Bayram öncesi randevu alıp İstanbul'a giden eşim Esen Demir'den gelen telefonda "..yarın ameliyat oluyorum. Hemanjiomda ilerleme varmış. İnvazivmiş." İnvaziv, kemik dokusunun içinde hemanjiom yumağının ilerlemeye devam etmesidir. Hemanjiom ilerledikçe kemik zayıflıyor. Bizim demokrasiye de invazyon var, başkanlık sistemi…
Dur oğlum konyu hemen siyasete çekme. Sağlık konusuna devam et…
Beyin ile vücudun geri kalan arasındaki iletimi sağlayan omurilik kemik dizgisinde torakal 12. omurgada hemanjiomada ne oluyor! Bayram öncesi nereden çıktı bu hemanjiom? Vücuda yapılan darbe girişimi gibi bir şey. Sadece bir kontrole gitmişti eşim.
Uçağa atladım gittim. İstanbul Florence Nightengale (FN) Şişli Hastanesine akşam saatlerinde ulaştım. Sabahı bekliyoruz. Ekip bütün gece çalıştı, gerekli hazırlıklar yapıldı. Sabah erken saatlerde Prof Dr Azmi Hamzaoğlu ekibiyle odaya geldi. Dinç, güler yüzüyle bize kısa bir bilgi verdi. Ekip mükemmel. Güven veriyor. "Bir iki saat içinde alırız." diyerek odadan ayrıldılar.
Bu kadar laf ettik; Hemanjiomdan da söz edelim. Hemanjiom, kan damarlarının anormal şekilde çoğalarak ip yumağına benzer şekilde yumak oluşturmasıyla meydana gelen iyi huylu damar tümörleridir. Çoğunlukla doğumda veya bebeklik döneminde ortaya çıkarlar. Ya kendi kendine geriler, yada sinsi sinsi zarar vereceği günü beklerler. Ben bunları düşündükçe siyasete de yakıştırmadan yapamıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu ve AKP nin Türkiye'nin kurucu partisi CHP'ye yaptıkları gözümün enine geliveriyor.
Hemanjomlar; ciltte, karaciğer, beyin ve kemiklerde diğer organlarda yerleşebilir. Genellikle sakin, sorunsuz dursalar da bulundukları organlara göre çeşitli komplikasyonlar yaratabilirler. Yerleşme yerine göre; beyinde olursa epilepsi (sara), yüzde olursa görme bozuklukları, çeşitli enfeksiyonlara, solunum yollarında olursa nefes darlığına, kemikte olursa kemiği içten içe etkileyerek kırılmalara yol açabilir.
Endişelenmeden, ihtiyatı da elden bırakmadan gerektiğinde müdahale yapılıp tedavi edilmelidir. Bizde öyle yaptık. Gelecekte kemiğin kırılmasının önüne geçmek için Azmioğlu Hocanın ekibinin eline teslim olduk. Endoskopik olarak sorunu giderdiler. Bir kez daha FN Hastanesi ve ekiplerinin başarılı girişimleriyle eşimin sağlığımıza kavuşturdular. Ellerine sağlık.
Koruyucu hekimlik ve erken müdahaleye güzel bir örnek...
Sağlık deyince hep insan sağlığını düşünürüz değil mi? Toplumun ve içinde yaladığımız doğanın da sağlığı çok önemlidir. Gözardı edilmemelidir. Doğa sağlığını ilerde konuşuruz, onu bir kenara bırakıyorum.
Çiftçiler başta olmak üzere Türk Toplumunun büyük çoğunluğuna koruyucu hekimliği yeterince anlatamadık ve dolayısyla da benimsetemedik. Gerçi bu ekonomik koşullarında, yaşam zorluklarında insanların sağlığını düşünecek halleride kalmadı. Hele son yıllarda özel sağlık hastane zincirleri sadece paralı sağlık hizmetlerine yoğunlanştı. Gerçi koruyucu hekimlik onların sorumluluğunda değil, Sağlık Bakanlığının temel politikalarından biri olması gerekir. Olsun onların sorumlulukları da var. Sağlık politikalarında çok az yer alan koruyucu hekimlik son yıllarda iyice rafa kalktı gibi.
Birey sağlığı, toplum sağlığı derken Dünya Trump siyaseti ve Türk siyaset ortamında da sağlıklı günleri yaşayamıyoruz. Koruyucu sağlık önlemlerinde olduğu gibi siyasette de zamanında yerinde önlem alınmadığında CHP genel merkezindeki gibi olayları yaşamak zorunda kalınıyor. Çok üzücü. Kılıçdaroğlu ve ekibinin bugüne gelen sesliği ve özellikle AKP ile dirsek teması (yandaş basındaki propagandaları fırtına öncesi işaretler gibi) sonrası yaşananlar tarihe kara bir leke olarak geçecektir.
Mutlak butlan; borçlar hukuku, ticaret hukuku, idare hukuku, medeni hukukta sıkça kullanıldığı söylenir. Ancak seçimler ve siyaset dünyasını düzenleyen Anayasanın 79 madde ve siyasi partiler yasası ile siyaset şekil bulur. Bugüne dek böyle olmuştur. Ama bugün Anayasanın amir hükümleri göz ardı edilerek Türk siyaset tarihinde ilk kez uygulanan "mutlak butlan" kararı Türk demokrasisine indirilmiş en büyük darbelerden biri olarak tarihteki yerini aldı.
Ben hukukçu değilim ancak okumuş biri olarak, seçim ile ilgili kanunlara göre Kemal Kılıçdaroğlunun mazbatası yok, Özgür Özel'in mazbatası duruyor. O halde CHP Genel başkanlığını kim işgal ediyor? Konunun bu kısmı hukukçuların işi, benim kafamı kurcaladığı için burada soruyorum? sonuç nereye varır bilemem.
Türk demokrasisine indirilmeye çalışılan bu darbenin giderilmesi artık Özgür Özel önderliğinde, halkla birlikte meydanlardaki mücadelerle aşılabilir.
"Umut baharda değilse yazda
Pazarda değilse en yakın günde..."
Her şey güzel olacak...Sağlıklı bir bayram ve güzel günler dilerim.
Çok Okunanlar
Real Madrid'e veda eden Arbeloa'dan Arda Güler'e övgü dolu sözler
Müsavat Dervişoğlu’ndan CHP'ye yapılan operasyona tepki
Cengiz Ünder'in düğününden en özel kareler ortaya çıktı: Fenomenle evlenmişti
Son kale düştü mü yoksa direniş yeni mi başlıyor?
Temizlediği arabasında uyudu, yüzde 90 görme kaybı yaşadı
Barış Yarkadaş Kılıçdaroğlu'nun Özgür Özel hamlesini açıkladı!
Sahte MHRS randevu linkini tıkladı, hayatının şokunu yaşadı
Mansur Yavaş'tan yandaş gazetecinin 'çay-çorba' iddiasına yalanlama
Gümüşhane'de 19 yaşındaki genç kız evinde ölü bulundu
AKP'li Sayan'dan Özer'in 'tebligat yırtma' görüntülerine dair iddia