İstanbul'un havası en kirli ilçesi belli oldu
2026 Ocak ayında yapılan ölçümler, İstanbul genelinde hava kirliliğinde önemli bir düşüş yaşandığını fakat bazı ilçelerin sınır değerlere yaklaşmaya devam ettiğini gösterdi.
İstanbul’da hava kalitesine dair güncellenen veriler, kentin genelinde olumlu bir tablo ortaya koydu. Yapılan analizlere göre, 2026 yılının Ocak ayında hava kirliliği geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 36 oranında azaldı. Bu iyileşmenin temel nedeni olarak ise kentte bu yıl daha fazla görülen yağışlar ve kuvvetli rüzgar hareketleri gösterildi.
Çevre Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı 24 farklı istasyondan elde edilen partikül madde (PM10) ölçümlerinin değerlendirilmesiyle havadaki kirliliğin miktarı belirginleşti. Geçtiğimiz yıl metreküp başına ortalama 41,5 mikrogram olan partikül seviyesi 2026’nın Ocak ayı sonunda 26,5 mikrograma kadar düştü. Ölçüm yapılan istasyonların 21’inde hava kalitesinde artış tespit edilirken, yalnızca 2 noktada kirlilikte artış kaydedildi.
EN KİRLİ HAVA KAĞITHANE’DE
İlçe bazında incelendiğinde ise sonuçlar dikkat çekici. Ocak ayı verileri, Kağıthane 1 istasyonunda ölçülen değerlerin İstanbul’un en yüksek hava kirliliğine işaret ettiğini ortaya koydu. Kağıthane’yi sırasıyla Tuzla ve Sancaktepe takip etti. Buna karşılık kentin en temiz noktası olarak Sultangazi 1 istasyonu öne çıktı; burada hava kirliliği geçen yıla göre yüzde 83 oranında azaldı. Ayrıca Büyükada ve Sarıyer, en temiz hava solunan bölgeler arasında yer aldı.
Hava kirliliğinin en yüksek olduğu istasyonlar şöyle sıralandı: Kağıthane, Tuzla, Sancaktepe, Aksaray, Yenibosna ve Sultangazi. Buna karşılık; Sultangazi, Büyükada, Sarıyer, Kumköy, Maslak ve Kandilli hava kalitesi bakımından öne çıkan, temiz havaya sahip bölgeler olarak belirlendi.
TRAFİK KAYNAKLI KİRLİLİK HALA SORUN
Uzmanlar, İstanbul’daki hava kirliliğinin kaynağı olarak motorlu taşıtların oluşturduğu yoğun trafik yüküne dikkat çekiyor. Kentte yaklaşık 6 milyon araç olduğu tahmin edilirken, trafikte sıkça yaşanan dur-kalk hareketlerinin özellikle egzoz gazı yoluyla, ayrıca fren balataları ve lastik aşınmasından kaynaklı partiküllerin atmosfere karıştığı belirtiliyor.
Prof. Dr. Hüseyin Toros, “Sanayi üretimi veya araç sayısında ciddi bir azalma olmamasına rağmen bu yıl hava kirliliğinde kaydedilen yüzde 36’lık düşüş, büyük ölçüde meteorolojik koşullara bağlı olarak yağışların ve rüzgarın etkisiyle gerçekleşti” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Toros ayrıca, hava kalitesinin sürdürülebilir bir şekilde korunması için fosil yakıt kullanımının azaltılması ve toplu taşıma olanaklarının genişletilmesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Uzmanlar, temiz hava için uzun vadeli çözüm adına çevre dostu politikaların ve ulaşımda alternatiflerin teşvik edilmesini öneriyor.
Haber Kaynağı : 12punto
Çok Okunanlar
Genelkurmay’ın uğraştığı işe bak!
Atatürk İngilizlerden Anadolu’da Valilik istedi mi istemedi mi?
Işık altındaki sergiler, gölgede kalan taşlar! Susmak olmaz
10 yıl önce yine Şimşek borçlanmış
'Kürtler, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, yalnız değilsiniz'
Türk futbolunu sarsan operasyon
Galatasaray, Konyaspor mağlubiyeti sonrasında TFF'yi göreve davet etti
Erdoğan'dan partisine 'umut hakkı' talimatı
Metin Şentürk 'laikliği savunuyoruz' bildirisini hedef aldı!
İftar sofrasına Erdoğan fotoğraflı reklam panosu damga vurdu