Ben İzmir Gazi Hastanesinde göreve başladım. İzmir'in güzide hastanelerinden biridir Gazi Hastanesi. Üroloji Uzmanı Op Dr Selim Amato ve arkadaşları 2002 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ilkelerini savunmak ve gelecek nesillere taşımak ülküsüyle, kurdukları hastananeye "Gazi" adını vermişler. Ne güzel de yapmışlar. 25 yılı yani bir çeyrek asrı tamamlıyorlar. Günümüzde moda isimli hastanelerine bakınca içimizi ferahlatan ve güven veren bir hastanedir Gazi Hastanesi. Kısaca, İzmir'in güvenilir hastanelerinin başında gelir.
Sağlık alanında 50 yıllık bir geçmişi olan ben, Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Tüp Bebek(IVF) alanındaki birikim ve deneyimlerle halkımıza hizmet etmeye başladığım hastanemize beklerim. Hastanede umduğumdan çok fazlasını buldum. Çalışanlar arasındaki dayanışma, saygı ve sevginin bir arada harmanlanmış olması ayrı bir güzellik katıyor ortama. Çalışanlarına da hastalara da güven veriyor.
Bu kısa reklamla giriş yaptıktan ve adresimi bildirdikten sonra, hastaneye gelen 55 yaşındaki bir hastam "...çok oynak, çok değişken bir tansiyonum var, dansözler gibi oynuyor. Bir yukarı bir aşağı. Ben ne yapacağım? Sinirlenince, ter basınca, sıkılınca büyük tansiyonum 16 hatta 18'leri buluyor. Acaba menopozun bir etkisi mi oluyor diye size geldim".
Hipertansiyon, yüksek tansiyon demektir. Kalbin vücuda pompaladığı kanın atardamar duvarlarında normalden fazla basınç (baskı) oluşturması durumudur. Bahçedeki hortum misali, boru az yada çok tıkanmışsa, yada zedelenmişse gelen su basıncı borunun bir yerinden patlatır. Gelen suyun basıncı, çeşme ve bahçeyi sulayan boru uyum içinde çalışmalıdır.
Büyük tansiyonun 140 mmHg, küçük tansiyonun ise 90 mmHg değerlerinin üstünde olması hali olarak bilinir. Dünya Sağlık örgütü ve önde gelen sağlık kuruluşları 140 mmHg üst sınır kabul etseler de, ben 125-130 mmHg (12,5-13 ) üstünde olan bir tansiyon yüksek tansiyon adayı olarak değerlendirilmesinden yanayım. Yüksek tansiyon açısından vücut organlarının hasar oluşmaması için tedbir alma zamanı gelmiştir.
“Benim tansiyonum sinirlenince, motivasyonum düşünce, moralim bozulunca yükseliyor. Dahiliye doktoruna gittim bana ilaç verdi. Ben ilaç almak istemiyorum". Hastama”Yüksek tansiyon 140 mmHg bir kez geçse bile artık o kişi hipertansiyonlu yani yüksek tansiyonlu olarak kabul edilmelidir" dedim.
Yüksek tansiyon, balyozu güçlü bir taşa bir kaç kez vursanız parçalayamazsınız, taş tınmaz bile. Ancak aynı tempoda sürekli aynı yeri saatlerce vurmaya deva ederseniz bir an gelir o taş en zayıf yerinden kırılır, parçalanır. Yüksek tansiyonlu hastalarda da balyoz misali sürekli yada arada bir tekrarlayan tansiyon yükselmesiyle bir gün gelir vücudun en önemli organlarımda hafif yada ciddi hasar yaratabilir. Bu organlarım başında kalp, göz, böbrekler ve beyin gelir. Hergün binlerce hasta ya kalp krizi (enfarktüs) geçiriyor, böbreklerinin hasarından dolayı diyaliz merkezlerine gidiyor, yada sarı nokta hasarları nedeniyle göz kliniklerinin önünde sıra bekliyorlar. Eğer beyinde hasar yaparsa kanama, pıhtı atmasına bağlı felç, sakat kalma ya da yaşamını kaybetme riski olabiliyor.
Aslında Türkiye'de sağlık sistemi vatandaşı hasta olsun, tedavi edelim politikaları üzerine kurulmuştur. Önleyici yada koruyucu sağlık için çaba yok, parada yok gibidir. Sağlık ta, eğitim gibi paralı olunca sonuç hüsran oluyor. Siz siz olun tansiyonunuz yüksekse hatta arada bir yükseliyorsa dahiye uzmanı yada Kardiyoloji uzmanına görünün. En azında aile hekimliklerine başvurun. Benim önerim tansiyonunuzu 140 mmHg altında tutmaya çalışın. Hatta 125 mgHg dolaylarında sabitleyin. Hastalıklarda önlem, tedbir çok önemlidir. Yarın ne olacağı belli olmaz.
Yüksek tansiyon sadece sağlıkta değil toplumsal yaşamda da çok önemlidir. Hergün sabaha karşı tutuklamalar, onlarca Belediye Başkanları ve yüzlerce bürokrat haksız hukuksuz bir şekilde tutuklanıyor içeri atılıyor. Binlerce İşçi maaşlarını alamadıkları için Ankara yollarında. Bir milyon dolayında atanamayan öğretmen, geçinemeyen emeklilerin gerginliği günler geçtikçe artıyor. Elinde bir boş poşet ile sokakta dolaşan ve "bana bir ekmek alabilir misiniz?” diyenlerin arttığı ülkede durumlar iyi gitmiyor. Tansiyonu düşürmek gerekiyor. Yüksek Tansiyonun ne yapacağı belli olmaz. Demokrasilerde çare sandıktır. En kısa süreçte ülkenin önünü açın. Halkın tahammülü iyice azaldı. Benden söylemesi...
Prof. Dr. Nurettin DEMİR
Çok Okunanlar
Galatasaray'dan Jamal Musiala açıklaması
Turkuvaz Medya için veri talebi iddiasında yeni gelişme
Özel İtalyan Lisesi Müdürü Türkiye’den apar topar gönderildi
Barış Pehlivan'ın aylar önceki Cem Küçük iddiası yeniden gündem oldu
Cem Küçük'ün gözaltına alınmasının ardından Şamil Tayyar'dan dikkat çeken çıkış
Cem Küçük’ün avukatından 'karar haksız ve hukuka aykırı' açıklaması
Pasifik ülkesi ismini değiştirdi
Hipertansiyon
İrem Helvacıoğlu'nun savcılık ifadesi: Dernek yetkililerinden öğreniyorum
Infantino’nun planı sonrası FIFA’da üst düzey istifa