirmeyin.” idi.
Ama görüldüğü üzere üstelik de Türkiye’nin kırmızı bültenle ve 20 milyon lira ödülle aradığı bir terörist artık resmen Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu.
Demek ki, “adamımız” Colani/Şara Ankara’yı dinleyip “devlet aklıyla değerlendirme” yapmadı ya da teröristin “güvenlik soruşturması” temiz çıktı!..
Dün MSB’de yine haftalık basın bilgilendirme toplantısı vardı. Ancak bir teröristin Savunma Bakan Yardımcısı olmasını ne gazeteciler sordu ne de MSB kaynakları bir değerlendirme yaptı.
Sadece MSB değil, Erdoğan ve diğer yetkililerden de üç gündür ses çıkmadı.
Öyleyse, hayırlı uğurlu olsun!.. Ve de; 2012’de kendisinin kurdurduğu YPG’nin iki numarası böyle bir göreve getirildikten sonra İmralı’daki “kurucu önder”in nasıl bir “statü”isteyeceğini varın, düşünün!..
Halkbank’a ABD Kayyımı
Suriye’deki o atamayla eş zamanlı olarak Trump’ın ilk başkanlığı döneminde açılan ve 2019’dan bu yana Türkiye’nin başında Demokles’in kılıcı gibi sallandırılan Halkbank davasında da çarpıcı gelişmeler yaşandı.
25 Eylül’deki Beyaz Saray buluşmasında bizzat Erdoğan, toplantıda ele alacakları konuları sıralarken en başa Halkbank’ı koydu.
Reuters’a konuşan iki kaynağa göre Türk yetkililer, davayı yaklaşık 100 milyon dolar karşılığında çözmeyi önermişti.
Beyaz Saray buluşmasından 1 ay sonra Halkbank, ABD Yüksek Mahkemesi'nden suçlamaların düşürülmesini istedi, ama reddedildi. Davanın nasıl ilerleyeceğine ilişkin önemli detayların konuşulacağı konferans duruşması için 27 Ocak'a gün verildiği halde duruşma önce belirsiz bir tarihe, ardından 3 Mart’a, nihayetinde de 11 Mart’a ertelendi.
Malûm, bu arada ABD-İsrail İran’a saldırmaya başladı. Tam bu hengame arasında ve 11 Mart’a üç gün varken ABD Adalet Bakanlığı, Halkbank davasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşmanın içeriğinin belirsizliği bir yana, başlı başına zamanlaması manidarken; kararın ardından Halkbank hisselerinin İstanbul borsasında yüzde 10 yükselerek günlük en yüksek artış sınırına ulaştığı vurgulandı.
İktidar medyası da “Türkiye’nin gücü davayı sonlandırdı... Türkiye’nin diplomasi zaferi” başlıklarını atıp; “ABD’deki Halkbank davası uzlaşmayla sonuçlandı. Banka hiçbir adli veya idari para cezası ödemeyecek.” iddiasında bulundu.
Dahası, Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Anlaşmaya varıldı, şu an metin tercümesi yapılıyor. Süreç çok olumlu. Her şey bizim istediğimiz gibi tamamlandı. Özellikle burada Halkbank'ın suçsuz olduğu ortaya çıkmış oldu. Bir idari işlem olduğu, adli bir vaka boyutu olmadığı anlaşıldı.” dedi.
Sonuç?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz davanın bitmediğini, belirli şartlarla 90 günlüğüne askıya alındığını açıklayıp, bu şartların neler olduğunu da şöyle anlattı:
“Halkbank, bir ‘kara para aklamayla mücadele ve uyum uzmanı’ tutacak. Bu uzman Amerika’ya yetkililerle iletişimi sağlayacak. Halkbank’ın bütün hesaplarını inceleyecek. Uzmana talep ettiği tüm bilgi, belge ve kayıtlar verilecek. Halkbank, İran Hükümeti, İranlılar veya ilgili kuruluşlarından uzak duracak. İran’dan finans işlemi talebi gelirse, Amerika’ya bildirilecek. Halkbank, Reza Zarrab'ın malvarlığı üzerindeki tüm haklarından feragat edecek. ABD'nin bu malvarlığını dondurması veya el koyması durumunda tam işbirliği sağlayacak. Uzman 90 gün içinde raporunu hazırlayacak. Uzmanın raporu olumsuz olursa, Halkbank’tan konuya ilişkin açıklama istenecek. Açıklama tatmin edici olmazsa, sil baştan. Anlaşma iptal. Dava devam!”
Yavuzyılmaz, bu doğrultuda AKP’nin, Amerika’nın Ortadoğu politikasının yürütücülüğüne devam edeceğini belirtirken, ABD’de 28 ay hapis yatan dönemin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, şu dikkat çekici değerlendirmeleri yaptı:
“Anladığım kadarıyla iki ülkenin dışişleri bir noktada belli konularda bir anlaşmaya varmışlar... Uzlaşma kararında İsrail’in de payının olduğunu düşünüyorum. Çünkü davaya müdahil olan tüm tarafların çok net görebileceği üzere sürecin her yerinde İsrail’in parmak izleri var... Başında da onlar vardı, sonunda da.”
Trump: “Erdoğan Bizim İçin Bir Şey Yaparsa”
Suriye’de bir teröristin Savunma Bakan Yardımcısı yapılması karşısındaki sessizlik ve Halkbank davasının 90 günlüğüne askıya alınıp buraya adeta bir kayyım atanmasının “zafer” gibi sunulması bağlamında, 25 Eylül’deki Beyaz Saray buluşmasına dönersek;
Trump, iki saatlik görüşmeyi “harika” olarak nitelendirirken, F-35 konusunda bir anlaşma olup olmayacağı sorulduğunda, “İstesem kolayca yapabilirim... Evet, [anlaşma] yapabiliriz. Duruma bağlı. [Erdoğan] bizim için bir şey yaparsa.” demişti.
Trump, karşılığını almadan günahını bile vermeyeceğine göre; besbelli bir şeyler yapılıyor ve önümüzdeki 90 günde daha da yapılacak... Acaba ne?!
Müyesser YILDIZ
13 Mart 2026
Çok Okunanlar
3 birinciliği olan yarış atı kavurma oldu!
Alkol düzenlemesi Meclis'e geldi
İstanbul'da öğrencilere kantin kart verilecek
Gazeteci Enver Aysever tahliye edildi
Bu kişiler emekli ikramiyesi alamayacak
Alkollü hemşire direksiyon başında can aldı
Merkez Bankası bugün faiz kararını açıklayacak
e-Devlet’teki 3 harf binlerce emeklinin maaşını kesti!
AKP'li vekilin park ihlalini yayınlayan 2 kişiye hapis cezası
CHP'li Murat Emir'den çarpıcı açıklamalar