Çevre denetimleri sıkılaştı: 5 ayda 1,1 milyar TL ceza!
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025 yılının ilk beş ayında gerçekleştirdiği denetimlerde çevre kirliliğine neden olan işletmelere toplam 1 milyar 140 milyon lira ceza uyguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre kirliliğini önlemek amacıyla 2025 yılının ilk beş ayında 19 bin 677 denetim gerçekleştirdi. Bu denetimler sonucunda, çevre kanunlarına aykırı hareket eden işletmelere ciddi para cezaları kesildi ve 169 işletmenin faaliyetleri durduruldu
BAKANLIK SIKI TAKİPTE
Bu yılın ilk beş ayında Bakanlık, toplamda 19 bin 677 çevre denetimi gerçekleştirdi.
Denetimler sonucunda çevre kirliliğine neden olduğu belirlenen tesis ve işletmelere 1 milyar 140 milyon 218 bin 541 lira idari para cezası kesildi. Ayrıca 169 işletmenin faaliyetleri durduruldu.
2025'te yapılan çevre denetimlerinde uygulanan ceza miktarları ise şu şekilde aktarıldı:
'Hava denetimlerinde 113 milyon 835 bin 820 lira, su denetimlerinde 184 milyon 184 bin 270 lira, atık denetimlerinde 430 milyon 269 bin 361 lira, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) denetimlerinde 255 milyon 179 bin 363 lira, gürültü denetimlerinde 30 milyon 651 bin 892 lira, toprak denetimlerinde 54 milyon 553 bin 243 lira, anız yakma denetimlerinde 4 milyon 297 bin 850 lira, egzoz denetimlerinde 9 milyon 514 bin 78 lira, sıfır atık poşet denetimlerinde 1 milyon 557 bin 238 lira ve diğer denetimlerde 56 milyon 175 bin 425 lira olmak üzere toplamda 1 milyar 140 milyon 218 bin 541 lira idari yaptırım uygulandı'dedi.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Fenerbahçe’den FIFA transfer yasağı açıklaması
Fon krizinde manipülasyon döngüsü nasıl işledi?
Fenerbahçe'nin yıldızı Greenwood'un yeni adresi belli oldu
Gizemli fonun kapalı dönem listesi ortaya çıktı
Deniz Baysal'ın 7 yıllık evliliği tek celsede bitti
Fon dolandırıcılığı skandalı ve MSCI 'Statü Endişesi'
Arda Güler su istedi, taraftar poşetle gönderdi!
Kim derdi ki bir tanem bir gün bozuşacağız
Güzellik de neymiş (matematik)
Ekonomiden eğitime: Söylem ve eylem arasındaki uçurumun çıkmazı