Aşağıdaki tarih aralığında yayınlanmış haberleri bul
ve ve
ve ve
ve ve
Temizle
Euro
Arrow
55,1292
Dolar
Arrow
47,6937
İngiliz Sterlini
Arrow
64,3513
Altın
Arrow
6748,9009
BIST
Arrow
13.774

Trend; Eğilim, Akım, Gidişat…

Haberlerini algoritmaya bırakma, hangi kaynağı okuyacağına sen karar ver. 12punto'yu tercih ettiğin kaynaklar arasına ekle!

Üçüncü yaşam dönemimin sonuna, dördüncü yaşam dönemimin başına geldiğim bu günlerde; yeni 1. yaşımı 29 Temmuz 2026’da ailemle birlikte kutladık. Pastamda üflenecek tek bir mum vardı.

Bir yıl önce, 29 Temmuz 2025 Salı günü ağır bir trafik kazası geçirmiştim. İstanbul Florence Nightingale Hastanesi’nde Prof. Dr. Azmi Hamzaoğlu ve ekibinin başarılı ameliyat ve tedavileriyle yeniden yaşama döndüm. O ölümcül kazanın üzerinden tam bir yıl geçiverdi.

Evet; hayatımın 4. evresine ayak bastım. Gelecek için daha çok çalışmalı, daha çok üretmeliyim diye düşündüm. Önce, 50 yıllık hekimlik bilgi ve becerilerimi hastalarımın sağlığına kavuşması için İzmir Gazi Hastanesi’nde göreve başladım. Sosyal ve toplumsal alanlarda da çalışmalarımı, uğraşlarımı sürdüreceğim. Üretmeye ve çalışmaya kararlıyım. Halkımın mutluluğu, huzuru; ülkemin geleceği ve demokrasimizin güçlenmesi için elimden ne geliyorsa…

Anadolu’da başlayıp Ankara’da vücut bulan Yeni Parti’nin kuruluşuna katılmak, kurucu üye olmak için TBMM’de 04 Ağustos Salı günü yapılan Yeni Parti 1. Grup Toplantısı’na katıldım. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasını ayakta izledim; alkışladım. Naklen yayınlanan toplantıyı TV’den izleyen Muzaffer Ekinci, Muğla’dan arayıp “Sana oturacak yer bulamadılar mı; niye ayaktasın?” diye sordu. Oysa salonda beni tanıyan tanımayan birçok partili yer gösterdi, yer verdi; kabul etmedim.

Özgür Özel, “Milletle birlikte kurduğumuz, milletimizin adını verdiği Yeni Parti…” diye başladığı konuşmasında öyle yenilikler, Türk siyasetini sarsacak öneriler ve çıkışlar yaptı ki; alkışa ve coşkuya katılmak için sık sık ayağa kalkıp oturmak yerine, bir saati aşan konuşmasını baştan sona ayakta izledim.

Hani Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’ye atfedilen ve Sezen Aksu’nun seslendirdiği şarkıda dendiği gibi: “Dünle beraber gitti cancağızım; yeni şeyler söylemek lazım…” İşte o “yeni şeyler” ayakta alkışlandı. Türk siyasetinde devrim niteliğindeki yeni trendlere (eğilimlere, akımlara) değindi. O tarihi konuşmayı mutlaka okumanızı, izlemenizi öneririm.

Yeni Parti’nin tarihi ilk grup toplantısının ertesi günü, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 1976 mezunlarının Denizli Pamukkale’deki 50. yıl buluşmasına katıldım. Prof. Dr. Ayfer Haydaroğulları ve kızı Eril’in yapay zekâ ile neler başardıklarını gördük; etkilendik; alkışladık. İçtenlikle kutlarım.

Evet; dünyanın yeni trendlerinden biri “yapay zekâ, bilişim ve bilgi teknolojileri.” 21. yüzyılın ikinci çeyreğini yönlendirecek, şekillendirecek ve etkisi altına alacak bilim devriminin küçük ama çarpıcı bir örneğini Ramada Oteli’nde izledik.

Bu buluşmada çok önemli katkısı olan Dr. Rıdvan Erdemir’in önderliğinde otobüsle, muhteşem Denizli’nin en ünlü ve görkemli antik tiyatrosunda sahneye konulan gösteriye gittik. Pamukkale’deki Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda, İzmir Devlet Opera ve Bale sanatçılarının sahnelediği Çaykovski’nin ünlü “Kuğu Gölü Balesi”ni izledik.

7.500 kişilik tiyatroya ulaşmak için dağ taş insan selinin arasından tiyatronun güney kapısına yönelmişken, görevlilerden biri otobüsün içeri girmesine izin vermedi. Rıdvan Erdemir, “İzin aldık; otobüstekilerin hepsi doktor, profesör; 70 yaşını almış değerli insanlar…” demesine rağmen görevli, “Yürüsünler. Hem yetmişi aşmışlar; ne işleri var balede, tiyatroda…” deyiverdi. Otobüstekilerin üzerine, o sıcakta, tam bir soğuk duş gibi geldi.

Neyse ki organizasyonun üst düzey yetkililerine ulaşıldı da, biz yetmişlikler o muhteşem baleyi izleyebildik. Evet; dünyadaki üçüncü büyük trendlerden biri de yaşlanan nüfusun sorunları ve gerçekleri. Gelecekte giderek artacak yaşlı nüfusu dikkate almayan siyaset başarılı olamaz. Önce halktaki “Yaş yetmiş, iş bitmiş…” algısını yok etmek gerekir. Yaşını almış nüfus için “yeni bir şeyler” söylemek gerekir.

Bunu da gelecek yazılarımda, sınıf arkadaşımız Uz. Dr. Aysel Gürsoy’un yıllardır üzerinde çalıştığı “4. yaş dönemi” projelerini anlatarak paylaşacağım.

Ankara’dan gelirken; oğlum Doç. Dr. Emre Demir, öğretim görevlisi gelinim Sırma Altun Demir ve torunum Mavi Melodi ile birlikte geldik. Hem oğlum hem gelinim Uzak Doğu ve Çin coğrafyasının siyaset ve ekonomisi üzerine akademik çalışmalar yapıyor. Sanırım geleceğin bir diğer güçlü trendi de Çin, Çin Bölgesi ve Uzak Doğu olacak. Çin ve Uzak Doğu siyaseti, küresel güç dengesini Batı’dan Doğu’ya kaydırıyor. Bölgesel ekonomik entegrasyonlar, teknolojik rekabet, tedarik zinciri dönüşümleri ve ABD ile yaşanan jeopolitik gerilimler; geleceğin dünya düzenini doğrudan etkileyecek.

Ülkemizde ve dünyada artan orman yangınlarını da unutmamak gerekir. Çevre sorunları, uzay çöplüğü, kirlilik ve sürdürülebilirlik; geleceğin en önemli trendleri arasında insanlığın uğraşacağı ve etkileneceği başlıkların en önünde yer alacak.

O nedenle bir kenarda oturmak değil; çalışmaya, üretmeye devam etmek gerekir. Bunun içinde sağlıklı yaşlanmayı sürdürebilmek, en önemli görevlerimizden biri olmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle

Prof. Dr. Nurettin DEMİR